Amerika’da Ermeni propagandas?n? gö?üsleyebilmek için Washington Büyükelçili?i görevini ve diplomatik kariyerini feda edebilmi? olan Ahmet Rüstem Bey, de Bilinski ad?nda Polonyal? bir asker baban?n o?ludur. Babas?, 1848’de patlak veren Avusturya’ya kar?? Macar ihtilâline kat?lm??, bu hareket ba?ar?s?zl?kla sonuçlan?nca 1854’de Türkiye’ye s???nm??, Türk hizmetine girmi?, Müslüman olup Sadeddin Nihad Pa?a ad?n? alm??, asker ve diplomat olarak devletimize uzun y?llar hizmet etmi?; 1880-1885 y?llar?nda Osmanl? Komiseri olarak Sofya’da görev yapm??, Bulgaristan Türklerinin haklar?n? ve vak?f mallar?n? korumak için canla ba?la çal??m?? olan bir kimseydi. Ahmet Rüstem Bey, 1862’de babas?n?n görevle bulundu?u Midilli’de do?mu? ve 1935’te Avrupa’da ölmü? olan bir Osmanl? diplomat?d?r. Kendisi Müslümand?r, ama ad? baz? kaynaklarda Alfred de Bilinski olarak da geçer. 1882’de Sofya Komiserli?inde, babas?n?n yan?nda, Frans?zca kâtibi olarak diplomasi mesle?ine ba?lad?, Hariciye kadrosunda çe?itli görevlerde bulundu, bu arada iki defa Washington’da maslahatgüzar olarak görev yapt?. Balkan Sava?? öncesinde, 1911-1912 y?llar?nda, Karada?’?n ba?kenti Çetine’de Büyükelçilik yapt?. Balkan Sava??na er olarak kat?ld?. 1914’te Washington Büyükelçili?ine atand?. Bu görevinden olayl? bir ?ekilde ayr?ld?ktan sonra diplomasi mesle?inden da ayr?ld? ve yay?n yoluyla Türkiye’ye hizmetlerini sürdürdü. Birinci Dünya Sava?? içinde ve Mütareke y?llar?nda çe?itli yabanc? gazetelere Türkiye’yi savunan makaleler yazd? ve ?sviçre’de Frans?zca iki kitap yay?nlad?. 1919’da Anadolu’da ba?layan Milli harekete ve Mustafa Kemal Pa?a’n?n yan?nda Sivas kongresine kat?ld?. Son Osmanl? Meclisine Ankara Milletvekili olarak seçildi, bu Meclis ?ngilizler taraf?ndan da??l?nca Ankara’ya geldi ve Birinci Büyük Millet Meclisine Ankara Mebusu olarak seçildi. 24 May?s 1920 tarihli Padi?ah iradesi ile Mustafa Kemal Pa?a g?yaben idama mahkum edilmi?ti. O’nunla birlikte idama mahkum edilenler aras?nda Ahmet Rüstem Bey de vard?. 8 Eylül 1920’de Milletvekilli?inden istifa ederek Avrupa’ya gitti. Mustafa Kemal Pa?a’n?n talimat?yla kendisine hizmetlerinden dolay? 150 lira maa? ba?lad?. Rüstem Bey, ölünceye kadar bu ayl?kla geçindi ve 73 ya??nda hayata gözlerini kapad?.
BA?ARILI H?ZMETLER?
Amerikan bas?n?n da, 1880’ler den beri sistematik biçimde Ermeni propagandas? yap?l?yordu. Müslüman Türklerin H?ristiyan Ermenilere bask? yapt?klar? ileri sürülüyor, Türk Hükümeti ve Türk insan? haks?z yere suçlan?yordu. Bu karalama kampanyas? zaman zaman çok ?iddetleniyordu. Washington Elçili?imiz bu sald?r?larla durmadan bo?u?uyordu. 1914 y?l?nda Ahmet Rüstem Bey Washington’a Büyükelçi atand? ve Ba?kan Woodrow Wilson’a güven mektubunu sunup 24 Haziranda resmen görevine ba?lad?. Büyükelçi payesiyle Washington’a atanan ilk Osmanl? diplomatik temsilcisiydi. (Ondan önce Washington’da görev yapm?? olan temsilcilerimiz Orta Elçi payesinde idiler.)
Büyükelçi Ahmet Rüstem Bey’in Washington’da göreve ba?lamas?ndan sadece dört gün sonra, 28 Haziran 1914 günü, Avusturya – Macaristan ?mparatorlu?u veliaht? Ar?idük Francis Ferdinand Saraybosna’da bir suikastta öldürüldü. Bu suikast, bilindi?i gibi, Birinci Dünya Sava??’n? fitilledi. Suikasttan bir ay sonra, 28 Temmuzda, Avusturya-Macaristan S?rbistan’a sava? açt? ve Rusya, S?rbistan’a yard?m için seferberlik ilan etti. 1 A?ustosta Almanya, 5 A?ustosta da Avusturya-Macaristan Rusya’ya sava? ilan ettiler. Avusturya-Macaristan ile S?rbistan aras?nda ba?layan sava? bir Avrupa sava??na dönü?tü. 10 A?ustosta Fransa, 12 A?ustosta da ?ngiltere Avusturya-Macaristan’a sava? ilan ettiler…
1914 yaz?nda büyük sava? yay?ld?kça yay?l?yordu ama Türkiye ve Amerika Birle?ik Devletleri henüz bu sava??n d???nda idiler. Bu iki devleti de sava?a çekmek ve “Avrupa sava??”n? “dünya sava??”na dönü?türmek için çabalar harcan?yordu. Almanya, Türkiye’yi; Ingiltere ve Fransa da Amerika Birle?ik Devletleri’ni kendi saflar?nda sava?a çekme?e u?ra??yorlard?. Türkiye (yani Osmanl? Imparatorlu?u), o y?l?n Kas?m ay?nda büyük sava?a sürüklenecekti, ABD ise ta 1917 y?l?na kadar sava? d???nda kalacakt?.
