Turizm sektöründeki başarıları ile adından sıkça söz ettiren Polat Erzurum Resort Hotel Müdürü Nuh SEÇER ile keyifli bir söyleşi gerçekleştirdik. Polat Erzurum Resort kaliteli hizmeti ile tatil severlere çok daha fazlasını sunuyor. Bölgenin en iyi otelleri arasında yer alan otel hakkında bilgiler veren başarılı yönetici Nuh SEÇER ile yaptığımız bu keyifli söyleşiyi siz değerli okurlarımız ile paylaşıyoruz.
Sizi kısaca tanıyabilir miyiz?
İsmim Nuh Seçer. 1977 Erzurum doğumluyum. Atatürk Üniversitesi Turizm ve Otelcilik Fakültesi mezunuyum. 27 yıldır bu sektörün içerisindeyim. 2000 yılından bu yana Polat Turizm Otelcilik bünyesinde yer alan Polat Erzurum Resort Hotel ‘de çalışmaktayım.
5 yıldızlı bir otelin yöneticisi nasıl yaşar, işi nedir, otelde nasıl bir hayat vardır?
Otel, insanların yaşamının odak noktasında bir yaşam alanıdır. Geçmiş çağlarda insanların seyahat ettikleri zaman konakladıkları, ihtiyaçlarını giderdikleri kervansaray dediğimiz yapıların yerini modern zamanda oteller aldı. Otel yöneticileri otel ile birlikte yaşar. Otelcilikte otele giriş saatiniz bellidir, fakat otelden çıkış saatinizin tam bir karşılığı yoktur. Ne zaman ki herkes uyur, yönetici de o zaman evine gider veya odasına geçer. Otelde iş bağlamında yaşanan hayata gelince otel türlerinden bahsetmekte fayda vardır. Bu türleri tatil otelciliği, sağlık otelciliği, şehir otelciliği ve kongre otelciliği şeklinde ayırabiliriz. Yaptığınız otelcilik türüne göre yanıtlanabilecek soru bu. Kongre otelciliğinde yapboz çoktur. Grup girmeden bir gün önce bazen iki gün önce onların ön hazırlıkları gelen acente ile birlikte yapılır. Eğer tatil oteli iseniz birkaç ay öncesinden gelecek olan misafirlere yönelik hazırlıklarınız başlar. Biz kış oteliyiz. Mesela yaklaşık bir buçuk aydan beri pistlerle, karlamalarla ve tesislerle alakalı planlamalarımız, hazırlarımız devam ediyor. Ne zaman biter? Hiçbir zaman bitmez. Bu sirkülasyon bir şekilde devam eder. Yani otel yaşayan bir varlık aslında. Siz girdiğiniz zaman oteli yaşıyor görürsünüz. Siz gittiğiniz zaman da buradaki hayat devam eder. Mesela ben yiyecek içecek kökenli bir yöneticiyim. Ben her zaman şunu söylüyorum: “Biz yılda 50 tane düğün yapıyorsak 50 kişiyle birlikte evleniyoruz.” Otelcilik böyle bir şey.
Oteliniz hakkında bilgi alabilir miyiz?
Otelimiz, İbrahim Polat Holding bünyesinde çalışmalarını yürüten oteller grubunun içerisinde yer almaktadır. Grubumuzun üç oteli var. Bu otellerden ikisi İstanbul sınırları içerisinde; biri Yeşilköy de Yeşilyurt’ta. Polat Rönesans İstanbul adıyla ikincisi de Beşiktaş’ta Balmumcu’da Rönesans Polat Bosphorus ismiyle misafirlerine hizmet etmektedir. Üçüncü otelimiz ise Polat Erzurum Resort Hotel adıyla Erzurum’da hizmet vermekte. İbrahim Bey ve Adnan Bey’in Erzurumlu olmaları Erzurum’da böyle bir yatırımın yapılmasının en önemli sebebidir. Bundan 7 yıl öncesine kadar bizde dünyanın en büyük zincirlerinden biri olan Marriott grubuna bağlı Rönesans otelciliği yapıyorduk ama daha sonra biz ayrıldık ve kendi bünyemizdeki kendi markamız oluşturduk.
