GelişimErzurumYazı

ERZURUM VE BÖLGEDEKİ KIŞ TURİZMİ

Turizm, insanların devamlı ikamet ettikleri, çalıştıkları ve her zamanki olağan gereksinimlerini karşıladıkları yerlerin dışına seyahatleri ve gittikleri yerlerde genellikle turizm işletmelerinin ürettiği ürün ve hizmetleri talep ederek, geçici konaklamalarından doğan olaylar ve ilişkiler bütünüdür. Turizm sektörü katma değeri ve gelişme potansiyeli oldukça yüksek bir sektördür. Diğer sektörlere doğrudan girdi sağlayan turizm sektörü, istihdam olanağının da en yüksek olduğu sektördür. Turizm endüstrisinden elde edilen her bir milyon doların 20 bin yeni iş olanağı yaratacağı vurgulanmaktadır (Lundberg ve diğerleri; 1995: 3). Böyle bir öneme sahip turizm sektörünün Erzurum bölge için canlandırılması, Türkiye’nin en geri kalmış bölgesi olan Doğu Anadolu Bölgesi için çok önemli bir adım olacaktır.
Turizmin temel faydaları gelir ve istihdam yaratmasıdır. Turizm, birçok bölge ve ülke için en önemli refah kaynağıdır. Ulusal ekonominin turizmden fayda sağlaması, gerekli altyapısı tamamlanmış yatırımların varlığına ve turistlerin ihtiyaçlarını karşılama kabiliyetine bağlıdır. Turizm ayrıca kültürel değişim için mükemmel bir yöntemdir. Bu nedenle, her ülke turizmi mümkün olduğu kadar teşvik etmelidir. Çünkü turizm dünyanın güzelliklerinin keşfedilmesine ve yeniliklere ulaşılmasına sebep olmaktadır.
Doğu Anadolu Bölgesi Türkiye’nin sosyo-ekonomik açıdan en geri kalmış bölgesidir. Bu durum son yıllarda meydana gelmiş bir durum olarak değerlendirilmemelidir. Osmanlı dönemine ait göstergelerde bölgenin geri kalmışlığına işaret etmektedir. Ancak son yıllarda ortaya çıkan bir kısım gelişmeler, bu kısır çemberin kırılabileceğine olan kanaatleri artırmaktadır. Bölgedeki önemli potansiyellerden birisi de turizm sektörüdür ki, Erzurum ili özellikle kış turizmi açısından sadece bölgenin değil, Türkiye’nin ve dünyanın önemli merkezlerinden birisi olan Palandöken Kayak Merkezi ile önemli bir avantaja sahiptir.
Bacasız fabrika olarak da adlandırılan turizm sektörüne yönelik verilen teşvikler ve yapılan yatırımların amacı ülkeye çekilebilen turist sayısını artırarak döviz kazandırıcı faaliyetleri çoğaltmak ve böylece ülke kalkınmasını gerçekleştirmektir. Türkiye’de bu doğrultudaki uygulamaların daha çok “deniz-kum-güneş” üzerine kurularak uzun yıllar devam ettirilmesi diğer alanlarda olduğu gibi turizm sektörü açısından da bir “bölgesel fırsat eşitsizliği” durumu doğurmuştur. Oysa Doğu Anadolu Bölgesi gibi Anadolu’ya giriş kapısı, Anadolu’nun kalesi, Türkiye’nin en büyük coğrafi bölgesi, değişik medeniyetlere ev sahipliği yapmış bir bölge, Türkiye’nin ve dünyanın önemli kış sporları ve turizm merkezi olma potansiyeline sahip bir bölgenin son yıllara kadar potansiyellerinin değerlendirilemediği söylenebilir. Bu çalışma ile özellikle kış turizmine yönelik mevcut durum, sorunlar ve çözümlere yönelik vurgular değerlendirilmeye çalışılmaktadır. Elde edilen temel veriler ve bilgiler doğrultusunda da değişik öneriler sunulmaya çalışılmaktadır.
Bölge Turizminin Temel Sorunları Nelerdir ve Çözümler Nasıl Olabilir?
Bu kısımda, Erzurum Palandöken kayak merkezinde kayak yapanlar ile Iğdır, Sarıkamış ve Ağrı’da bulunan otel sahip veya yöneticilerine turizm sektörüne ait temel sorunların neler olduğunu tespit etmeye yönelik olarak 2015-2020 tarihleri arasında belli dönemlerde sorulan açık uçlu sorulara verilen cevaplardan en çok vurgulananlar ve önemli bulunanlar sıralanmaya çalışılmıştır.