??te tam bu s?ralarda “yani Birinci Dünya Sava??n?n ç?kt??? fakat Türkiye’nin henüz sava? d???nda bulundu?u aylarda” Büyükelçi Ahmet Rüstem Bey, Washington’da aya??n?n tozuyla iki sürprizle kar??la?t?:
Birinci sürpriz, sava? gemileriyle ilgiliydi: Yunanistan’a iki Amerikan z?rhl?s? sat?l?yor, öte yandan da ?ngiltere Türkiye’nin iki sava? gemisini gasp ediyordu. Türk Hükümeti, üstün durumdaki Yunan deniz kuvvetlerine kar?? donanmam?z? güçlendirmek amac?yla, 1911 y?l?nda bir ?ngiliz tersanesine “Re?adiye” adl? bir dretnot sipari? etmi?; ayr?ca, Brezilya için ?ngiltere’de yap?lmakta olan “Rio de Janeiro” adl? dretnotu sat?n alm?? ve buna “Sultan Osman” ad?n? vermi?ti. Bu sava? gemilerinin paralar? Türk halk?ndan toplanm?? ve 200.000 lira tutar?ndaki son taksitleri de son kuru?una kadar ödenmi?ti. Yap?mlar? tamamlanan “Re?adiye” ve “Sultan Osman” z?rhl?lar? 1914 y?l? Temmuz ve A?ustos aylar?nda Türkiye’ye teslim edilecekti. Art?k gün say?l?yordu. Türk halk?, di?inden t?rna??ndan art?rarak paras?n? ödedi?i gemilerin nihayet teslim al?nd??? günü beklerken, ?ngiltere, ” en basit ticaret hukuku kurallar?n? da ayaklar?n alt?na alarak” paras? ödenmi? olan bu gemilere el koydu?unu ve Türkiye’ye teslim etmeyece?ini aç?klam??t? (6 A?ustos 1914). ?ngiltere’nin bu karar? Türkiye’de ?ok yaratm??t?.
?kinci ?ok Amerika’dan geldi. Büyükelçi Ahmet Rüstem Bey, Washington’a vard??? günlerde, Amerikan donanmas?n?n “Idaho” ve “Mississipi” adlar?ndaki iki z?rhl?s?n?n Yunanistan’a sat?lmak üzere oldu?unu ö?rendi. Yunanl?lar, Amerika’dan sava? gemisi sat?n alma i?ini çok gizli tutmu?lar, görü?meleri, pazarl?klar? gizlice yürütmü?ler ve i?i ba?lam??lard?. Büyükelçimiz bu sat??? önlemek için hemen harekete geçti, üstüste giri?imlerde bulundu, Ba?kan Wilson’a kadar ç?kt?. Bu gemilerin sat???n?n Yunanistan’? Türkiye’ye kar?? k??k?rtaca??n?, Yunan sald?rganl???n? artt?raca??n?, bar??a zarar verece?ini anlatt?; gemilerin Yunanistan’a teslim edilmemesini istedi. Ama Büyükelçimizin giri?imleri sonuçsuz kald?. Ba?kan Wilson, Yunanistan’?n bu gemileri sava? amac?yla kullanmayaca??n? iddia etti. Venizelos’tan bu konuda “güvence” alm??t?! Sonunda Amerikan senatosu 18 olumsuz oya kar?? 124 oyla gemilerin Yunanistan’a sat?lmas?n? kabul etti. Ba?kan Wilson da karar? onaylad?. Türkiye, tam dünya sava??n?n patlad??? günlerde ortak bir ?ngiliz-Amerikan darbesi yemi? oldu. Amerika’n?n Yunanistan’a iki z?rhl? satmas?, ?ngiltere’nin de iki Türk z?rhl?s?n? gasp etmesi sonucu, Türk deniz kuvvetleri, Yunanistan kar??s?nda hepten aciz kald? ve o sava?ta Çanakkale bo?az?ndan d??ar? pek ç?kamayacakt?.
Büyükelçi Ahmet Rüstem Bey, Atlantik ötesinde Türkiye aleyhinde yürütülen propagandalar sayesinde Yunanistan’?n ba?ar?l? oldu?unu anlam??t?. Sadrazam Sait Halim Pa?a’ya gönderdi?i bir raporda, Yunanl?lar?n yirmi seneden beri Türkler aleyhinde yapt?klar? propagandalar ile Amerika’da Türk aleyhtarl??? yarat?ld???n? söyleyerek bu propagandalara propaganda ile cevap vermek gerekti?ini, bunun için kendisinin de devaml? olarak gazetelere makaleler yazd???n? ve demeçler verdi?ini ve bu türlü çal??malara devam edece?ini bildirmi?ti.
ABD’de Ermeni Propagandas? Tekrar Patl?yor ve Türk Büyükelçinin Sabr? Ta??yor.
Büyükelçi Ahmet Rüstem Bey’in Amerika’ya var???ndan az sonra kar?? kar??ya kald??? ikinci sürpriz, Amerikan bas?n?nda yeniden patlak veren Ermeni propagandas? oldu. Amerikan gazeteleri, adeta a??z birli?i yaparak, Müslüman Türklerin H?ristiyan Ermenileri k?l?çtan geçirdiklerini iddia ediyor ve Amerikan Ba?kan?n?n harekete geçmesini, MART 2023 33 Türk karasular?na Amerikan sava? gemileri göndermesini istiyorlard?. Amerikan bas?n?, bu kadarla da yetinmiyor, Türk devletine ve milletine adeta küfür ya?d?r?yordu. Türk halk?n?n dini, milliyeti, soyu sopu ile alay ediliyor ve Türkler aleyhinde ak?l almaz hakaret sözleri sarfediliyordu.
