GelişimErzurumYazı

"ERZURUM'DAN KAYSER?'YE UZANAN YA?ANMI? B?R HAYAT H?KÂYES?" "HACI AZ?Z"

("Tand?rba?? Hikayelerinden")

Gün a?armak üzereydi. Arkada?larla oynad???m?z, uzune?ek, a???? ve saklambaç gibi sokak oyunlar?n? yeni bitirmi? yorgunluktan yüzümüz k?pk?rm?z? olmu?tu. Ak?am ezan? okunmadan eve girmeliydim. Yoksa cezas? çok büyük olurdu. Dedem bakkala almaz, babamsa okkal? iki tokat patlat?rd?. Erzurum’da k?? ak?amlar? hava erken karar?r, geceler uzun olurdu. Bu uzun gecelerde ço?u zaman evin büyükleri küçüklere hekatlar anlat?rd?. Bu tür toplant?larda konu kom?u bir araya gelir, dertler ve sevinçler payla??l?rd?.

Sert ve çetin geçen k???n ard?ndan, arnavut kald?r?ml? soka??m?za bahar gülen yüzünü göstermi?ti adeta. Soka??m?z?n kö?e ba??nda bulunan alt taraf? dükkan, üstü ev olan iki katl? binam?z soka??n yegâne adresiydi.

Tek bakkal olmas? hasebiyle de geleni gideni eksik olmazd? buran?n. Babam, dedemden ö?rendiklerini bana pek anlatmazd?. Her ?eyi dedemden ö?reniyordum. Dedeme mahalleli "Hac? Aziz" derlerdi. Dedem, birçok sohbetinde;

"Dört defa Hicaza gettim ama doyamad?m." Der hüzünlenirdi.

Babam, dedeme pek çekmemi?ti. Dedem, çal??kan, merhametli, ak?ll? ve eski yaz?y? okuyan ilmi geni? bir adamd?. Babam ise sadece namaz?n? k?lar, dedemin dediklerini uygular veya uygulamazd?. Birçok kez dedem onu azarlam??t?. Her defas?nda olaylar, dedemin hakl?l???yla sonuçlanm??t?. Bakkaldan içeri giren ba?örtüsü bir kaç yerinden delinmi?, ete?i y?rt?k ve terliklerini zor kapat?r vaziyette duran Saniye ablayd?.

O içeri girer girmez dedem ayaklan?r gibi oldu,

Bu durumu kabullenemeyen Saniye Abla;

-Her defas?nda o ya?l? halinizle aya?a kalk?p beni utand?r?yorsunuz Aziz Amca dedi.

Dedem,

-Esta?furullah k?z?m! Dedi.

Saniye abla babama ters ters bakarak;

-Aziz amca, Salih abi k?za istediklerimi vermemi?, önce borcunuzu ödeyin, üç ay oldu demi?. Körolas? Kaz?m size ay?rd???m paray? saklad???m yerden al?p içki z?kk?mlanm??. Ama söz art?k ben de çal???p borcunuzu bir an önce verecem, dedi.

Dedem, beyaz sakallar?n? s?vazlad?, kafas?n? sa?a sola esnetti. Babam?n yüzüne ters ters bakarak;

-Bundan sonra, Saniye k?z?ma ne isterse ben olay?m olmayay?m vereceksin tamam m?? Dedi.

Babam k?zarm?? ve bozulmu? yüz ifadesiyle;

- Ama baba demi?ti ki, Dedem;

-Konu kapanm??t?r. K?z?m sen evine get ben erzaklar? Salih ve ?ahinle tez elden gönderirim, dedi.

Dedem, iki çuval erza?? iki yüz metre mesafede bulunan o eve s?rt?m?zda ta??tt?.
Babamla, s?r?ls?klam terlemi? vaziyette t?k nefes bakkala girmi?tik ki;

Dedem, babam?n ve benim yüzüme kararl? bakarak;

- Bak?n çocuklar, bu kad?n?n kocas? özünde iyi birisi lakin uydu?u adamlar tekin de?il, ben ona yard?mc? olaca??m. Belediye ba?kan? ile konu?up i?e almas?n? söyleyece?im. Sarho?, i?siz ve çocuklar?na ilgisiz kad?n ve çocuklar? bize Allah'tan emanet. Onlar, bizim kom?umuz. E?er biz ona istediklerini vermezsek, kad?n ba?ka yollara dü?ebilir. Onun için halleri düzelene kadar bizim himayemizdeler, dedi.

Bu duruma daha fazla dayanamayan babam aya?a kalkarak;

-Üç ay yiyip içeceksin bir kuru? ödemeyeceksin, yetmezmi? gibi bir de hediye bab?ndan iki ayl?k daha fazladan erzak vereceksin. Bu de?irmenin suyu nereden baba? Bize de bu mallar? bedava vermiyorlar de?il mi, dedi.

