GelişimErzurumYazı

1. Dünya Savaşı Sırasında Erzurum’da Yazılmış Bir Kitap PALANDÖKEN ÇİÇEKLERİ

Enver Paşa, 1914 yılı Eylül ayında Avusturya – Macaristan İmparatorluğu Savaş Bakanlığı’ndan İstanbul’da bulunan askeri temsilci Joseph Pomiankowksi vasıtasıyla belirli sayıda Türk subay ve askerlerinin kayak konusunda eğitilmesi için askeri bir uzman heyetin gönderilmesini talep eder. Başlangıçta spora yönelik bir düşünce olarak gerçekleşen bu eğitim planı Sarıkamış Harekâtı’nın acı ve olumsuz tecrübeleri sonrasında askerî bir nitelik kazanır. Dr. Viktor Pietschmann başkanlığında, Albert Bildstein, Paul Ippen, Dr. Otto Hübner ve Dr. Alexander Maxymowics’den oluşan Avusturyalı kayak heyeti 1915 yılının Ocak ayında Erzurum’a gitmek üzere İstanbul’a gelir. 43 gün süren zorlu bir yolculuk sonrasında heyet 18 Mart 1915 Perşembe günü Erzurum’a ulaşır.
Yeni kurulan kayak teşkilatında görevlendirilen subaylardan birisi de Etnoğrafya Müzesi ve Türk Ocağı Binaları (Ankara Resim ve Heykel Müzesi) ile Türk Mimarlık Tarihi’ne adını yazdıran Mimar Arif Hikmet Koyunoğlu’dur.
1.Millî Mimarî Akımı’nın ikinci kuşak temsilcilerinin en renkli simalarından birisi olan ve farklı konulardaki sıra dışı yetenekleriyle tam anlamıyla nev-i şahsına münhasır bir karakter sahibi olan Arif Hikmet Koyunoğlu, 1. Dünya Savaşı yıllarında yedek subay olarak Erzurum’da bulunmuştur.1 İstanbul’dan Ordu Kumandanlığı’na gelen bir telgrafla Arif Hikmet Bey’in burada kurulacak kayak teşkilatında görevlendirildiği tebliğ edilir. Arif Hikmet Bey’in talebiyle spora meraklı olduğu ve Almanca bildiği belirtilerek Cevat Dursunoğlu’da bu görevlendirmeye dahil edilir. Kurulacak kayak teşkilatında görevlendirilen diğer subaylar Trabzon’lu Kemal Bey, Teğmen Arif Sofya, Ahmet Bey ve Hasip Bey’dir.
Askeri talimgâhlardan sağlam, çevik ve kuvvetli seksen er seçilerek 5 Nisan 1915’de kayak eğitimine başlanır. Kiremitlik Tabyası’nda bir koğuş erlere kışla yapılmak üzere düzenlenir. Kavak Kapısı’nda bir ev de misafirhane olarak Avusturyalı subaylara tahsis edilir. Palandöken Dağları’nın 2510 rakımlı bir tepesinde başlayan kayak eğitimleri ilk mezunlarını Nisan ayı sonunda verir. Eğitimlerini başarıyla tamamlayan iki kayak keşif kolu cepheye gönderilir. İlk eğitimlerin en iyi ilk on kayakçısı ise bir sonraki eğitimlerde öğretici olarak görevlendirilir. Havaların ısınmasıyla eğitim kampı daha sonra 2650 rakıma çıkarılır. 6 subay, 10 astsubay ve 80 erden oluşan Türk Kayak Birliği’nin teşkilinden sonra Avusturyalı subayların eğitimleri 16 Haziran 1915’de tamamlanır.
Die Blumen Von Palandöken – Palandöken Çiçekleri
Türk ordusuna kayak eğitimi vermek için Erzurum’a gelen Avusturyalı subay heyetinin başkanı olan Dr. Viktor Pietchmann Erzurum’da bulunduğu süre içerisinde kayakçılık faaliyetlerinin yanı sıra Palandöken dağlarının bitki örtüsü ile de yakından ilgilenmiştir. Koyunoğlu tarafından botanikçi, Lucias tarafından ise ihtyolog (balık bilimcisi) olduğu belirtilen Pietschmann, Erzurum’da bulunduğu dönemde kayak eğitimi yapılan Palandöken dağlarındaki bitki örtüsünü yakından incelemiştir. Palandöken dağlarından topladığı dünyanın hiçbir yerinde bulunmayan envai çeşitteki çiçeklerin sulu boya resimlerini ve kesitlerini Arif Hikmet Bey’e yaptırarak bunları arşivlemiştir.
Dr. Viktor Pietchmann daha sonra memleketine döndüğünde Arif Hikmet Bey’in çizimleriyle bezeli olarak “Die Blumen Von Palandöken” (Palandöken Çiçekleri) isimli bin sayfalık bir kitap kaleme alır. Koyunoğlu’nun kızı Özcan Gündüz Hanımefendi, Avusturya Kültür Ataşeliğine yazdığı 5 Nisan 1983 tarihli mektubunda Pietschmann tarafından babasına gönderilen bu kitabın akıbetini şöyle anlatmaktadır: “Beraber çalıştığı bir Avusturyalı subay (sanıyorum Victor Piçman) bir botanikçi imiş, babam savaşın durgun anlarında onun Palandöken dağlarında bulduğu değişik çiçeklerin resim ve kesitlerini çizermiş. Savaştan sonra bu zat “Die Blumen Von Palandöken” isimli babamın çizdiği resimlerle bezeli bir kitap yazmış, babama yolladığı nüsha ne yazık ki kayıp, fakat herhalde mevcutları vardır. Türkiye’yi çok ilgilendiren bu kitabı size bildirmeyi faydalı buldum.”
Özcan Gündüz Hanımefendi’nin Avusturya Kültür Ataşeliğine bildirdiği bu kitabı daha önce Beyazşehir Dergisi’nde kaleme aldığımız “Mimar Arif Hikmet Koyunoğlu’nun Erzurum Günleri” başlıklı makalemizde Erzurum kamuoyu ile paylaşmıştık. Kitapla ilgili bu önemli ip ucunu Gelişim Erzurum Dergisi’nin “Palandöken” temalı bu özel sayısında bir kez daha Erzurum kamuoyuna bildirmeyi uygun görüyoruz.
“Die Blumen Von Palandöken” (Palandöken Çiçekleri) isimli bin sayfalık bu eser Atatürk Üniversitesi ve Erzurum Teknik Üniversitesi rektörlükleri tarafından yapılabilecek özel görevlendirmeler ile üniversitelerimizin değerli akademisyenleri tarafından bulunarak ilim alemine ve Erzurum’a kazandırılabilir.

Alparslan KOTAN