Otelinizin hizmet ve fiyat politikası hakkında bilgi alabilir miyiz?
Bizim ana amacımız konaklayan herkese ev ortamında güzel bir hizmet sunabilmektir. Kısaca söylemek gerekirse Deluxe High Class bir otelcilikten ziyade misafirlerimize evlerinin salonundaymış gibi bir hissi tattırmak istiyoruz. Fiyat politikamıza gelince biz sonuçta ticari bir işletmeyiz. Kendi markamızın değeri ortada. Vermediğiniz hizmetin ücretini almak gibi bir gayemiz hiçbir zaman olmamıştır. Yönetim Kurulu Başkanımız ve Onursal Başkanımız İbrahim Bey’in de her zaman talimatı da böyle olmuştur. Şunu da belirtmek isterim ki Erzurum’da sunduğumuz hizmetin karşılığı Türkiye’nin başka bir yerinde olsaydı TL üzerinden çalıştığımız fiyat Dolar belki de Euro bazlı olacaktı. Halbuki buradaki amacımız Erzurum’a Erzurum insanına hizmet etmek. Erzurum’a gelen insanların Erzurum hakkındaki olumlu fikirlerinin oluşmasına yardımcı olmak. Biz mesela burada cağ kebabı yapıyoruz haftada 6 gün. Amacımız cağ kebabı satmak değil. Buradan vakti olmayıp da şehir merkezine gidemeyen insanlara bakın Erzurum’un böyle lezzetleri var diyebilmek. Gayemiz onu satmak değil sunmak. Kısaca Erzurum’da cüzi bir kar üzerine kurulu fiyat politikamız var diyebilirim.
Otelinizi rakiplerinizden farklı kılan özellikler nelerdir?
Turizm sektöründe rakip diye bir şey yok. Turizm destinasyon işidir. Palandöken bir destinasyondur. Yani siz varsınız ve sizinle birlikte diğer oteller var. Herkes bu pastaya bir şeyler katmak zorunda ki misafir ağırlayabilsin. İş yapabilsin. Herkesin bir fiyatı vardır. Örnek vermek gerekirse bizim fiyatımız günlük 300 lira ise alttaki otelin 350 lira ise onlar kendi bedellerini öyle belirlemiştir. Zaten serbest piyasa ve serbest ekonomi koşulları bunu gerektiriyor. Biz kesinlikle hiçbir zaman rakip olarak görmüyoruz, aradaki tatlı yarışı ise rekabet olarak görüyoruz.
Erzurum’da turizm sektörünün avantaj ve dezavantajlarından bahseder misiniz? Türkiye’de ki kayak turizmi içerisinde Palandöken, mekanik tesis altyapısı olarak en geç yatırım yapılan dağ. Palandöken özellikle son 10 yıl içerisinde marka değerini kat be kat artırdı. Erzurum’un turizm konusunda diğer turizm bölgelerine göre birçok artısı var. Örneğin havaalanı ile şehir ve havaalanı ile oteller yani dağ arasında araçla 15 dakika yaklaşık 20 kilometre bir mesafe var. Misafir İstanbul’dan biniyor 1 saat 45 dakika yolculuk 20 dakikada otel 2 saat 10 dakika sonra pistlerde. Bugün Uludağ İstanbul’a çok yakın ama Erzurum’un bu imkanı orada yok. Kartalkaya’da aynı şekilde. Palandöken’in artıları bunlar. Elbette dezavantajlar da var. Coğrafi koşullar nedeniyle havaalanı problemi yaşanabiliyordu. Bu problem, Cat3 programının yapılmasıyla aşıldı gibi. Dezavantajlarından biride kayak turizmini yapan insan sayısının bölgemizde az olması. Bu otel açıldığı zaman Türkiye’de 300.000 insan kayak yapıyordu. Bugün Türkiye’de bu sayı çok arttı. Bu potrföyün %50 den fazlası İstanbul, İzmir ve Ankara bölgelerinde. Bu bölgelere yakın kayak tesisleri var. Bu tesisler Kayseri, Kartal Kaya, Uludağ yerleşkelerindedir. Kayak yapacak kişiler uçaktan ziyade araçlarıyla da buralara seyahat edebiliyorlar Bu da Erzurum’un dezavantajıdır.