Büyükelçi Rüstem Bey, bu sald?r?lar?n arkas?nda ?ngiltere ile Fransa’n?n bulundu?unu anlam??t?. Bu iki devlet birinci Dünya Sava??na girmi?lerdi ve ?imdi Amerika’y? da yanlar?na çekmek istiyorlard?. Amerikan yönetimini ve kamuoyunu etkilemek için sözde “Ermeni katliam?” propagandas?n? kullan?yorlard?. Bir bölüm Amerikan yazar çizerini de kazanm??lard?. Türklerin s?rt?ndan sava? propagandas? yürütülüyordu. Oysa ortada fol yok yumurta yoktu. Türkiye henüz sava?a girmemi?ti ve 1914 yaz?nda Türkiye’de bir tek Ermeninin burnu bile kanamam??t?. Böyle oldu?u halde Türkiye’de Ermenilerin k?l?çtan geçirildi?i yaz?l?p çizilebiliyordu.
Bu çirkin karalama kampanyas? Büyükelçi Ahmet Rüstem Bey’i çileden ç?kard?. Amerika, Yunanistan’a iki sava? gemisi satmakla kalmam??, ?imdi de Türklere kar?? bir dü?manl?k kampanyas? ba?latm??t?. Dahas?, bu kampanyay? frenlemek için Amerikal?larda hiçbir hareket yoktu. Büyükelçi, bu sald?r?lar? sineye çekemedi. Bas?ndaki sald?r?lara yine bas?n yoluyla cevap vermekten ba?ka çare göremedi ve 8 Eylül 1914 günü “Evening Star” gazetesine bir demeç verdi.
“?ngiltere ve Fransa’n?n Türkiye’de H?ristiyanlara katliam yap?ld??? yalan?n? Amerikan kamuoyunun önüne serdiklerini ve bu yalan? bahane ederek Türk limanlar?na Amerikan sava? gemileri gönderilmesini isteklerini” söyledi. Geçmi?te ayaklanmalar?n bast?r?ld???n?, fakat Ermenilerin H?ristiyan olduklar? için de?il, isyan ettikleri için, Fransa, ?ngiltere ve Rusya’n?n deste?iyle ve silahla Osmanl? devletini zay?flatmak istedikleri için cezaland?r?ld???n? belirtti.
Rüstem Bey, yaln?z aç?klama yapmakla yetinmiyor, fakat ayn? zamanda bas?n yoluyla kar?? sald?r?ya geçiyor ve soruyordu:
Böyle silahl? ayaklanma kar??s?nda kalsalard? Fransa, ?ngiltere ve Rusya acaba ne yaparlard??
Masum bir ?rka kar?? dünyan?n gözleri önünde yirmi planl? katliam (pogrom) sergilemi? olan o Rusya acaba ne yapard??
Ya Fransa ve ?ngiltere? Ülkelerinin özgürlü?ü için dövü?en Cezayirlileri ma?aralara t?k?p sonra onlar? dumanla bo?mu? olan Fransa, Sipahi isyan?nda yakalad??? Hindlileri top namlular?n?n a?z?na ba?lay?p sonra o toplar? ate?leyen ?ngiltere ayn? tahrikler kar??s?nda kalsalard? acaba ne yaparlard??
Bu sorular? sorduktan sonra Amerikal?lara dönen Büyükelçi Ahmet Rüstem Bey, onlara da adeta “Siz, ?öyle bir aynaya bak?n?z da kendi çirkin yüzünüzü görünüz” demek ister gibi davran?yor. Sözünü sak?nm?yor. Amerikan gazetelerinin bir ço?unun ?ngiltere ve Frans?zlar?n taraf?n? tutarak Türklere sald?rmalar? kar??s?nda “?unu söyleme?e kendimi yetkili görüyorum ki” diye söze ba?l?yor. Amerikal?lar?n Filipinleri i?gal ederken yerli halka uygulad?klar? “Water Cure” denen i?kenceleri ve her Allah?n günü Amerika’da i?lenen yüz karas? “linç etme” suçlar?n? hat?rlat?yor. “Bunlar?n hat?rlanmas? Türkiye’ye sald?r?rken Amerikal?lar? daha ihtiyatl? yapmal?yd?” diyor. S?rça kö?kte oturan bir kimse kom?usunun cam?na ta? atarken dü?ünmelidir, demek istiyor. Amerikal?lara bir de soru yöneltiyor: “Farz edelim ki, diyor, Amerika’daki zencilerin, Amerika Birle?ik Devletlerinin istilâs?n? kolayla?t?rmak için Japonlarla gizlice anla?m?? olduklar? ortaya ç?kar?ld?. Acaba o zencilerin kaç? hayatta b?rak?l?rd??” diye soruyor.