Erzurum Palandöken Kayak Merkezine Erzurum dışından gelenlerin bu merkezde en çok vurguladıkları “ilk üç sorun” şunlar olmuştur.
1. Palandöken kayak merkezi çok iyi olmasına rağmen korkarak geldik.
2. Özellikle kalabalık olduğu saatlerde sıraya girme alışkanlığı zayıf.
3. Kayak dışında şehir ve bölgeye yönelik pek bir aktivite göremedik.
Palandökeni Hangi Kanalla Öğrenip Karar Verdiniz? Sorusuna verilen cevaplar ise;
• 11 kişi EYOF’un reklamlarından (%37)
• İnternet (%33)
• Arkadaş tavsiyesi (%30) şeklinde olmuştur.
2008 yılında Karabulut tarafından Erzurum’da Kar-Göç ilişkisi üzerine yapılan saha araştırmasında (Karabulut; 2008:184), kar ve kış olumsuzluklarını göç sebebi olarak görenlere “karın göç sebebi olarak etkili olmaması için sizce nasıl önlemler alınmalıdır?” şeklindeki sorulan soruya verilen cevaplarda birinci sırada;
“kar ekonomik bir katkı yaparsa göç etmekten vazgeçeceklerini” belirtmişlerdir. Bu durum, hemen her kentinde kayak ve diğer kış turizmi faaliyetleri gerçekleştirilebilecek durumda olan Doğu Anadolu Bölgesi’nin bu sektöre yatırım yapılan bir alan haline getirilmesinin ne kadar önemli olduğunu göstermektedir. Eğer bu alandan gelir elde edilebilirse bölgenin göç ve terör gibi sorunlarının çözümüne de katkı yapacaktır.
Sarıkamış’taki otel sahip veya yöneticileri tarafından ise en çok vurgulanan 5 temel sorun şunlar olmuştur.
1. Karın kalitesi ve pistler çok iyi olmasına rağmen, tanıtım ve reklam eksikliği durgunluğa yol açmaktadır.
2. Suni kar makinası yok, bu nedenle sezon yaklaşık 20 Mart’a kadar olmaktadır. Suni kar makinası olursa 20 Nisan’a kadar sezon uzatılabilir.
3. Hafta içi uçak seferleri kış turizmine göre ayarlanırsa daha verimli bir sezon geçirebiliriz.
4. Özellikle terör korkusu ve Doğu imajı gelen turistlerin burada gördükleri ortamdan sonra değişiyor. Demek ki bu imajın başta basın-yayın kuruluşları olmak üzere silinmesi gerekmektedir.
5. Yurtdışından sınırlı sayıda turist gelmektedir (Rus, İran ve İngiliz)
Ağrı ve Doğubayazıt’taki Otel Yetkililerinin Belirttikleri en önemli sorunlar
1. Güvenlik sorunu turizmi kötü etkiliyor.
2. Ağrı Dağının turizme kapalı olması (güvenlik).
3. Yolların kapalı olması (Van yolu - Tendürek) (güvenlik).
4. Tanıtım yetersiz.
5. Avrupa’dan gelen turistlerin %80-90’ı dağ için geliyorlar.
6. İran’dan gelenlere sınırda daha iyi davranılması gerekiyor.
Iğdır İli Turizmindeki Temel Sorunlar
1. Kalifiye eleman yetersizliği
2. Alışveriş merkezi yetersizliği
3. Turizm altyapısının yetersizliği (hediyelik eşya gibi...)
4. Sosyal faaliyetlerin yetersizliği
5. Turizme yönelik eğitim eksikliği (turistlere yüksek fiyattan ürün satmaya çalışılması gibi…)
6. Ağrı Dağı için gelenler %0,5-%1 civarında düşük olması.
Öneriler-Düşünceler
1- Doğu Anadolu Bölgesi’nin hemen hemen her kentinde irili ufaklı kayak merkezleri mevcuttur. Ancak, tanıtım yetersizdir. Örneğin, Palandöken, Sarıkamış, Ardahan-Yalnızçam gibi merkezler hem kış hem de yaz turizmi için harika yerlerdir. Ancak çoğu kimse habersizdir. Bunların etkili ta- 40 GELİŞİM ERZURUM nıtımına ilaveten Erzurum ve bölgede aşağıdaki gibi uygulamalar yapılabilir.
a- Kış evleri veya kış köyleri oluşturulabilir. Hayal veya Peri köyleri (içerisinde kızaklar, folklor gösterileri vs gibi karın içinde canlı bir dünya ya da canlı bir yaşam oluşturarak bunu turizme kazandırmak gerekir).
b- Kış yürüyüşleri düzenlemek. Karda yürürken çıkan sesin insanı rahatlatıcı özelliğine kadar konunun anlatılması ve tanıtılmasını sağlamak.
c- Yaklaşık 6 ay bu faaliyetleri yapıp sonrasında yayla turizmi ile bir süreklilik sağlamak.
