GelişimErzurumYazı

NEV?N GÜNGÖR ERGAN

F?nd?ko?lu Türk sosyolojisinde bir ekol kurmu?tur. O, hayat? boyunca yerli ve millî bir dü?ünce gelene?i kurmak hedefine yönelik olarak çal??m??, bu yolla Türk toplumunun sosyo-kültürel bütünle?mesi, milletle?mesi, demokratikle?erek kalk?nmas? ve geli?mesi temel amac?na yönelik olarak, geceli gündüzlü çal??malar?yla, sosyal bilimlerin çe?itli dallar?nda, hemen her konuda 3000’in üzerinde eser ortaya koymu?tur.
1. Söyle?imize ba?larken öncelikle te?ekkür ederiz size. Ziyaeddin Fahri F?nd?ko?lu’nun hayat? ve yeti?ti?i muhit hakk?nda neler söylersiniz?
NGE: Ziyaeddin Fahri [F?nd?ko?lu] 1901’de Erzurum’un Tortum ilçesinin Çaml?yamaç köyünde do?mu?. Babas? Halil Fahri 1860’da Tortum’da do?mu?, çe?itli illerde kad?l?k yapm??. Annesi Zehra Han?m 1865’te Tortum’da do?mu?, dindar bir insan olarak ya?am??, ?kinci Dünya Sava?? s?ras?nda Arnavutluk ve M?s?r üzerinden gitti?i Hicaz’da vefat etmi?. Babas?n?n memuriyeti ve o y?llarda Do?u Anadolu’nun sava? ve göç olaylar?n? ya?amas? nedeniyle çocuklu?u sürekli yer de?i?tirmelerle geçmi?.
F?nd?ko?lu ?lkö?renimini Erzincan ve Hakkâri’de yapm??, Malatya ?dadisi’nden sonra Kayseri Sultanisi’nde ba?lad??? orta ö?renimine ?stanbul Gelembevi Sultanisi’nde devam etmi?. 1922’de ?stanbul’da Posta-Telgraf Mektebi’inden, 1924’te ?stanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nden mezun olmu?. 1924-1929 y?llar? aras?nda çe?itli illerde lise ö?retmenli?i yapm??. 1930’da tahsil için Avrupa’ya-Strasburg’a gönderilmi?. 1933’te ikinci felsefe lisans?n? tamamlam??, bu arada Türkiye’ye gelerek ?stanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi ?çtimaiyat ve Ahlâk doçentli?i görevine ba?lam??. Bu göreve k?sa bir süre devam ettikten sonra tekrar Strasburg’a dönerek Ziya Gökalp ve Türk Aile Hukuku üzerine haz?rlamakta oldu?u sosyoloji doktora tezini 1935’te tamamlam??. 1936’da Doktor ünvan? ile ?stanbul Üniversitesi’ndeki doçentlik görevine dönmü?. 1937’de ?stanbul Üniversitesi ?ktisat Fakültesi Sosyoloji, Sosyal Siyaset ve Komün Bilgisi Doçentli?ine atanm??. Bu görevini sürdürürken bir yandan da Gerhard Kessler’in yan?nda tercüme i?leriyle u?ra??yor. 1942 y?l?nda Profesörlü?e, 1958’de Ordinaryüslü?e yükseltilmi?. 1947-1949 y?llar? aras?nda ?stanbul Üniversitesi ?ktisat Fakültesi Dekanl??? yapm??, ayr?ca ?stanbul Üniversitesi ?ktisat ve ?çtimaiyat Enstitüsü Müdürlü?ü ve Gazetecilik Enstitüsü Müdürlü?ünde bulunmu?. 1973’te emekliye ayr?l?ncaya kadar ?stanbul Üniversitesi ?ktisat Fakültesinde ö?retim üyeli?i ve kürsü ba?kanl???n? sürdürmü?.
1936’da ?stanbul Üniversitesi Felsefe bölümü mezunu Efser Mansuro?lu ile evlenen F?nd?ko?lu’nun iki o?lu bir k?z? bulunuyor. 1940 do?umlu Emin F?nd?ko?lu caz müzi?i sanatç?s?, 1942 do?umlu P?nar F?nd?ko?lu t?p doktoru, 1949 do?umlu Ali Halil F?nd?ko?lu tekstil mühendisi.
F?nd?ko?lu a??r? yorgunluk nedeniyle 16 Aral?k 1971 günü kalp krizi geçirmi?. 1974’te 15 Kas?m? 16 Kas?ma ba?layan gece ?stanbul’da vefat etmi?. Frans?zca, ?ngilizce, Almanca ve k?smen Arapça bilmekteydi. Bibliyografyas?nda 3595 adet eseri tespit edilmi?. 10774 ciltlik kütüphanesini Erzurum Atatürk Üniversitesi’ne ba???lam??t?r.
2.F?nd?ko?lu isminin an?ld??? her yerde Ziya Gökalp’ten de bahsedilir. F?nd?ko?lu ve Gökalp ba?lant?s? hakk?ndaki dü?üncelerinizi ö?renebilir miyiz?
NGE: Ziya Gökalp bizim ilk sosyolo?umuz. Ayn? zamanda kurucu sosyolo?umuz. 1914’te Darülfünun’da dünyan?n ikinci sosyoloji kürsüsünü kuruyor. Türkiye Cumhuriyeti ulus-devletinin kurulu?unun da fikri zeminini haz?rl?yor. Önce o da Prens Sabahaddin gibi Osmanl?’y? kurtarmaya çal???yor. Ancak dünyadaki geli?melere bak?yor, Frans?z ?htilali’nden sonra milliyetçilik duygular?n?n imparatorluklar? sarst???n? görüyor. ?çinde birçok milleti bar?nd?ran Osmanl? ?mparatorlu?u da bu sars?nt?dan pay?n? al?yor. Yunanistan, Arnavutluk, Balkanlar, Arap milletleri, … teker teker ulus devletlerini kurarak Osmanl?’dan ayr?l?yor.