Son olarak Ahmet Rüstem Bey, Atlantik ötesindeki Ermeni propagandas?n?n ABD’yi ?tilaf Devletleri saf?nda sava?a sokmak amac? güttü?ünü belirtiyor ve Amerikan Hükümetinin bu oyuna gelmeyece?i inanc?n? dile getiriyor. ?öyle diyor:
“Büyük Britanya ve Fransa, Türkiye’ye kar?? yeni bir tahrik kampanyas?na giri?mi?lerdir. Bu kampanyayla oralarda u?ursuz bir ?eyler olmas?n?, kötü tahminlerinin do?ru ç?kmas?n?, ABD’nin de Do?u’ya sava? gemileri göndermesini ve böylece Avrupa sava??na kar??mas?n? sinsice bekliyorlar. Ama ABD yönetiminin bu adi tuza?a dü?meyecek kadar temkinli oldu?una inan?yorum. Türkiye’de bir tek vatanda??n?n burnu bile kanamam?? olan Amerika Birle?ik Devletleri, Türk sula34 GEL???M ERZURUM r?na neden sava? gemisi gönderecek? H?ristiyanlar?n da ya?ad??? ?zmir’i, Beyrut’u mu bombalayacak? Yoksa daha ne yapabilecek ki? Amerikan halk? sava? istiyor mu bakal?m?…”
Ba?kan Wilson’un Tepkisi
Büyükelçi A. Rustem Bey, “a??r ol da molla desinler” zihniyeti ile hareket etmemi?, Amerikan bas?n?ndaki çirkin sald?r?lar? sineye çekmemi?ti. Pasif savunmaya da çekilmemi?, Amerikal?lara kendi silahlar?yla cevap vermi?ti. Çuvald?z? durmadan Türklere bat?ran Amerika’y? birazc?k i?neleyivermi?ti. Amerikan zencilerine yap?lan vah?ete, Filipinlerdeki i?kencelere birer cümleyle de?inivermi?ti.
Amerika’da yürütülen Türkler aleyhindeki çirkin iftira kampanyas? kar??s?nda k?l?n? bile k?p?rdatmam?? olan Ba?kan Wilson, bu defa Büyükelçi Rüstem Bey’in demecini görünce adeta küplere binmi?! Vay sen misin koskoca Amerika’y? i?neleyen!? Washington’da görevli bir yabanc? Büyükelçi nas?l olur da uluorta Amerika’y? ele?tirebilirmi?, nas?l olur da bas?na böyle demeç verebilirmi?! Bu, düpedüz Amerika’n?n içi?lerine kar??ma demekmi?. Bir yabanc? diplomat nas?l olur da Amerikan yönetiminin i?lerine burnunu sokabilirmi?! Hele Büyükelçinin, Amerika’da zencilere yap?lanlar? ve Filipinler’deki i?kenceleri diline dolamas? sineye çekilebilir gibi de?ilmi?. Sadece bu demeci Büyükelçinin “istenmeyen adam” ilan edilmesine kafiymi?…
Ba?kan Wilson, ilk öfkeyle bunlar? dü?ünmü?. Büyükelçi Rüstem Bey’i derhal “istenmeyen ki?i” ilan etmeyi, hatta Osmanl? devletiyle ili?kileri kesmeyi akl?ndan geçirmi?. D??i?leri Bakan? Bryan ve yard?mc?s? Robert Lancing araya girip Ba?kan? yat??t?rm??lar. Avrupa’da büyük sava??n ba?lad??? o günlerde Türkiye ile bozu?mak Amerikan ç?karlar?na da zarar verebilirdi. Onun için önce bir soru?turma yap?lmas?na karar verilmi?tir. Ba?kan Wilson, 10 Eylül 1914 günü D??i?leri Bakan?na ?unlar? yazm??t?r:
“Say?n D??i?leri Bakan?, Dün gönderdi?iniz önemli ?eyleri ald?m. Karar vermeden önce dü?ünmem için kendime biraz zaman tan?d?m. Yaln?z bir tanesi bence apaç?kt?r: Türk Büyükelçisi s?n?r? a?m??t?r. Raporda ileri sürdükleri onun önüne serilirse ve raporun do?ru olup olmad??? kendisine sorulursa iyi olur. E?er do?ru de?ilse onun söylediklerini lütfen bana bildiriniz. Onun söylediklerinin ne oldu?unu kesin olarak kendisinden ö?rendikten sonra kendisini makbul bir kimse olarak uzun süre a??rlay?p a??rlamayaca??m?z? dü?ünürüz.”
Ba?kan?n bu talimat? üzerine, Amerikan D??i?leri Bakan? Bryn, 11 Eylül günü Rüstem Bey ile bir görü?me yapt?. “Evning Star” gazetesinde ç?km?? olan demecin kesitini kendisine sundu. Bu sözlerin kendisine ait olup olmad???n? sordu. Büyükelçi, bu sözlerin kendisine ait oldu?unu kabul etti. Gazeteye neden böyle bir demeç vermek gere?i duydu?unu yaz?l? olarak bildirece?ini söyledi.
Ahmet Rüstem Bey’in Cevab?
Ahmet Rüstem Bey, o gün oturup uzunca bir muht?ra kaleme ald? ve ertesi gün bunu Amerika D??i?leri Bakan?na gönderdi. 12 Eylül 1914 tarihini ta??yan bu mektupta ?unlar? söyledi:
“Sir, Dün sabah sizinle yapt???m görü?meyle ilgili olarak a?a??daki hususlar? belirtmeme müsaadenizi rica ederim.
Dün bana verdi?iniz ve bugün bu yaz?yla birlikte size iade etti?im Star gazetesi kesitinde bana atfedilen sözler benim kulland???m dilin do?ru bir ifadesidir.
ABD’de görülen baz? tats?z geli?meleri bas?nda gözler önüne sermek ?eklinde tuttu?um yolun al???lmam?? bir yol oldu?unun tamamiyle fark?nday?m. Fakat Türkiye’nin ve ABD’nin ç?karlar?n? dü?ünerek tepki göstermek istedi?im durum da pek al???lm?? bir durum de?ildi.