Dedem, mevcut duruma sinirlenip d??ar? ç?kt?.

-?u babam? anlayam?yorum. Kocas? var, çocuklar? var. Neymi?; sarho?mu?, berdu?mu?, i?sizmi? falan filan. Bana ne? Bari nüfusunuzu da üstümüze yapt?r?n olsun bitsin. Kendi kendine al?p veren babama yakla?mak mümkün de?ildi. Oturdu?u sandalyeyi say?s?z kere ileri geri çekip b?rakt?. Âdeta kendi kendini yiyordu. Bir an için aya?a kalkt? ve bana do?ru bakarak;

- Ko? ! Hamdi abiden iki tane çay kap gel.

Hamdi Abi'nin çay oca?? soka??n kar?? kald?r?m?ndayd?. Berber Cemil Abi ile Manav ?brahim Abi'nin dükkânlar?n?n aras?nda be? masal?k küçük bir yerdi. Lakin, çay?n?n kokusu insan? mest ederdi. K?tlama ?ekerlerini ak?amdan küçük küçük k?rar, ayakl? ?ekerliklerine koyard?. Ko?arak yan?na gidip;

-Hamdi Abi, babam okkal? iki çay istedi dedim.

Çay oca??n?n ba??nda kirli bardaklar? y?kamakla me?gul olan Hamdi Abi, kal?n ka?lar?n?n alt?nda içeri gömülü ye?il gözleri ile bana bakarak;

-Sana kaç defa dedim, içeri girdin mi selam ver diye. Baban ö?retmez bilirem ama deden de mi ö?retmir, dedi.

Her defas?nda unutuyordum. Hâlbuki dedem bana hem ilmihali bilgileri hem de sosyal ya?ant?ya dahil bildiklerini çokça anlat?rd?.

Haz?rlad??? çaylar? tepsiye koyup verdi.

-Çaylar? içtiz mi tepsiyi al gel, dedi.

Çaylar? götürdü?ümde dedem ve Kaz?m Abi de gelmi?lerdi. ?kisinin de yüzlerinde güller aç?yordu sanki. Çaylar? koyarken selam verip, ho?geldiniz dedim.

Dedem yüzüme gülerek bakt? ve memnun olmu? yüz ifadesiyle;

-Aleykümselam, dedi.

Dedem, olanlar? babama anlat?yordu. Kaz?m Abiyle beraber, Belediye Ba?kan?n?n yan?na gitmi?ler. Ricas? sonras? Kaz?m abiyi Fen i?lerinde geçici kadroyla ?oförlük i?ine koydurmu?lar.E s?nf? ehliyeti oldu?u için kamyon ?oförlü?ü yapacakm??.Gidip gelene kadar nasihat etmi?. ?çkiyi b?rakacak ve çolu?una çocu?una sahip ç?kacaks?n yoksa külahlar? de?i?iriz diye. Kaz?m Abi çay?n? içtikten sonra dedemin elini öpüp;

-Art?k eve geçip müjdeyi çocuklara vereyim, dedi.

Yan?m?zdan ayr?l?rken, ayaklar? yere basm?yor gibiydi. Dedemin yapt??? bu iyilik de?ildi. Sosyal bir sorumluluk, kom?uluk, babal?kt?.

Sonra bize dönerek dedi ki;

-Haz?rlan?n yar?n Kayseri’ye mal almaya gidiyorsunuz.