Gökalp imparatorluklar?n kal?c? toplum tipi olmad?klar?n? görüyor. ?mparatorlu?un içinde kalan Türklerden bir ulus devlet kurman?n fikrî zeminini haz?rl?yor. II. Me?rutiyet döneminde Osmanl?’n?n içinde bulundu?u durumdan nas?l kurtar?laca?? ile ilgili birçok fikir ak?m? ortaya at?l?yor; bat?c?l?k, ?slamc?l?k, Türkçülük, Osmanl?c?l?k, sosyalizm gibi… Gökalp, Türkçü ak?m?n içinde. Gökalp kendi imkânlar?yla Frans?zca’y? ö?reniyor, Frans?z sosyologlar?n?, özellikle Emile Durkheim’?n dayan??mac? sistemini esas al?yor. Sosyolojinin konusunu ve metodunu onun sisteminden al?yor, ancak Türkiye’deki zaman?n üç güçlü fikir ak?m?n? sentezleyerek, Türkle?mek, ?slamla?mak, Ça?da?la?mak formülünü Türk sosyo-kültürel yap?s?n? bütünle?tirme formülü olarak tasarl?yor.
Gökalp kurulu? dönemi sosyolo?u, onun sosyolojik çal??malar?nda iki amac? var: Türkiye’de yerli ve millî bir dü?ünce gelene?i kurmak, milletle?meyi sa?lamak. Atatürk ink?lâplar?n?n temelinde Gökalp’?n Türkçülü?ün Esaslar?’ndaki fikirleri var. F?nd?ko?lu ikinci nesil Türk sosyolo?u. Onun yaz? hayat?na ba?lad??? dönemde ulus devlet kurulmu?, ink?lâplar gerçekle?tirilmi?; ancak milletle?menin sa?lanmas?, ink?lâplar?n halka benimsetilmesi, çok say?daki yayg?n probleme çözüm üretilmesi, … gerekiyor.
F?nd?ko?lu metot konusunda Gökalp’?n sosyolojik determinizminden ayr?l?yor, hocas? Mehmet ?zzet gibi, sosyal olay ve olgular?n aç?klanmas?nda toplumun yan?nda ferdî iradenin rolünü de belirtmi? oluyor. Gökalp’?n Türkçülük üzerine görü?lerinden etkileniyor. Kendi deyimleriyle “ink?lap Türkiye’si”nde/ “Cumhuriyet Türkiye’si”nde yerli ve millî nitelikte, ilmî ve felsefî bir dü?ünce gelene?i kurmak, Türkiye’nin çözüm bekleyen çok say?da problemi için fikir üretmek, milletle?meyi sa?lamak hedeflerine Gökalp’?n b?rakt??? yerden, onun fikirlerini zaman?n, mekân?n ve ?artlar?n gerektirdi?i ?ekilde daha da geli?tirip geni?leterek gelene?i devam ettirmeye çal???yor.
F?nd?ko?lu 1936’da verdi?i bir konferansta Gökalp’? bir ç???r aç?c? olarak nitelendiriyor. “Yirminci asr?n ba?lar?nda içtimaî bünyemizde sessizce kopan felsefî ihtilal, dinî otoriteye dayanan fikircili?i y?kt?. Gökalp’?n elindeki mukaddes ate? [millî mefkûreyi kastediyor] hepimize fikir tarihimizin yeni bir fasla girdi?ini ihtar etti. Bu ate? bir bak?ma Descartes’in Frans?z, Kant’?n Alman felsefelerinde yakt??? ate?ten farks?zd?r.”7 diyor.
F?nd?ko?lu’na göre Gökalp dü?ünce tarihimizde bir dönüm noktas?d?r; toplumsal meselelerde skolastisizm onunla son bulmu?tur, genellikle bilim zihniyeti onunla ba?lar görünmektedir.
“As?l Avrupa’y? gören, Avrupa’y? gözleriyle görmeyen fakat basiretiyle okuyan Diyarbekirli Ziya’d?r. Gökalp’taki bu Avrupa’l? taraf?, ilme iman ve usule ba?l?l?k taraf?n? nas?l izah etmeli?. Türkiyatç? Avrupal?lar bu nokta kar??s?nda hayrand?rlar. ?çlerinden ço?u bu hayranl?k hissile Ziya için: --Acaba Türkiyeli mi? Türk mü? Sorgusunu sormaktan çekinmezler. …. Avrupal?n?n, bu biricik garp kafal? Türk mütefekkiri kar??s?ndaki hayranl???na yar?nki nesillerimiz daha yak?ndan i?tirak edeceklerdir”.8 F?nd?ko?lu ilmen ve usulen bu kadar takdir etti?i Gökalp’?n eksik yanlar?n? da görüyor ve ele?tiriyor. “Gökalp içtimaiyatç?l???n? bir an’ane halinde ya?atmak, onu oldu?u gibi metodolojik hatalar?yla ve a??r?l?klar?yla de?il, tersine geni?leterek ve ondan büsbütün ba?ka felsefe ve sosyoloji telakkilerine giden yollar? bularak ilerletmek demektir. Bir fikir an’anesi böyle kurulur ve ya?ar.”9 … “T?pk? olimpiyatlardaki ate?i memleketten memlekete götüren beden sporcusu gibi, Gökalp’?n elinde ‘ilim a?k?’ ve ‘memleket sevgisi’ ile halelenmi? olan mukaddes ate?i k?v?lc?mland?r?p Türk nesilleri aras?nda canl? bulunduracak bir mütefekkirler nesline, bir fikir sporcular? kafilesine ihtiyac?m?z var.”
F?nd?ko?lu’nun bu dile?i bugün gerçekle?mi? durumda. Bugün ?stanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümünü kendi isimlendirmeleri ile Yerli Sosyoloji Ekolü olarak, ?stanbul Üniversitesi ?ktisat Fakültesi Sosyoloji Ekolünü de Millî ?n?ac? Sosyoloji Ekolü olarak adland?rabiliriz. Her iki ekol de Gökalp’?n fikirlerinden kök alm??t?r. Yine Türk toplum yap?s?n? Merkez-Çevre Modeli ile aç?klayan sosyologlardan Orhan Türkdo?an bu modeli Gökalp’?n “Halka Do?ru” görü?üne dayand?r?r. Ayr?ca fikirlerine kat?lan ya da kat?lmayan çok say?da Türk sosyolo?u belli konulardaki fikirlerini aç?klarken Ziya Gökalp’?n görü?lerine at?fta bulunmaktad?rlar.