Türkiye, y?llardan beri Amerikan bas?n?n?n sistematik sald?r?lar?na hedef olmaktad?r. Bu sald?r?lar, s?k s?k en a??r dille Türkiye’nin bütün duygular?n? incitmektedir. Türkiye’nin dinine, milliyetine, adetlerine, geçmi?ine ve bugününe küfredilmi?tir. Türkiye, bütün kötülüklerin batakl??? imi? gibi gösterilmi?tir. Geçmi?te Türkiye’de görülen ve benim gibi bütün di?er Osmanl? ayd?nlar?n? da üzen baz? a??r?l?klar, di?er milletlerin ya?am?nda da benzerleri görüldü?ü halde, Türkiye’ye kar?? bitmez tükenmez ?iddetli bir sald?r? temas? olarak kullan?lagelmektedir.
Bas?n?n bu tutumu Amerikan kamuoyunu Türkler aleyhinde zehirlemekte o kadar ileri gitmi?tir ki Türk soyunun her üyesi Amerika’da ancak “i?renç” (unspeakable) s?fat?yla zikredilir olmu?tur.
Türkiye, Balkan Sava??nda yenik dü?üp kanayan yaralar?n? sarma?a u?ra??rken ve tatl? bir söze muhtaç iken bile her Amerikan gazetesinin en ac?mas?z alaylar?na ve küfürlerine maruz kalm??t?r…
Di?er taraftan, Türk-Yunan ili?kilerinin pek gergin oldu?u ?u s?rada “Idaho” ve “Mississipi” z?rhl?lar?n?n Yunanistan’a sat?lmas?n?n Türkiye’de yaratt??? olumsuz havaya, ?imdi bir de ABD’nin Türk sular?nda sava? gemileriyle gösteri yapaca?? söylentileri eklenince, Türk halk?nda ABD’ye kar?? ?iddetli bir tepki yaratabilir. As?l üzücü olan, Amerikan bas?n?n?n, Türkiye’de H?ristiyanlara kar?? toplu katliam haz?rland??? yolundaki as?ls?z iddias?nda ?srar etmesidir…
Türkiye ile ili?kiler bak?m?ndan Amerikan bas?n?n? daha sorumlu bir tutum izlemeye sevketmek için büyük bir çaba harcamak elzemdi. Amerikan yönetiminin bas?n kar??s?nda çaresiz oldu?u malumdur. Dolay?s?yla bu konuda harekete geçme i?i Türk Büyükelçisine kalm??t?r.
Harekete geçerken Amerika Birle?ik Devletleri’ne sald?rm?? veya onlar? ele?tirmi? oldu?um pek söylenemez. Benim Amerikan sald?r?s?na kar?? ülkemi savundu?um apaç?kt?r. Savunmam, ABD’nin de k?nanacak bir tak?m kusurlar? oldu?unu göstermek biçiminde olmu?sa, bu, kusurlar?n? kapatacak fevkalade meziyetleri olan Türk halk?na kar?? Amerikan bas?n?n? daha insafl? davranmaya ikna etmenin tek yol oldu?una inand???mdand?r.
Diplomatik kurallar? a?m?? olabilirim. Fakat, kar?? kar??ya kald???m?z durumun, al???lm??tan sapmay? yaln?z ho? görmekle kalmay?p ayn? zamanda hakl? gösterece?ine kuvvetle inan?r?m. ?nsanl???n ç?kar? ?ekle feda edilemez.
Ben, Türkiye’ye, Amerika Birle?ik Devletleri’ne ve nihayet insanl??a kar?? manevi görevimi yerine getirmi? oldu?uma kaniim.”
Ekim 1914: Türk Büyükelçisi A. Rüstem Bey, Protesto Makam?nda ABD’yi Terk Ediyor.
Büyükelçi Ahmet Rüstem Bey’in yukardaki cevab? Ba?kan Wilson’u ve Amerika D??i?leri Bakanl???n? tatmin etmedi; Tersine, onlar? daha da k?zd?rd?. Amerikan yönetimi, Büyükelçinin Amerikal?lar? aç?kça ele?tirmesini kabul edemiyor; buna kar??l?k Amerikan gazetelerinin Türkiye’ye kar?? sistematik sald?r?lar?n? ise pek önemsemiyormu? gibi davran?yordu.
Amerikal?lar, kendi aralar?nda birkaç gün yaz??t?ktan sonra, Büyükelçiden özür dilemesini istediler. Ahmet Rüstem Bey, Wilson’dan özür dilerse Washington’da kalabilecek ve iki ülke aras?ndaki dostça, ili?kiler yine eskisi gibi devam edecekti. Amerika D??i?leri Bakan Vekili Robert Lansing, bu karar? 19 Eylül günlü bir mektupla Büyükelçimize resmen bildirdi. ?öyle dedi:
“…Mektubunuzda, o demeçleri verdi?inizi ve gazetede ç?kan yaz?n?n do?ru oldu?unu kabul ediyorsunuz. Bu ülke bas?n?n?n Türkiye’ye kar?? dü?manl???n?, diplomatlar?n görevli olduklar? ülkelerde uymalar? gereken davran?? kurallar?n? çi?nemenizi hakl? gösterece?ini söylüyor ve ayr?ca bu ülkenin Türkiye’ye kar?? politikas?n? ele?tirmeyi f?rsat biliyorsunuz.
Ba?kan beni, notan?zdaki üslubun kabul edilemeyece?ini, davran???n?z? izah edi?inizin de tatminkâr olmad???n? size bildirmekle görevlendirdi. Birle?ik Devletler bas?n?n?n bir bölümünün yay?nlar?ndan dolay? kendinizi öfkeye kapt?rarak resmi protokolü ciddi olarak çi?nemi? bulunuyor ve bunu kabul ederek kendinizi savunmaya çal???yorsunuz…
Ekselans, bu ba?kentteki hizmetlerinizin ülkeniz için yararl? olaca??na hala inan?yorsan?z ve bas?nda ç?kan demecinizden dolay? pi?manl?k duydu?unuzu bildirmek istiyorsan?z, Ba?kan, daha fazla yorum yapmadan yay?nlanm?? olan demecinizi ve notan?z? görmemezlikten gelmeye ve bu tats?z olaydan önce Ekselanslar? ile Birle?ik Devletler aras?nda var olan samimi ve dostça ili?kileri yenilemeye haz?rd?r.”
