ÖNCELİKLE SİZİ TANIMAK İSTERİZ. ALDIĞINIZ EĞİTİMDEN BAHSEDERMİSİNİZ?
Aslen Trabzonlu bir ailenin çocuğu olarak Erzurum’da dünyaya geldim. Çocukluğumu Erzurum’da Demirevler Mahallesinde yaşadım. İlk ve orta öğrenimimi Erzurum’da tamamlayarak, Atatürk Üniversitesi İşletme Fakültesinden mezun oldum. Fakülte mezuniyetim sonrası bankacılık sektöründe ve özel şirketlerde çalıştım. Sonrasında İstanbul’da yaşamaya başladım.
MİMARLIK DÜNYASINDA BUGÜNE KADAR NASIL BİR YOLCULUK YAPTIĞINIZI ANLATIRMISINIZ?
Benim asıl hikayem İstanbul’a geldikten sonra başladı. İstanbul’da üniversite yıllarımdan tanıdığım bir arkadaşımın sayesinde ahşapla, kumaşla ve bunların tasarımlarıyla tanıştım. Zaten yıllardır dekorasyon dizayn konularına yönelik olarak araştırmalar yapıyordum. Aktif olarak ilgilenmeye başlayınca 2 yıl daha okuyarak iç mimar unvanı aldım ve Suadiye semtinde kendime ait tasarım ofisimi açtım. Otel iç dizayn tasarım ve uygulama projeleri başta olmak üzere hastane, ofis yönetim biMART 2021 31 naları ve konut projelerinde de proje oluşturmaya basladım. Projelerin tasarım ve modelleme uygulamasında en büyük destekçilerim firmamızın Amerika Los Angeles şehrinde açtığımız Zarha Mimarlık Şirketinin şubesini yöneten oğullarım Cağlar ve Berkay oldu. Çağlar grafik tasarımı eğitimi aldı. Berkay İç mimarlık eğitiminden sonra inşaat mühendisliği alanında eğitimine devam ediyor. Bu ekip yıllar içinde Türkiye’nin her bölgesinde ve Amerika'nın California Eyaletinde pek çok ciddi projeye imza attı. Hindistan Bombay projemiz hala devam etmektedir. Yurt içi ve yurt dışında birçok projemiz halen devam ediyor.
MİMARLIK MESLEĞİNE NASIL BAKIYORSUNUZ. SİZCE MESLEKTE BAŞARI İÇİN YETENEK VE BİLGİDEN BAĞIMSIZ OLARAK KARAKTER NE KADAR ÖNEMLİ? BİR MİMAR İÇİN SİZCE OLMAZSA OLMAZ NEDİR?
Bu meslek öncelikle kişide çok güçlü bir hayal gücü gerektiriyor. Ama daha da önemlisi sabır. Çok sabır gerektiren bir meslek bizim yaptığımız. Okullarda alınan teknik mimarı eğitiminin yanında önemli olan şey hayal gücünüzü doğru bir şekilde kullanmak ve müşteri psikolojisini doğru bir şekilde çözmek. Her proje ayrı bir dünyadır. Hiçbiri birbirine benzemeyen bu dünyalarda her şey tabiri caizse sıfırdan inşa edilir. Her seferinde hayal gücünüzü sıfır noktasından başlatmak zorundasınız. Ama bir mimar için bence en önemli konu müşteriyi çok iyi tanıması ve müşterinin beklentilerini çok iyi anlaması. Çünkü onun da bir hayali var ve belki de sizin düşündüklerinizle hiç uyuşmuyor. Müşteriyi anlamak ve ikna etmek... Bence en önemli nokta bu.
ÜLKEMİZDE İÇ MİMARLIK SEKTÖRÜ HAKKINDA Kİ DÜŞÜNCELERİNİZ NELERDİR?
