Birçoğumuz onu okul yıllarında öğrendiğimiz “Ben bir Türk’üm dinim cinsim uludur..” mısraları ile mârûf “Anadolu’dan Bir Ses yahut Cenge Giderken” adlı şiiri ile hatırlar… Milli Edebiyat akımının öncüsü, Türk Ocakları’nın kurucu Genel Başkanı Milli Şairimiz Mehmed Emin Yurdakul’dan bahsediyoruz elbette. Mehmed Emin Bey’in kaleminden çıkan her mısrada ya vatan ya da millet sevgisini görürüz. Hafızamıza şiir ve nesirleriyle kazınan Mehmed Emin Bey’in edebi kişiliğinin yanı sıra pek az bilinen bir başka yönü daha vardır. Şöyle ki, Mehmed Emin Bey, 1892 yılında yayınladığı “Fazilet ve Asalet” eseriyle bir anda dikkatleri üzerine çekmiştir. Söz konusu eserdeki başarısının bir yansıması olarak Sadrazam Ahmed Cevat Paşa’nın tavsiyesiyle Rüsumat Nezareti’nde memuriyete başlayan Mehmed Emin Bey, devlet memuriyetinde valilik makamına kadar yükselmiştir. Rüsumat Nezareti evrak müdürlüğü görevinin ardından ilk taşra görevi olarak Erzurum Rüsumat Nazırlığı(1907) görevine atanan Mehmed Emin Bey, ardından sırasıyla Trabzon Rüsumat Başmüdürlüğü (1908-1909), Bahriye Nezareti Müsteşarlığı (1909), Hicaz Valiliği (1909-1910) ve Sivas Valiliği (1910-1911) görevlerini yürütmüştür.
Mehmed Emin Bey, 8 Mayıs 1910 tarihinde atandığı Sivas valiliği görevini 15 Ocak 1911 tarihine kadar sürdürmüştür. Erzurum valiliği görevine atandığı 8 Ağustos 1911 tarihine kadar herhangi bir görev üstlenmeyen Mehmed Emin Bey, Erzurum valiliği görevini kendisi gibi bir başka ittihatçı olan Mehmed Celâl Bey’den devralmıştır. 1909 yılının Ağustos ayından beri Erzurum’da vali olarak görev yapan Mehmed Celal Bey, Erzurum’un soğuk ikliminin kendisi üzerindeki olumsuz tesirini mazeret göstererek birkaç defa tayin istemiş ve son olarak Edirne valiliğine atanmıştır. Mehmed Celal Bey’in ardından Erzurum valiliği görevini Ağustos 1912 tarihine kadar sürdüren Mehmed Emin Bey, Erzurum’un gelişimi için çeşitli projeler üretmiştir. Esasen İkinci Meşrutiyet döneminin en yumuşak ve problemsiz dönemi olarak bilinen 1909-1912 yıllarında Erzurum’un genel durumu da genel olarak sorunsuzdu. Bu ortamda şehirdeki gelişim ve değişimi ön plana alan ilk dönem ittihatçı valiler şehrin ulaşım sorununa dikkat çekmişlerdir. Mehmed Emin Bey, genel anlamda Rize-Erzurum yolunun fikir babası olarak bilinse de, onun projeleri bu kadarla sınırlı değildir. Mehmed Emin Bey, Rize-Erzurum yolunun yanı sıra Erzurum Bayezit yolunun açılması, Erzurum-Trabzon Tren yolunun inşası, Erzurum-Ankara tren yolunun yapılması gibi diğer yol projelerinin de öncüsü olmuştur. Erzurum’un Karadeniz ve İran ile bağlanmasına önem veren Mehmed Emin Bey, Erzurum’u güçlü bir ticaret şehri yapmak istemiştir. Erzurum için ürettiği projelerin hayata geçtiğini görmek Mehmed Emin Bey’e nasip olmamıştır. Zira Erzurum valiliği görevini 1 yıl sürdüren Mehmed Emin Bey, görevini Ahmed Reşid Paşa’ya devrederek valilik görevinden emekli ol - muş ve İstanbul’a dönmüştür. 1913 yılında Musul, ardından Şarkîkarahisar (1923), Şebinkarahisar (1927), ve Urfa (1932) vilayetlerinden mebus seçilen Mehmed Emin Bey 14 Ocak 1944 tarihinde vefat etmiştir.
Osmanlı arşiv belgelerinde Anadolu’nun kilit şehri olarak adlandırılan Erzurum, Osmanlı Devleti için önemli bir garnizon ve ticaret şehri olmuştur. Osmanlı Devleti açısından bu denli önemli bir şehrin yöneticilerinin, devrin en parlak şahsiyetleri arasından seçilmesi elbetteki tesadüf değildir. Türk Edebiyatı’nın usta kalemi, Milli Şair Mehmed Emin Yurdakul Bey’in Erzurum valiliği görevini bir müddet ifa etmesi Erzurum tarihi için önemli ve unutulmayacak bir olaydır. Dikkat ! Ekteki arşiv vesikası Mehmed Emin Yurdakul Bey’in Erzurum valiliği görevine atanmasına ait kararnamedir.