Ahmet Rüstem Bey, bu notay? al?nca Mr. Lansing’e dönüp sorabilirdi: Türkiye’deki Amerikan Elçileri ve Konsoloslar?n?n Türkler aleyhinde Washington’a gönderdikleri ve her y?l Amerikan diplomatik ve konsolosluk belge cilt36 GEL???M ERZURUM lerinde yay?nlan yaz?lardan dolay? ?imdiye kadar Türkiye’den özür mü dilenmi?ti? Y?llard?r Türkiye’de oturan ve Türk konukseverli?inden alabildi?ine yararlanan ve sonra her hafta Amerikan gazetelerine imzal?, imzas?z iftira dolu yaz?lar gönderen Amerikan misyonerleri Türk hal?ndan özür mü dilemi?lerdi? Hele hele Edwin M. Bliss gibi, Frederick Davis Greene gibi, James Barton gibi, Maria A. West gibi Amerikan misyoner kodamanlar?n Türk dü?mal?klar?na ne buyrulur? Bu misyonerler Türkler aleyhinde ciltler dolusu kitaplar yaz?p hemen bütün Protestan kiliseleri önünde bunlar? satt?r?p cemaatlerini zehirlediklerinden dolay? Türk milletinden özür mü dilemi?lerdi? Amerikan bas?n?ndaki Türk dü?manl??? kampanyalar?ndan dolay? pi?manl?k duyan bir tek Amerikal? var m?yd??…Amerikal?lara söylenecek daha pek ?ey vard?.
Ama Büyükelçi Ahmet Rüstem Bey, özür dilemedi ve daha fazla tart??may? da art?k gereksiz gördü., 20 Eylül 1914 günü Lansing’e ?u k?sa cevab? göndermekle yetindi:
“Sir, Bas?n temsilcilerine verdi?im demeçle ilgili 12 Eylül günlü notama cevap olarak gönderdi?iniz 19 Eylül tarihli notan?z?n al?nd???n? bildirmekle onur kazan?r?m. Cevap olarak, Ba?kan Wilson’a, bu konuda kendisinin görü?ünü maalesef kabul edemeyece?imi ve dolay?s?yla buradan ayr?lmak için Hükümetimden izin istemeyi gerekli gördü?ümü bildirmenizi rica ederim. On be? gün içinde ?stanbul’a hareket edece?im.”
Ahmet Rüstem Bey, 27 Eylül günü Sait Halim Pa?a’ya da Amerika’y? terk edece?ini bildirdi ve nedenlerini de anlatt?. Y?llardan beri Osmanl? Hükümetine hücum eden Amerikan bas?n?n?n yeni bir malzeme buldu?u ve bu yeni malzemenin de ?u oldu?unu söyledi: ?ngiliz ve Frans?zlar, Amerika Birle?ik Devlerini Sava?a sokabilmek amac?yla, Osmanl? Devletinin H?ristiyanlar için bir katliam haz?rlad???n? ileri sürerek Amerika’y? sava?a te?vik ediyorlard?. Rüstem Bey, bunun için bas?na bir aç?klamada bulunarak bu iki devlete kar?? Amerika’n?n dikkatini çekme?e mecbur olmu?tu. Amerikan zencilerine kar?? yap?lan linç etme olaylar?n? zikretmesi ise, Amerikan gazetelerinin Türkiye’yi barbarl?kla suçlamalar?na son vermek içindi. Büyükelçi sadece hukuki savunma hakk?n? kulland???n? söylüyordu. Memlekete dönü? karar?n?n kesin oldu?unu da ayr?ca bildiriyordu.
Büyükelçi Ahmet Rüstem Bey, 9 Ekimde Sait Halim Pa?a’ya çekti?i son bir telgrafta, ayn? gün ?talyan vapuru ile New York’tan hareket edece?ini, 18 Ekimde Napoli’de, 25 Ekimde de ?stanbul’da olaca??n? bildirdi. Dikkati çeken bir not daha ekledi. 25 Ekim 1914 tarihine kadar kendisinden bir haber al?namaz ise, ak?beti hakk?nda ara?t?rma yap?lmas?n? rica etti.[8] Bu ricada bir suikast kayg?s? seziliyor.
Büyükelçi Ahmet Rüstem Bey sa? salim ?stanbul’a dönmü?tür ama, Sait Halim Pa?a’n?n kendisi, yedi y?l sonra Roma’da Ermeni kur?unlar?yla ?ehit dü?mü?tür.
Çal?nacak Minareye Önceden Haz?rlanan K?l?f
Ahmet Rüstem Bey’in Washington Büyükelçili?i topu topu üç buçuk ay sürmü?tür. Onun 24 Haziran 1914’te ba?lam?? olan bu görevi, 9 Ekimde Amerika’dan ayr?l???yla son bulmu?tur. Kendisi daha önce ABD’de Elçilik ?kinci kâtibi ve Maslahatgüzar olarak da görev yapm??t?. Büyükelçili?i ise onun Washington’da ve diplomasi mesle?inde son görevi oldu. Amerika’dan döndükten sonra bir daha herhangi bir diplomatik görev almad?.