3.F?nd?ko?lu Türkiye’de sosyoloji tarihini dönemle?tiriyor. “Popüler sosyoloji Devri” diye isimlendirdi?i dönemde sosyologlar yok daha. Sosyoloji atasözleri, mitler, efsaneler ile folklorik olarak var. Sosyolojik dü?üncenin ilk safhas? ilk sosyolo?un ortaya ç?kmas?yla ba?lat?l?yor. F?nd?ko?lu’na göre ilk Türk sosyolog Farabi. Bu hususlarda neler söylersiniz?
NGE: F?nd?ko?lu Türkiye Liselerinin Sosyoloji ö?retmenlerinden bir grup ile 1958’de seminer çal??mas? olarak yapt??? “Sosyoloji Sohbetleri”nde11 bu konuyu ?öyle aç?klar: ?u veya bu ülke söz konusu olmaks?z?n sosyoloji tarihi henüz ?ahsiyetlerin ortaya ç?kmad??? ilk devrelerde ba?lar. Folklorculara göre bu “folklorik safha”- d?r. Frans?z sosyologlar?ndan Bougle’ye göre bu devre “popüler sosyoloji devresi”dir, Alman sosyolo?u Tönnies’e göre “cemaat hayat?ndaki sosyoloji”dir, Durkheim sosyolojisine göre “mekanik dayan??mal? toplumlar devresi sosyolojisi”dir. Ortada ne belli bir sosyolog, ne de bir sosyoloji sistemi vard?r. Her toplulukta bütün toplumsal meseleler için birtak?m kurallar, emirler vard?r; bunlar yaz?l? de?ildir, ancak mevcutturlar ve bunlara uyulur. O halde Türkiye’de sosyoloji tarihi denilince öncelikle bir popüler sosyoloji devri dü?ünmek gerekir.
F?nd?ko?lu’na göre Türk sosyoloji tarihinde fert ve ?ahsiyet olarak ilk ortaya ç?kan isimler Farabi, Ka?garl? Mahmut ve Yusuf Has Hacip’tir. Ka?garl? Mahmut ve Yusuf Has Hacip daha çok edebiyat ve dil alan?nda tan?nm??lard?r ama Farabi dünya sosyoloji tarihine de mal olmu? bir isimdir. Farabi’nin pek çok eseri aras?nda özellikle El Medine-t-ül Faz?la (Faziletli ?ehir) adl? eseri bir sosyoloji vesikas?d?r. Yusuf Has Hacip’in Kutadgu Bilig ve Ka?garl? Mahmut’un Divan-ü Lügat-üt Türk isimli eserleri de sosyolojik analizlere konu edilmelidir.
F?nd?ko?lu’na göre XVI. yüzy?lla ba?layan geli?mede toplumsal meseleler “Siyasetnamecilik” ile “Tarihçilik” veya “Vakanüvisçilik” olmak üzere iki ak?m çerçevesinde tart???l?yor: Siyasetnamecilik ak?m? Aristo’ya atfedilen ve Müslüman Do?u âleminde me?hur olan Siyasetname tarz?nda yaz?lm??, genellikle devrin padi?ahlar?na ithaf edilen nasihat ve ö?üt bro?ürlerinin/eserlerinin do?mas?na yol açm??t?r. Sonradan Koçi Bey ile ba?layan “Layihac?l?k” da bu kadro içinde dü?ünülebilir.
Tarihçilik veya Vakanüvisçilik Osmanl? tarihçileriyle ortaya ç?kar. Bu tarihçiler içinde Kâtip Çelebi, Nâima gibi önemli isimler devirlerinin toplumsal meselelerini incelemi? olan Türk Sosyoloji tarihinin önemli isimleri olarak gösterilebilir. XVI. yüzy?ldan sonraki bir k?s?m tarihçilerimiz o günkü Bat? dünyas?nda sosyolojinin Auguste Comte’dan önce ilk kurucusu olarak kabul edilen ?bni Haldun’a ba?l?d?rlar.
F?nd?ko?lu’na göre Avrupa ile temas?m?z?n ilk safhas? olan XIX. Yüzy?l?n ilk yar?s?nda ekonomik ve siyasî nitelikli sosyal doktrinlerle ilgileniyoruz. Mesela 1838’de aç?lan Mekteb-i T?bbiye-i Aliye’de bir ?talyan ve onun Türkçe tercüman? Saint Simon sosyolojisinden bahsediyor. Daha sonralar? Jean B. Say’?n fikirleri bir tasar? halinde Sultan Abdülmecid’e sunuluyor. Siyasî alanda Montesquieu ve Rousseau ilgi uyand?r?yor.
Avrupa ile temas?m?z?n ürünü olan sosyolojik dü?üncenin XIX. Yüzy?l?n sonuna do?ru olan ikinci yar?s?nda teorik amaçlara do?ru kay?yoruz. O zaman?n Türkiye’sinde Avrupa demek Fransa demek oldu?una göre, dü?ünce modellerimizi Fransa’dan almaya devam ediyoruz: Auguste Comte Modelini Ahmet R?za, Frederic Le Play Modelini Prens Sabahaddin ve Emile Durkheim Modelini Ziya Gökalp temsil ediyorlar, bu modellerden faydalanarak Türk toplum yap?s? üzerine çal??malar?n? sürdürüyorlar.