Mesleğin ülkemizde halen daha gereken saygı ve değeri gördüğüne inanmıyorum. Uzun zaman emek verdiğiniz projenizi sahiplenen ve kendi emeği gibi kullanan pek çok insan var. Ayrıca eline birkaç dergi ve malzeme dökümü alan meslek dışı pek cok insan maalesef bu kulvarda iş yapıyor. Ancak son zamanlarda özellikle de inşaat sektörünün hızlı büyümesi sebebiyle bu konuda kendini çok iyi geliştirmiş ülkeler örnek alınmaya başlandı. Bu noktada iç mimaride onem kazanmaya başladı çok şükür diyelim.
MESLEKTE İDOLÜM DEDİĞİNİZ BİRİ VAR MI?
Mesleğe başlarken kendime Türkiye ve dünyanın en usta seramik sanatçısı Füreya KURAL’ ı idol olarak almıştım. Onun hayat hikâyesi ve 37 yaşından sonra başladığı seramik işinde dünya sanatçısı olması bazı şeylere başlamak için hiçte geç kalmadığımı bana göstermişti. Onun yaptıklarından ilham alarak ben de hayatımda ikinci bir yola girdim. Şu an geldiğim noktada kendim adına çok mutluyum. Bundan memnunum ama daha öğrenecek ve yapacak çok şeyim olduğuna inanıyorum.
PEKİ, MESLEK HAYATIM BOYUNCA MUTLAKA TASARLAMALIYIM DEDİĞİNİZ BİR MEKAN VAR MI?
Bir şeyi çok istiyorum. Ancak bu isteğimle ilgili bugüne kadar en küçük bir adım dahi atamadım. Erzurum’ un eski evlerinin bulunduğu bir mahalleyi restore ederek bir sokak oluşturmak ve bu sokakta kurtarabildiğimiz evleri butik otel vs. mekânlara dönüştürerek hem tarihi dokuyu korumak hem de kente bir değer katmak istiyorum. Maalesef bu isteğimi gerçekleştirmek için bana yardımcı olabilecek hiçbir kuruma ulaşamadım. Tarihi mekanlarda çalışmak bana ayrı bir duygu katıyor. Haydarpaşa’da eski tıbbiye mektebi olan binayı Marmara Üniversitesi Rektörlük Binası olarak düzenlemiştim. Bu projede çalışırken o tarih kokan koridorlarda yürümek bile ayrı bir haz verdi bana.
ISINIZIN ZORLUKLARI VE GUZELLIKLERINE DEGINECEK OLURSAK BU KONUDA NELER SOYLEMEK ISTERSINIZ VE KARIYENIZI SEKILLENDIRME ASAMASINDA OLAN GENC MIMAR VE MIMAR ADAYLARINA NELER SOYLEMEK ISTESINIZ?
Bu meslek tamamen hayallerle baslayan bir meslek oldugu için sizin hayallerinizi başkalarına somut olarak aktarabilmek en büyük zorluk bence... Ucu olmayan sonsuz bır platformda ortak bir yer yakalamak müşteriyi anlamak ve onunda sizi anlamasına imkan vermek en büyük adım. Genç arkadaslar bu işin ilk olarak bir sabır işi olduğunu kabul ederek başlamalılar. Maalesef beyin hiç durmuyor. gece gündüz projenin içinde yaşıyorsunuz. Zaman kavramı yok. Şantiyelerde zor şartlar var. Müşteri memnuyeti çok başka bir olay. Yani sabır sabır sabır... Genç arkadaşlar teknolojiyi cok iyi kullanıyorlar. Artık sunumlar sanal ortamlarda yapılıyor. Birkaç yabancı dil bilmek artık mecburi. Bu konuda çok iyi olduklarına inanıyorum. Son olarak şunu diyebilirim. Azimle ve istekle yapılan hiçbir iş sonuçsuz kalmıyor. YETER Kİ İSTE... Derginizin bu sayısında bana da yer verdiğiniz için teşekkür ederim.