2- Kar ve kış sporları ile ilgili bir merkez oluşturup, tüm bölgeyi ve uluslararası bağlantısını sağlayacak oluşumlar gerçekleştirilmelidir.
3- Ağrı Dağı potansiyeli değerlendirilmelidir. Everest’te tırmanmanın baştan sona yaklaşık maliyeti yaklaşık 40- 45 bin dolardır (Karabulut; 2008:297). Oysa Ağrı Dağı’na bedava tırmanılmaktadır. Bu konuda düzenlemelere ihtiyaç bulunmaktadır. 2011 Universiad’ın Erzurum ilinde gerçekleştirilmesi bir şans olmasına rağmen, bölge bu fırsatı uzun süreli ve kalıcı bir etki yapan etkinliğe çevirememiştir. Çünkü tanıtım faaliyetlerin de bölgenin potansiyellerini etkin sunamamıştır. Bundan sonraki etkinliklerde bölgenin potansiyeli bir bütün olarak sunulmalıdır.
4- Türkiye’ye gelen turistler genellikle ülkelerindeki gelir düzeyi düşük kesimlerden oluşmaktadır (Doru: 2017). Bu nedenle Türkiye’deki kişi başına harcama yaklaşık 650 dolar iken, Dünya ortalaması 1100 dolardır. ABD’de ise bu rakam yaklaşık 2350 dolardır. Bu harcama düşüklüğünü gidermek için üst gelir gruplarına ve mevcut gelenlere yönelik alternatif turizm faaliyetleri (turizm çeşitlemesi) yapmak gerekir. Yani Batıda sadece deniz, kum, güneş; Doğuda ise kış ve yayla turizmi ile yetinmemek gerekir. Örneğin, Erzurum veya bölgenin başka bir il veya ilçesindeki yeşil düzlüklerde bir golf sahası olabilir mi?
5- Turizm sektörü için de devletin Doğu’ya uzun süreli pozitif ayrımcılık yapması sağlanmalıdır. Serbest piyasa ekonomisinin bu bölgede henüz işlemeyeceği bilinmelidir.
6- Kars-Tiflis-Bakü demiryolu turizm amaçlı değerlendirilmedir.
7- Türkiye Turizm Stratejisi 2023’e göre, Türkiye turizminin 2023 yılında 40 milyonun üzerinde turist, yaklaşık 40 milyar dolar dış turizm geliri ve 1000 $ turist başına harcamaya erişilmesi hedeflenmektedir. Bu hedefin yakalanabilmesi için değişik turizm destinasyonlarına ihtiyaç olduğu ve yoğun bir tanıtım ve bölge için de devlet desteğine ihtiyaç olduğu açıktır. Diğer sektörlerde olduğu gibi turizm sektörü de belli bir dönem devlet desteğiyle bölgede canlandırılmalıdır.
8- Türkiye’ye Geliş Amaçlarına Göre Yabancı Turist Oranlarına bakıldığında «gezi, eğlence, sportif ve kültürel amaç» ile gelenlerin oranı 2003 yılında %58, 2019 yılında ise yaklaşık %65’tir. Erzurum ve Doğu Anadolu Bölgesi kış sporları için belki de dünyanın en iyi bölgesidir. Ani, Ağrı Dağı, Çıldır Gölü, Akdamar Adası, Tortum Şelalesi, Muradiye Şelalesi, Meteor Çukuru, Tuzluca Tuz Mağaraları gibi potansiyeller bir bütün halinde sunulabilirse bölge ve ülke turizmi çok kazançlı çıkacaktır.
9- Erzurum ve Doğu Anadolu Bölgesi’nin üstte belirtilen tüm turizm potansiyelleri bir paket halinde ülke ve dünya turizmine sunulurken en önemli ve etkili bir yatırım veya proje, “Doğu Anadolu Tren Ringi” projesi olacaktır. Doğu Ekspresi örneği tüm bölge için değerlendirilecek bir yatırıma dönüştürülmelidir.

Prof. Dr. Kerem KARABULUT