F?nd?ko?lu’nun Türkiye’de sosyoloji üzerine çizdi?i bu panorama 1914 y?l?nda ?stanbul Darülfünunu’nda Ziya Gökalp taraf?ndan sosyolojinin kurulmas?ndan sonra burada kimlerin ders verdi?i, kimlerin Türk sosyolojisine nas?l katk?da bulunduklar?na ili?kin aç?klamalarla devam ediyor. …
4. F?nd?ko?lu Co?rafyac? doktrin, Biyolojik, Psikolojik sosyoloji doktrinlerini ele?tiriyor. ?ndirgemecili?i kabul etmiyor. F?nd?ko?lu’nun sosyoloji ve sosyoloji tarihi hakk?ndaki dü?ünceleri hakk?nda neler söylenebilir?
NGE: F?nd?ko?lu’na göre sosyolojinin konusu “toplum” veya “toplumsall?klar”, “sosyal realite”dir. Sosyal Realite, realiteler serisi içinde ayr? bir varl??a sahiptir; co?rafî, biyolojik, psikolojik realitelere indirgenemez. Sosyolog ara?t?rmalar?nda kendine özgü bir varl??? olan bu sosyal “?ey”i aramal?d?r. Bu realite bir bütün olarak ele al?nd???nda, onun sosyal parças? di?er parçalar? ile meselâ biyolojik, co?rafî, psikolojik taraflar? ile karma??k ili?kiler içindedir. Bu ili?kilerden her biri sosyolojinin k?sa tarihçesi içinde de?i?ik doktrinlerin ortaya ç?kmas?na sebep olmu?tur. Bunlardan co?rafyac?lar sosyal’i tabiî’ye indirgeyerek, biyolojik görü?tekiler sosyal’i hayatî /organik’e indirgeyerek, psikolojistler sosyal’i ferdî’ye indirgeyerek aç?klamaya çal??m??lard?r. Sosyolojik görü?tekiler ise sosyal’i ba?l? ba??na ve kendi kendine var olan ayr? bir realite olarak ele almakta, bir ba?ka aç?dan di?erlerinin dü?tükleri hataya dü?mekte, sosyolojizm yapmaktad?rlar. Oysa sosyal realitenin di?er realitelerle karma??k ili?kiler içinde bulunmas? onun ayr? bir realite olarak göz önüne al?nmas?n? engellemez.
F?nd?ko?lu sahip oldu?u bütüncü yakla??m? gere?i toplumu ?öyle aç?klar: Toplum kendi ya?ay???na icab?nda tesir eden bir co?rafî vaziyet içindedir. Toplum soy, sop ve cinsiyet sahibi fertlerden olu?mu?tur. Toplum duyan, dü?ünen, hassas ve ihtirasl? olan ve kendisine, yerine göre tesir eden fertlerden kurulmu? bir yap?14 GEL???M ERZURUM d?r. Bununla beraber toplum; co?rafya, biyoloji, psikoloji konusu olan bir nesne de?ildir.

K?saca söylersek, F?nd?ko?lu da Gökalp gibi sosyolojinin konusunu “sosyal realite” olarak gösteriyor. Ona ilave olarak toplumsal realitenin toplumsal, ekonomik, biyolojik, psikolojik, tabii … realitelerle ili?kilerini görüyor ve vurguluyor.
5. Yukar?daki soruya ba?lant?l? olarak F?nd?ko?lu’nun “Ye?ilova” ad?n? verdi?i hayali Türk ?ehrini sormak istiyorum. Nas?l bir yer “Ye?ilova”?
NGE: F?nd?ko?lu toplumsal realitenin tabiî, co?rafî, biyolojik/organik, psikolojik-ferdîye indirgenmeden, fakat bunlardan her biri ile ba?lant?l? olarak ele al?n?p incelenmesi gerekti?ini belirttikten sonra, organik, psikolojik, co?rafî 12 [Ziyaeddin Fahri] F?nd?ko?lu, ?çtimaiyat Dersleri-?çtimaiyata Giri?, ?stanbul: Gençlik Kitabevi Ne?riyat?, 1944, s. 121-128. realiteler d???nda ve onlardan ba?ka bir sosyal realite fikrini ele al?r. Bu fikri Frans?z sosyologlar?ndan Bougle’n?n Mustafa Suphi taraf?ndan “?lm-i ?çtimai Nedir?” ismiyle Türkçe’ye çevrilen “Qu’est-ce que la Sociologie?” adl? eserinden etkilenerek tasarlad??? Alt?nova ?ehri örne?i ile aç?klamaya çal???r.
O, Alt?nova adl? bir Türk ?ehri hayal eder. Ona göre ara?t?rmac? bu ?ehirde gezerken Alt?noval?lar?n kulland?klar? Türkçenin ?ivesinde, örf ve adetlerinde, edebî ve estetik zevklerinde farkl?l?k gözler. ?ehirde ameleler, ö?renciler, memurlar, askerler, emekçiler gibi farkl? kesimler vard?r….
Ara?t?rmac? bu ?ehirden ayr?ld?ktan sonra Alt?nova hakk?nda bir ara?t?rma yapmak istiyor. Nas?l hareket edecek? Alt?nova’ya tekrar döndü?ünde Alt?noval?lar?n amele hayat?, burjuva hayat?, e?lencesi, ?ivesi, zevkleri, örf ve adetlerinin … bu olaylara kat?lan fertlerin varl?klar?ndan ayr? bir realite te?kil etti?ini görür. Meselâ suçlular?n de?i?mesine ra?men bu ?ehrin hapishanesindeki suçlular?n say?s? belli bir süre için ortalama olarak ayn? kal?yor. Yine bo?anma davalar?n?n y?ll?k ortalama say?s?, belirli süre içinde ayn? kal?yor. Bir neslin fertlerinin haz?r ve yap?lm?? bulduklar? bu ?ey, ya gelenekler gibi donmu? bir özelliktedir veya edebî zevk ve dinî duygularda oldu?u gibi gayet ak?c? bir ?ekilde görülür. Bu ?ehrin estetik zevki bu zevki duyan fertlerin do?up ölmelerine ve ba?kala?malar?na ra?men bir süre ayn? kalmaktad?r. Ortada de?i?meyip nesilden nesle devredilen bir ?ey vard?r. Bu ?ey ya her çe?it gelenekler gibi donmu? bir görünü? ta??r, ya da estetik zevk ve dinî duygularda oldu?u gibi oldukça ak?c? bir ?ekilde görülür.