Erzurum’da özellikle kış turizmi için öngörüleriniz nelerdir? Erzurum’da turizmin geleceğini nasıl görüyorsunuz? Turizm, her ülkenin bacasız fabrikası. Ülke gelirlerinin en büyük kalemi sanayi, üretim ve tarım dışında turizmle oluyor. Pandemi sürecinde bir virüsün ülkeleri ne hale soktuğunu hep beraber gördük. Bugün sabah ben Rusya ile ilgili bir haber okuduğumda Rusya’daki tur operatörlerinin birliğinin koordinatörü şunu söylüyor: “Rusya’da Turizmde bir önceki yıla göre yüzde seksen daralma var. Rusya yurt dışına çok turist gönderen bir ülke. Dolar ve Euro olarak yakışı 300 milyon üzerinde bir harcama limitleri var. Bunu yüzde seksen kıstıklarını söylüyorlar. İyi olacak inşallah. Şöyle söyleyeyim özellikle Erzurum olarak son 5 yıldır Büyükşehir Belediyesinin dağa yaptığı yatırımlarla ile turizmde geleceğe yönelik olarak ümit veriyor. Şu ana kadar özellikle Rus pazarından yaptığımız görüşmeler oldukça olumlu ve sevindirici. Son 6 yıldır ilimize sadece 2 periyotta yılbaşı ve yılbaşı sonrası 10 günde bir Rus turist kafilesi geliyordu. Fakat inşallah bu sene Aralık ayının 25’i ile başlayıp ta ki Martın sonuna kadar Back-To-Back sürecek Rus Kafileleri var.
Şehrimizde turizm potansiyelinin artırılması için neler yapılabilir? Şehrin bu işi daha benimsemesi lazım. Bundan 20 yıl önce yola çıktığımız da bu şehirde askeri bir havaalanı vardı. Sivil bir havaalanı yoktu. Ama bugün bir gece uçuşlarının bile yapılabildiği bir havalimanımız var. Bunu Cat 3 sistemi sağladı. Şehrimizde turizmi sadece otelciler değil bütün şehrin edip sahiplenmesi gerekiyor. Şehirdeki kebapçıdan hediyelik eşyacıya, çay ocağına varıncaya kadar biraz kendimizi toparlanmamız ve silkelememiz lazım. Esnafın gidip Turizm İl Müdürlüğünü biraz rahatsız etmesi lazım. Yani bundan 10 yıl önce falan şehirdeki bazı esnaflar gelirdi. Otelde ya biz bir şeyler yapmak istiyoruz bizimde işyerimize turist gelsin. Biz nasıl yapalım? gibi sorular sorup fikrimizi alıyorlardı. İnsanlar gidecekleri yerleri artık internetten sosyal medyadan çok iyi takip ediyorlar. Nerede ne yiyilir? Mesela dün benim şehir dışından gelen bir misafirim vardı. Ben Onu yemeğe götürmek istediğim zaman bana şehirdeki bir İskenderciden bahsetti. “Ben bunun her gün videosunu görüyorum. Oraya gitmek istiyorum” dedi. Hâlbuki benim o esnada Onu oraya götürme gibi düşüncem yoktu, aklımda da değildi. Ama bu sosyal medyadan Onu takip ettiği için Onu oraya götürdüm. Demek ki yapılan her şeyi dünyanın her yerinde insanlar takip edebiliyor. Erzurum’un bunu iyi fizibilite etmesi lazım. Sayın Valimiz, Büyükşehir Belediye Başkanımız bu tür şeyleri çok açık. Kötü anlamda değil yani iyi anlamda diyorum Turizm İl Müdürlüğünün kapısını esnafımızın gidip aşındırması lazım.
Son olarak söylemek istedikleriniz nelerdir? Son olarak umarım 2020 yılında yaşadığımız Pandemi süreci başta ülkemiz olmak üzere bütün dünyada hızlı bir şekilde bitip sonlanır. Bu sayede sektörde 2008 yılı ile 2018 yılı arasındaki her yıl üstüne koyarak ilerleme gösterdiğimiz yıllara geri dönebiliriz.