1914 y?l?nda, Amerikan bas?n?nda görülen Ermeni propagandas?, bir Osmanl? Büyükelçisinin diplomatik kariyerini söndürmü?tür. Bu olay, Ermeni “soyk?r?m” iddialar? bak?m?ndan çok dü?ündürücüdür. Tekrar hat?rlamak ve vurgulamak lâz?md?r: Y?l 1914. Mevsim yaz. Avrupa’da sava? var, ama Türkiye’de ve Amerika’da henüz sava? yok. Do?u Anadolu’da Rus istilâs?, Çanakkale’de ?ngiliz-Frans?z sald?r?s? yok; Ermeniler henüz Van’da isyan ç?karm?yor, istilâc? Ruslarla silahl? i?birli?i yapm?yor, Türk ordusunu arkadan vurmuyorlar. Dolay?s?yla Anadolu’da bir Ermeni tehcirinden de eser yok. Tehcir olay?na daha tam bir y?l var. 1914 yaz?nda Anadolu’da hiçbir Ermeni olay? yok, hiçbir Ermeninin k?l?na bile dokunulmam??.
Böyle oldu?u halde, 1914 yaz?nda Atlantik ötesinde büyük bir yaygara kopuyor. Ç???rtkan Amerikan bas?n? tozu dumana kat?yor. Neymi?? Türkiye’de H?ristiyan Ermeniler k?l?çtan geçirilecekmi?, k?l?çtan geçiriliyormu?.
Neymi?? Amerikan Ba?kan? Wilson, Ermeni din karde?lerinin imdad?na yeti?meliymi?, Türk sular?na Amerikan sava? gemileri göndermeliymi?. Amerikan Cumhurba?kan?ndan bir hareket görülmeyince bas?n kampanyas? daha da ?iddetleniyor. Amerikan gazeteleri, söylemediklerini b?rakm?yor, Türkleri yerin dibine bat?r?yorlar…
Ne oluyor Allah a?k?na? Durup dururken nedir bu yaygara? Atlantik ötesinde nedendir bu f?rt?na? Washington’daki Türk Büyükelçisi te?hisi koymakta gecikmiyor. Amerika’da tozu dumana katan bu f?rt?na Avrupa’dan körüklenmi?tir. Aç?kça görülüyor ki, Amerika’daki Ermeni katliam propagandas?n?n arkas?nda bu defa ?ngiltere ve Fransa vard?r.
Bu iki devlet, Almanya ve Avusturya-Macaristan ile sava?tad?rlar. ?imdi yanlar?na Amerika’y? da çekmek istemektedirler. ??inde gücündeki günahs?z Anadolu Türk’ünün s?rt?ndan çirkin bir oyun oynanmaktad?r, ac?mas?z ve büyük bir oyundur bu. Büyük oyundur, çünkü koskoca Amerika Birle?ik Devletlerini ?tilâf Devletleri saf?nda sava?a çekmek ve bu büyük sava?? mutlaka kazanmak hedefi güdülmektedir.
?ngiltere ve Fransa, Amerika’y? etkileyip kendilerine çekebilmek için acaba neden “katliam” kozunu da seçmi?lerdir diye sormaya gerek bile yoktur belki. Çünkü bu tür propaganda silahlar? daha önce de kullan?lm?? ve etkili olmu?tu. Hele Osmanl? devletini parçalamak için “katliam” propagandalar? ta 1820’lerdeki Yunan ayaklanmas?ndan beri s?k s?k? kullan?lm?? ve H?ristiyan kitleleri ve devletleri harekete geçirebilmi? idi. Katliam silah? bu defa Amerika’da da etkili olacak, Amerikan kamuoyunu aya?a kald?racak ve sonunda Amerika büyük sava?a girmek durumunda kalacakt?r, diye hesaplanm??t?r herhalde.
1914 y?l? yaz?nda ba?lat?lan Ermeni katliam propagandas? ile ilerde çal?nacak minarenin k?l?f? haz?rlanm??t?r. ?ngiltere ve Fransa’n?n Amerika’y? sava?a sokmak hedeflerine Osmanl? ?mparatorlu?unu parçalamak hedefleri de eklenince, Ermeni katliam propagandas? daha da güçlenmi?tir. 2 Kas?m 1914’te Rusya Osmanl? devletine sava? ilan etti. Üç gün sonra müttefikleri de Rusya’y? izlediler. 5 Kas?m 1914 günü ?ngiltere ve Fransa da Osmanl? devletine sava? açt?lar. Ve dolay?s?yla Ermeni katliam propagandalar? ald? yürüdü.
Art?k hedef sadece Amerika’y? sava?a sokmak de?il, ayn? zamanda Osmanl? devletini yok etmekti. Bu nihai hedefe gidilirken her ?ey mubaht?, bu arada Ermeni katliam propagandas? da vah?ice kullan?ld?.
Ve y?l 1915: Türk Hükümeti, “tehcir” karar? al?p, dü?manla i?birli?i yapmakta olan Anadolu Ermenilerini Suriye ve Irak’a do?ru kayd?rma?a ba?lay?nca, dü?man devletlerin“katliam” propagandalar? ayyuka ç?kt?. Bu arada ABD halâ sava? d???ndayd?. Amerika’ya sava?a çekebilmek için Türkiye’deki Ermenilerin topluca katledildikleri yolundaki dü?man propagandas? sürüp gitti. Bu propagandaya ?stanbul’daki Amerikan Büyükelçisi Morgenthou da kat?ld?, hatta o sava?ta Müttefikimiz olan Almanlar aras?ndan da dü?man korosuna kat?lan oldu; Alman Papaz? Lepsius gibi.