Durkheim ferdî ?uurlardan ayr? ve bunlar?n d???nda bulunan bir ‘kolektif ?uur’un varl???n? kabul eder. Ferdî ?uurlar?n d???nda bulunan, kendini ferde zorla kabul ettiren sosyal olaylar kolektif ?uur denen bir varl?kta yer al?rlar. F?nd?ko?lu’na göre de tasarlanan uzun bir zaman içinde ayn? kalan Alt?nova’daki sosyal realitenin bu realite havas? içinde ya?ayan fertlerden ve ferdî iradelerden ba??ms?z bir çe?it kolektif ?uur olaylar?n?n varl???n? kabul etmek gerekir. Askerler de?i?iyor, ordu durmaktad?r; dindarlar de?i?iyor, din ve cami ya?amaktad?r; ameleler de?i?iyor, amele s?n?f? durmaktad?r…. Tek tek askerlerin d???nda bir ordu realitesi, de?i?en memurlar?n d???nda bir memurluk realitesi, de?i?en amelelerin d???nda bir amelelik realitesi v.s… vard?r. F?nd?ko?lu’na göre sosyolojinin as?l konusu olan realite budur. Fakat bir kere bu realitenin içine giren sosyolog, sonradan onun dü?ündü?ünden daha fazla derinle?ti?ini görecektir. Alt?nova ara?t?rmas?n? tasarlad??? uzun sürenin sonuna getirdi?i zaman, ?ehrin düzeninin, kurumlar?n?n ve adetlerinin dengesini bozan dönü?ümlere tan?k olacakt?r. Zamanla s?n?f ve tabakalar düzeni bozulur, bo?anma olaylar? ço?al?r, okulla?ma düzeyi yükselir…. F?nd?ko?lu sosyal realitedeki bu de?i?meleri organizmac?-evrimci bir görü?le aç?klamaya çal???r. Ona göre bu de?i?me, sosyal realiteyi görmeyi bilmeyenler için birden ortaya ç?km?? anî bir olayd?r. Fakat ara?t?r?l?rsa az-çok uzun bir zaman?n bu de?i?meyi için için haz?rlad??? görülür.
Sosyolojinin konusunu Durkheim ve Gökalp gibi “sosyal realite” olarak aç?klayan F?nd?ko?lu, onlara katk? olarak sosyal realitenin di?er realitelerle ili?kilerini görür ve vurgular.
6.F?nd?ko?lu’nun Türk sosyolojisindeki yeri hakk?nda k?saca neler söylersiniz?
NGE: F?nd?ko?lu Osmanl? ?mparatorlu?u’nun parçalan?p Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulu?undan hemen sonra yaz? hayat?na ba?lam??t?r. Ülkede askerî ve siyasî alanda ba?ar? elde edilmi?, ?stiklal Sava?? kazan?lm??t?. Ulus devlet kurulmu?, Cumhuriyet ilan edilmi?, ink?laplar gerçekle?tirilmi?ti. Fakat Türk toplumunun millet olarak güçlenip geli?mesi için sosyal, kültürel ve ekonomik alanda da ilerleme kaydedilmesi gerekiyordu. Sosyal konularla ilgilenen bir bilim insan? ve dü?ünür olarak F?nd?ko?lu; Anadolu halk kültürünün bilimsel çal??malarla ortaya konmas?, sosyal bilimlerin her alan?ndaki çal??malarla sosyo-kültürel bütünle?menin ve millî birli?in sa?lanmas?, Türk milletinin sosyo-kültürel alanda ilerleyerek ça?da? milletler aras?nda yerini almas? konular? üzerinde çal??malar?n? yo?unla?t?r?r.
Ortaya koydu?u eserler dikkatle incelenirse F?nd?ko?lu’nun çal??malar?nda iki temel amaca yönelik oldu?u görülür:
1. Yerli ve millî nitelikte, ilmî ve felsefî bir dü?ünce gelene?i kurmak,
2. Sosyo-kültürel bütünle?meyi ve milletle?meyi sa?lamak. ?u bahsedece?im faaliyetlerinin bu iki temel amaca yönelik oldu?unu söyleyebiliriz.
Öncelikle O, bir ö?retim üyesi olarak okuttu?u derslerin kitaplar?n? yazm??t?r: ?çtimaiyata Giri?, Hukuk Sosyolojisi, Sosyoloji Doktrin ve Kollar?, ?çtimaiyat-Metodoloji Nazariyeleri, Kooperasyon Sosyolojisi, Ahlak Tarihi, ?ktisat Sosyolojisi Bak?m?ndan Sosyalizm vb. çok say?da esere imza atm??t?r.
F?nd?ko?lu Türkiye’de yerli ve millî bir dü?ünce gelene?i kurulmas? amac?yla çe?itli tercümeler yapm??t?r. Bir taraftan inceleme ve ara?t?rmalar?yla telif eserler ortaya koyarken, bir taraftan da tercüme yoluyla bat?daki birikimi Türkiye’ye aktarmaya çal??m??t?r. Gerhard Kessler’den ?çtimaiyata Ba?lang?ç, Kooperatifçelik; Levy Bruhl’den Auguste Comte-Felsefesi ve Sosyolojisi; Frederic Rauh’dan Ahlâk Tecrübesi kitaplar?n?, birçok bat?l? dü?ünürden de çe?itli makaleler çevirmi?tir.
F?nd?ko?lu’nun bir ba?ka önemli yönü te?kilatç?l???d?r. Ferdî emeklerin bir te?kilata ba?lanmad?kça etkili verimli olamayaca??n? belirtmi?, her alanda te?kilatlanman?n önemini vurgulam??, bizzat kendisi çe?itli dernek, merkez, dergi ve gazetelerin kuruculu?unu yapm??. Bugünkü ad? “Türk Folklor Derne?i” olan “Türk Halk Bilgisi Derne?i”, “Türkiye Harsî ve ?çtimaî Ara?t?rmalar Derne?i”, “?stanbul Muallimler Cemiyeti”, “Türkiye Muallimler Birli?i”, “Tortum Kalk?nma Derne?i”, “Sakarya Sosyal Ara?t?rmalar Merkezi”, “Beynelmilel Sosyoloji Cemiyeti”, “Frans?z Sosyoloji Cemiyet”i vb. kurulu?lar?n kuruculu?unu ya da kurucu üyeli?ini yapm??t?r.
Türkiye’de ilmî ve felsefî bir birikimin olmad???n? tespit etmi?, ilmî ve felsefî hayat?n geli?mesi için ?u önerilerde bulunmu?tur:
1. Sosyal de?erleri birbirinden ay?rma,
2. Dü?ünce ile içinde geli?ti?i toplum aras?nda ba? kurma,
3. Kültür’de adem-i merkeziyetin sa?lanmas?,
4. Bat? medeniyetinin ilmî ve felsefî ortam?n? bir bütün olarak yaratmaya çal??mak,
5. Devletin kültürel hayatta rol almas?, ba?ka bir deyi?le “kültür devletçili?i” yapmas?. O, kültür devletçili?i ba?lam?nda devletin görevlerini ?öyle belirtir:
• Kültürel de?erlerin korunmas? ve te?vik edilmesi,
• Sosyal, tarihî ve siyasî sebeplerle idare ve siyaset alan?na kaym?? bilim insanlar?n? bilim alan?na çekmek,
• ilmî ve felsefî te?kilatlanmay? sa?lamak.
F?nd?ko?lu Frans?z filozofu Frederic Rauh’un 1903’te yazd??? “L’Experience Morale”13 adl? eserinde ortaya koydu?u “ahlâkl? adam” tipinden etkilenerek, Türkiye’nin toplumsal problemlerine çözüm getirecek, ilmî ve felsefî birikimi sa?layacak “iyi adam”, ahlâkl? adam” kavramlar?yla ifade etti?i “ayd?n” tipini tasarlar. Ona göre “iyi adam”; i?e yönelen, yapaca?? i?i ve kendini bilen, hasbî davranan ve inan?? sahibi bir insand?r. ?yi adam?n/ 13 ?lk bask?s? 1909’da yap?lan kitab?n, 1932’de yap?lan ikinci bask?s? ayn? y?lda F?nd?ko?lu taraf?ndan Türkçeye çevrilmi?tir. F?nd?ko?lu kitaplardaki di?er kavramlarda oldu?u gibi ismini de “kendisini Türkçenin ak???na b?rakarak” “Ahlâkî Tecrübe” olarak de?il, “Ahlâk Tecrübesi” olarak çevirdi?ini söyler. ayd?n?n millî kültür yaratma sürecindeki özellikleri de “ahlâkîlik”, “kendinden ç?kma” ve “te?kilâtlanma” olmal?d?r. F?nd?ko?lu’nun 1936’da özelliklerini belirledi?i bu ayd?n tipine bugün de Türkiye’nin çok ihtiyaç duydu?u aç?kt?r.
F?nd?ko?lu toplumun/milletin devaml?l???ndaki i?levlerini dikkate alarak yaz? hayat?n?n ilk y?llar?ndan ba?layarak sonuna kadar, Türkiye’de özellikle aktüel e?itim problemleriyle ilgilenir. Liseler ve üniversiteler üzerinde dikkat ve gözlemlerini yo?unla?t?r?r. Türkiye’deki liselerin öncelikle ö?rencilere ana dinlini ve bu dilin mefhumlar?n? ö?retememesi, ö?retim programlar?n?n çok yüklü olmas?, kalk?nmakta olan Türkiye’de teknik ve meslekî ö?retime gereken önemin verilmemesi vb. önemli problemleri üzerinde durur.
F?nd?ko?lu kendisi de uzun y?llar bir üniversite mensubu olarak üniversitelerin; e?itimin en yüksek kademeleri olmalar?n?, kültür yaratma fonksiyonlar?n? ve her ?eyden önemlisi ülkenin yar?n?n? temsil edecek genç nesle hitap eden kurumlar olmalar?n? dikkate alarak, üniversite konusu üzerinde önemle durmu?. Ona göre Türkiye’deki üniversite kurumu; e?itimin di?er kademeleri ve di?er üniversitelerle etkile?im halinde olmal?. Ülke ve çevre meselelerinden haberdar olup onlara çözüm aramal?. Kendi kurdu?u otokontrol mekanizmas? ve üyelerinde geli?tirdi?i akademik ?uur ile kendi organlar?n? d??ardan bir müdahaleye gerek b?rakmaks?z?n kendi içinde kontrol edebilmeli. Yüksekö?retimde verimlili?i sa?layan, niteli?i yükselten bir üniversite modeli olmal?d?r.
F?nd?ko?lu e?itim ve ö?retim alan?nda ?u temel ilkeleri önerir: ?ahsî te?ebbüs, âdem-i merkeziyet, e?itimde niceli?in de?il niteli?in esas al?nmas?, ö?retmenli?in de?erinin yükseltilmesi, meslek kurulu?lar?n?n kurulmas?, e?itim ve ekonomi kurumlar? aras?nda koordinasyonun sa?lanmas?.
Ziya Gökalp’tan sonra ikinci bir dil sosyolo?u olarak gördü?ümüz F?nd?ko?lu, Türkiye’de dil meselesini toplumun sosyal, ekonomik, tarihî ve siyasî ?artlar? çerçevesinde önemle ele al?r. O 1928-1930’da yaz?lar?nda Arapça ve Farsça’n?n etkisiyle yaln?zca ayd?nlar?n anlad??? bir yaz? dili haline gelmi? olan Osmanl? Türkçesine kar??d?r. Harf ve Dil ink?laplar?n? ile Öztürkçecilik ak?m?n? destekler. Harf ve dil ink?lâb? gerçekle?tikten k?sa bir süre sonra dile siyaset kurumunca yap?lan müdahalelerin art?k Osmanl? Türkçesine de?il, ya?ayan Türkçeye kar?? bir tasfiye hareketi oldu?unu belirtir ve 1930 sonras? yaz?lar?nda dilde ink?laba kar?? ç?kar.