Sava? dönemi propagandas? ?iddetinden pek bir ?ey kaybetmeden sürüp gitti ve bar?? dönemine de ta?t?. Ikinci Dünya Sava??ndan sonra, Almanlar?n Yahudilere yapt?klar? “soyk?r?m” olarak adland?r?l?nca, sözde Ermeni katliam? da “Ermeni soyk?r?m?” diye vaftiz edildi. Katliam veya soyk?r?m diye bir iddian?n asl? esas? olmad??? Malta sürgünleri olay?nda aç?kça ortaya ç?kt??? ve belgelendi?i halde, iddian?n arkas? kesilmedi. Propagandan?n esas? tekrarm??, propagandada ba?ar? tekrarla olurmu?. Ermeni katliam veya soyk?r?m propgandas? da hep tekrarlan?r durur. Birisine k?rk defa deli derseniz o kimse deli oldu?una inanma?a ba?larm??. K?rk kez de?il, yüzy?ld?r tekrarlanan Ermeni katliam iddialar? da Avrupal? ve Amerikal? insanlar?n kafalar?nda iyice yer etmi? görünmektedir. Bu iddian?n asl? olma??n? söyleyenlerin sesleri ise bo?ulmakta, tozdan dumandan ferman okunmamaktad?r…
Dürüst, çal??kan, sert ve al?ngan yarat?l??l? bir kimse olan, Türkçeden ba?ka alt? yabanc? dil bilen Ahmet Rüstem Bey, Amerika’da, Avrupa’da ve M?s?r’da ç?kan gazetelere birçok makale yazm?? ve iki kitap yay?nlam??t?r. La Guerre Mondiale et la Question Armenienne ba?l?kl? ilk kitab? 1918 y?l?nda Berne’de bas?lm??t?. Bu de?erli eser, 83 y?l sonra, Cihan Harbi ve 38 GEL???M ERZURUM Türk-Ermeni Meselesi ad?yla ve Cengiz Ayd?n’?n çevirisiyle dilimize kazand?r?ld?. [10] Özenle çevrilmi? ve güzel bir bask?yla piyasaya sürülmü? olan bu ayd?nlat?c? kitab? merakl? okuyuculara sal?k vermek isteriz. Ahmet Rüstem Bey’in Lozan Bar?? Konferans? öncesinde, 1922’de, Cenevre’de yay?nlam?? oldu?u Frans?zca ikinci kitab? La Crise Proche-O - rientale et la Question des Détroits de Constantinople (Yak?n Do?u Krizi ve ?stanbul Bo?azlar? Sorunu) ad?n? ta?? - yor ve henüz dilimize çevrilmemi?tir.
Ermeni sorunuyla ilgili ilk kitab?n?n önsözünde Ahmet Rüstem Bey diyor ki:
“Ermeni meselesinde, dünya kamuoyuna kar?? Türkiye’yi savunmay? amaçlayan bu kitab? yazarken, her ?eyden önce, do?du?um, pek çok iyili?ini ve nimetlerini gördü?üm bu ülkeye ba?l?l?k duygular?m? devam ettirmeyi dü?ündüm. Bu duygular?m?, samimili?inden asla ?üphe edilmeyecek davran??larla birçok defa ortaya kodum. Bu cümleden olarak, bu ülkenin ve Türk halk?n?n ?erefini korumak için iki kere düelloda bile dövü?tüm ve Türk-Yunan sava??na gönüllü olarak kat?ld?m.
“Diplomasi mesle?inde ba?ar?l? olduktan ve Osmanl? hükümetinin ve Türk vatanda?lar?n?n haklar?n?n hakk?mdaki âlicenap (yüce gönüllü) duygular?ndan emin olarak bu kitab? kendi ad?mla yay?nlamaya karar verdim. Bununla, bu eseri yazarken beni harekete geçiren itici gücün, sadece ülkeme olan sevgim ve sayg?m oldu?unu söylemek istiyorum.” Ermeni suikast çetelerinin Avrupa’da kol gezdikleri ve ?ttihatç? liderleri birer birer ?ehit ettikleri o y?llarda böyle bir bitap yazmak ve buna imza koymak cesaret i?iydi.
Yürekli Ahmet Rüstem Bey’i sayg?yla an?yoruz.
KAYNAKÇA
[2] Dr. Mine Erol, Birinci Dünya
Sava?? Arifesinde Amerika’n?n Tür
-
kiye’ye Kar?? Tutumu, Bilgi Bas?mevi,
Ankara: 1976, s.35
[3] Mine Erol, Osmanl? ?mpara
-
torlu?u’nun Amerika Büyükelçisi A.
Rüstem Bey, Bilgi Bas?mevi, Ankara:
1973, s. 21-23, 53-55,
[4] Ibid.: s. 26
[5] Bu mektubun ?ngilizce asl? için
bkz. Ibid.: s.56-59
[6] ?ngilizce tam metni için bkz.
Ibid.: s. 64-65.
[7] Ibid.: s. 66
[8] Ibid., s. 40-41
[9] Rum ve Ermeni lobilerinin
propaganda kampanysa?yla ABD’de
be? y?l kadar sürmü? olan Lozan kav
-
gas?n?n ayr?nt?lar? için bkz.: Bilâl N.
?im?ir, “Türk-Amerikan ?li?kilerinin
Yeniden Kurulmas? ve Ahmet Muh
-
tar Bey’in Va?ington Büyükelçili?i”,
Belleten, Cilt XLI, Say? 162, Nisan 1977,
s.277-356’den ayr? bas?m, Türk Tarih
Kurumu Bas?mevi, Ankara: 1977.
[10] Ahmed Rüstem Bey (Türk
-
çesi Cengiz Ayd?n), Cihan Harbi ve
Türk-Ermeni Meselesi, Bilge Kültür
Sanat, ?stanbul: 2001