F?nd?ko?lu’nun çe?itli dü?ünürler, ?ehirler, olgular ve kurulu?larla ilgili çok say?da monografik çal??malar? onun Türkiye’de bilimsel ve kültürel birikime katk?lar? aras?nda yer al?r. Ziya Gökalp, Nam?k Kemal, ?bni Haldun, Karl Marx, Bayburtlu Zihni ?ah?s monografilerine; Erzurum, Karabük, Sakarya, Tortum hakk?ndaki çal??malar? ?ehir monografilerine; Frans?z ?htilâli, Tanzimat, ?htikâr gibi çal??malar? MAYIS 2023 17 olgularla ilgili monografilere; Defterdar Fabrikas?, Yüksek Muallim Mektebi gibi çal??malar? da kurulu? monografilerine örnek te?kil eder.
F?nd?ko?lu Türk sosyolojisinde bir ekol kurmu?tur. O, hayat? boyunca yerli ve millî bir dü?ünce gelene?i kurmak hedefine yönelik olarak çal??m??, bu yolla Türk toplumunun sosyo-kültürel bütünle?mesi, milletle?mesi, demokratikle?erek kalk?nmas? ve geli?mesi temel amac?na yönelik olarak, geceli gündüzlü çal??malar?yla, sosyal bilimlerin çe?itli dallar?nda, hemen her konuda 3000’in üzerinde eser ortaya koymu?tur. Yine ayn? amaçla çok say?da te?kilât?n/ bugünkü ifadesiyle sivil toplum kurulu?unun kuruculu?unu, yöneticili?ini ve üyeli?ini yapm??t?r. Türkiye’nin çe?itli illerinde yakla??k 64 dergi ve mecmuada, 21 gazetede yaz?lar? ile Türk dü?ünce ve kültür hayat?na hizmet etmi?tir.
Gerhard Kessler 1933’de Almanya’dan Türkiye’ye gelerek ?stanbul Üniversitesi’nde göreve ba?lam?? ve burada sosyoloji dersleri vermekle görevlendirilir. 1934’de?stanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi bünyesinde ‘?ktisat ve ?çtimaiyat Enstitüsü’nü kurmu?. 1936’da yeni kurulan ?ktisat Fakültesi’ne ba?lanm?? olan Enstitü; 1949’dan itibaren ‘?çtimaiyat Enstitüsü’ olarak an?lmaya ba?lanm??. Enstitü, Türkiye’de sosyolojinin pratik ve mikro iktisadî konulara yönelmesinde ve “Sosyal Siyaset” ad?yla an?lan bilimsel disiplinin geli?mesinde etkili olmu?tur. Wilhelm Röpke, Ömer Celal Sarc, Fritz Neumark, Gerhard Kess14 Bkz., Mehmet Eröz, “F?nd?ko?lu’nun Ard?ndan”, 1975 Y?l? Sosyoloji Konferanslar?, ?stanbul, 1976, s. 109-112. ler, Alexander Rüstow ve Ziyaeddin F?nd?ko?lu 1950’lere kadar Enstitüde faaliyet göstermi?lerdir. F?nd?ko?lu daha sonralar? ?ktisat Fakültesi içinde kurulan Metodoloji ve Sosyoloji Ara?t?rmalar? Merkezi içinde göreve ba?lam??t?r.
?stanbul Üniversitesi ?ktisat Fakültesi Sosyoloji Ekolü literatürde “Millî ?n?ac? Ekol”, “Millet ?n?a Ekolü” ya da “Bütüncü Sosyoloji Ekolü” olarak adland?r?l?yor. F?nd?ko?lu’ndan sonra Amiran Kurtkan Bilgiseven, Mehmet Eröz, Orhan Türkdo?an, Mustafa E. Erkal, Enis Öksüz bu ekolün çizgisinde çal??ma yapan sosyologlard?r. Bu sosyologlar?n çal??malar? incelendi?inde ?stanbul-?ktisat-Sosyoloji Ekolü’nün amac?n?n; kurulmu? olan Türkiye Cumhuriyeti ulus-devletinin bekas?, Türk toplumunda sosyo-kültürel bütünle?menin ve milletle?menin sa?lanmas? oldu?u görülür.
F?nd?ko?lu’nun Türk bilim ve kültür hayat?na yapt??? hizmetleri uzatmak mümkündür, ancak burada yer ve zaman s?n?rl?l??? dolay?s?yla noktay? koyal?m.
7. Kooperatifçilik de F?nd?ko?lu’nun mesaisini harcad??? alanlardan. Neler söylersiniz?
NGE: F?nd?ko?lu Türkiye’de kooperatifçilik hareketlerinin geli?mesine ve yerle?mesine büyük katk?da bulunuyor. Onun Türkiye’de Kooperatifçilik, Kooperasyon Sosyolojisi, Sakarya’da Kooperatifçilik ve Ziraî Kredi kooperatifleriisimli eserleri bu alanda halen temel kaynak durumundad?r. Çe?itli uluslararas? kongrelerde kooperatifçilik konusunda bildiriler sunmu?, 1960 Y?l? Kooperatifçilik Kongresi’nin Türkiye’de toplanmas?na yard?mc? olmu?tur. Mehmet Eröz’ün belirtti?i gibi14 F?nd?ko?lu ekonomik aç?dan kalk?nmakta olan Türkiye’nin o dönemki sosyo-kültürel yap?s?n? dikkate alarak, karma ekonomi sistemi içinde kalk?nabilece?ini ve bunu da kooperatifçilik yoluyla ba?arabilece?ini dü?ünüyor. Prens Sabahaddin gibi giri?imci insan yeti?tirilmesinin önemini anlam??t? ve anlatmaktayd?. Devletçili?in de hakk?n?n verilmesini istiyordu. Devletin yapabilece?i i?leri devlet, ferdin yapabilece?i i?leri özel te?ebbüs yapmal? idi. Üretim, pazarlama, tüketim sahalar?nda, pek çok kesimde kurulacak kooperatifler özel te?ebbüsü ve ferdî mülkiyeti kuvvetlendirecek, karma ekonomiye bereket, rejime canl?l?k getirecekti. Kapitalizmle sosyalizm aras?nda kalk?nma ve sosyal adalet sa?lay?c? sistemler kurulmu? olacakt?. … Onun kooperatifçilik anlay???, özel te?ebbüse destek olan bir kooperatifçilikti.
8. Sizce F?nd?ko?lu’nun fikirleri sosyoloji çevrelerinde yeterince biliniyor ve tart???l?yor mu?
NGE: Ziyaeddin Fahri F?nd?ko?lu Türk kültürünü, Türk tarihini ve Türk sosyo-kültür yap?s?n? çok iyi bilen, Bat? dilleri olarak Frans?zca, ?ngilizce ve Almancay? okuyup yazacak, milletleraras? kurulu?18 GEL???M ERZURUM larda konferanslar verecek düzeyde bilen ve kullanan; bir Do?u dili olarak Arapça’y? da k?smen bildi?ini söyleyen, entelektüel düzeyi çok yüksek bir filozof ve sosyologdur. Türkiye’nin, Türk toplumunun ele ald??? herhangi bir meselesini Türk tarihinin ilk devrelerinden zaman?na kadar gelerek, Bat? ülkelerinden de örnekler vererek, bütüncü bir görü?le, tarihî perspektifle ve disiplinleraras? bir yakla??mla aç?klam??t?r.
F?nd?ko?lu eserlerini, Türkiye’de yerli ve millî bir dü?ünce gelene?i kurulmas? ve sosyo-kültürel bütünle?menin, milletle?menin sa?lanmas? amac?na yönelik olarak sosyal bilimlerin çe?itli alanlar?nda düzgün ve ak?c? bir Türkçe ile, ölçülü ve estetik bir üslupla ortaya koymu?tur. Fakat, onun eserlerini yazd??? zaman dilimini ve harf ink?lab? y?llar?n? dü?ünürsek, özellikle ilk dönem yaz?lar?nda Osmanl? Türkçesinin kavramlar?n? kulland???ndan, sonraki nesiller için anla??lmas? zor geliyor olabilir. Ayr?ca F?nd?ko?lu’nun, Türk toplum yap?s?nda gördü?ü aktüel sosyal problemler ve bunlar?n çözüm yollar?na ili?kin olarak, çe?itli kurum ve kurulu?lara hitaben, çok say?da millî ve mahallî dergi ve gazetede de yaz?lar? bulunmaktad?r. Türkiye’deki kütüphanecilik sistemi içinde, o dönemin teknolojisiyle yaz?lm?? yaz?lara, bugünkü teknoloji ile de ula?mak kolay de?ildir. Bir de bunlara Türkiye’deki okuyan, ara?t?ran ki?i say?s?n?n azl???n? katarsak, F?nd?ko?lu’nun fikirlerinin sosyoloji çevrelerinde yeterince bilinmemesi ve tart???lmamas? konusu ayd?nlan?r gibi geliyor. Ancak Türk dü?ünce tarihi üzerine çal??an ve entelektüel alanda okuyan ve yazanlar için F?nd?ko?lu önemli bir kaynak ki?idir.
F?nd?ko?lu 1971’de yazd??? “Mehmet ?zzet ve Eseri”15 ba?l?kl? makalesinde Mehmet ?zzet’in yeterince tan?nmam?? olmas?n? ?öyle aç?kl?yor: E?er Ziya Gökalp, Prens Sabahaddin, Ahmet R?za vb. dü?ünürler devirlerinin siyaset hayat?na kar??mam?? olsalard? bugünün tan?nma derecelerine nail olamazlard?. Mehmet ?zzet’in yeterli derecede tan?nmamas? kendisine ait bir nokta olmay?p, felsefî de?erlerle siyasî de?erlerin henüz ayr?lmam?? bulundu?u bir çevrenin/toplumun özelli?inden kaynaklanmaktad?r. Ayn? yorum ve de?erlendirmeyi Ziyaeddin Fahri F?nd?ko?lu için de yapabiliriz.
Ben bu konudaki dü?üncelerimi dü?ünce tarihimizin çok k?ymetli iki ferdiyetinin görü?leri ile noktalamak isterim: Sabri F. Ülgener F?nd?ko?lu’nun vefat?ndan sonra kendisi için ç?kar?lan arma?an kitab?na yazd??? makalesinde F?nd?ko?lu’nu ?öyle takdim eder: “Bir kitapl??? dolduracak kadar zengin yay?nlar?n?n yan? s?ra (temel karakter özellikleri olan) dürüstlük ve vefa, bir dava adam? olarak F?nd?ko?lu’nun ad?n? her zaman sayg? ve ?ükranla and?racakt?r”.16 Süleyman Hayri Bolay, Tanzimattan Günümüze Türk Dü?ünürleri isimli yedi cilt- sekiz kitapl?k eserinin ilgili bölümünde F?nd?ko?lu’nun Türk dü?ünce tarihindeki yerini ?u özlü sözleriyle de?erlendirir: “Ziyaeddin Fahri F?nd?ko?lu, kendi ba??na bir bilim, fikir ve fiiliyat dünyas?d?r.
9. Son olarak neler söylersiniz?
NGE: F?nd?ko?lu üzerine yap?lacak çe?itli ara?t?rmalarla onun fikirlerinin incelenmesini; bugüne aktar?lacak yönlerinin üzerinde durulmas?n?; onun eserlerinin, çal??ma tarz?n?n ve hizmetlerinin gençli?e tan?t?lmas?n?; felsefe ve sosyoloji alan?nda çal??acak gençli?e rol modeli olarak gösterilmesini ve Türkiye’de F?nd?ko?lu tipi bilim insanlar?n?n ço?almas?n? diliyorum. Böyle çok yönlü, çok verimli ve de?erli bir bilim insan?n? gündeme getirdi?iniz ve bana da hakk?nda konu?ma f?rsat? verdi?iniz için size çok te?ekkür ediyorum.

Muaz ERGÜ