Bahar?n geli?i k?rkikindi ya?murlar? sonras? daha bir canl? ve i?veliydi. Yemye?il k?yafetlerini giymi? a?açlar, envai çe?it renkli çiçekler... Yaratan?n hikmetini tüm güzelli?i ile temsil ediyorlard?. Ku?lar, kelebekler c?v?l c?v?ld?. Ak?am yeme?ini yedikten sonra, yats? namazlar? k?l?nm??, çay fasl?ndan sonra yatma zaman? gelmi?ti art?k. Dedem, nineme dönerek, kararl? bir ?ekilde;
-Naciye helfe, yatmadan ?u senin bana dü?ünümüzde hediye etti?in i?lemeli mendili getirsene...
Ninem, bu farkl? istek kar??s?nda hayli ?a??rm??t?. Tabi bizlerde bir anlam verememi?tik bu duruma. Ninem, oturdu?u kanepeden romatizmal? ayaklar?n? tuta tuta kalkt?. Biliyordu ki, Hac? Aziz bir ?ey demi?se vard?r bir hikmeti. Mendili getirip özenle dedeme uzatt?.
-Buyur Hac? dedi.
Dedem, mendili ald? ve uzun uzun koklad?. Âdeta mendili içine çekiyordu. Bu hareketi üç defa yapt?. ?a?k?nl???m?z iyice artm??t?. Ona bakan ?a?k?n gözleri fark edince;
-Hicazdayken Kabede ald???m kokunun ayn?s? dedi.
Babama bakarak, sert bir ?ekilde ;
- Salih yan?ma yana? hele dedi.
Babam oturdu?u yerden kalkt?. Dedemin oturdu?u koltu?un önünde duran sehpan?n yan?na çömeldi. O sehpa hep orada dururdu. Üzerinde Kur'an? Kerim, tespih, gözlük ve ajandas? her daim kadrolu elemanlar?yd?. Mendili sehpan?n üzerine özenle serdi. Elini b?y?klar?na do?ru götürdü. Dört adet k?l kopard?. K?llar?, mendilin içine özenle koydu ve dörde katlad?.
Bu ak?am ki enteresan durumun üçüncü raundu buydu galiba. Yine hepimiz ?a?k?n ve yine heyecanl?yd?k.
Bu garip tav?rlara anlam vermek kolay de?ildi. Dedem çay?n? yudumlad? ve barda?? sehpaya koyarken;
-Bu mendili ?u ka??tta yaz?l? adreste bulunan zata götüreceksin ve ona diyeceksin ki; Babam ?ki yüz elli çift tosun istedi.
Tabi bu durum on dört ya??nda olan biri için biraz daha farkl? ve anla??lmazd?. Âmâ olsun i?in sonunda uzun bir yolculuk ve farkl? bir macera beni bekliyordu.
Yata?a gireli iki saatten fazla olmu?tu. Heyecandan uyuyam?yordum. Babamla yapaca??m ilk uzun yolculuktu. Dün biletleri almaya gitti?im Erzurum gar?n?n verdi?i heyecan halâ içimdeydi. Hasankale'ye çermiklere çok gitmi?tik, lâkin bu yolculuk farkl?yd?.
Erzurum gar?, nice vuslatlar?n, hüzünlerin, sevinçlerin harman oldu?u iki katl?, kesme ta?l? tarihi mekan. Sanki ?ehrin ba?r?na ba?da? kurmu? baba gibi duruyor. Yakla??k yar?m saattir garday?z. Kars’tan gelip Ankara'ya gidecek olan Do?u Ekspresini bekliyoruz. Bizim gibi onlarca insanda oradalar. Kimi çuval?n?, kimi bavulunu, kimi ise çocu?unun elini tutmu? sa?a sola ko?u?turma içindeler. Babam biletimizi alm??t?. Heyecan?ma tarif mümkün de?ildi. Kalbim küt küt at?yor. ?kide bir tuvalete gidiyorum. Babam fark etmi? olacak ki ;
-Biletimizi yatakl?s?ndan ald?m. Yoruldu?unda rahatça uyuyas?n dedi.
?a?k?n ve heyecanl? bir ?ekilde babam?n yüzüne bakarak;
-H? h?? dedim.
Tren, kulaklar? t?rmalayan düdü?ü ile geldi?ini müjdeliyordu. Karn?m ac?km??t?. Babama söyledi?imde trende lokantan?n oldu?unu, orada yiyebilece?imizi söyledi. O andan beri karn?ma a?r?lar girmi?ti. Yürüyen lokanta, dü?ününce gülesim geldi. Tren gara yana?m??t?. Ön lokomotifin raylarda ç?kartt??? g?c?rt? art?k fren yap?p durdu?unu gösteriyordu. En önde kamarotlar, arkadan yolcular inmi?ti. Gidecekler kendi kamaralar?na binmek üzere haz?rl?k yap?yorlard?.
Uzun ve keyifli yolculuktu bana göre. Babama sordu?um "?ura nere bura nere" sorular?ndan b?km?? olacak ki, son dört saati uyuyarak geçirmi?ti.
Ben ise trenin geçti?i bütün güzergahlar? ve manzaralar? kaç?rmamak ad?na cin gibiydim.
?ni? peronuna gelmi? istasyonda inmi?tik. Taksiye binerek verilen adrese do?ru yola ç?kt?k. Taksici adresin Kayseri'nin organize sanayi bölgesinde oldu?unu söyledi. Çok büyük fabrikalar?n oldu?u bir yerdi. Bizi iki katl? büyük bir i?yerinin önüne getirdi .
-i?te arad???n?z adres buras? dedi.
Babam taksicinin paras?n? verip te?ekkür etti. Kap?da bekleyen adama selam verip adresi gösterdik.
-Buras? dedi ve bizi içeri buyur etti. Büyükçe bir salonu geçip ilgili ki?inin odas?na gelmi?tik. Süslü ve geni? bir odayd?. Babam masada oturan ya?l? ve düzgün giyimli adama Selam verip ellerinden öptü. Pe?inden ben de öptüm. Misafir koltu?una buyur etti. Bizi getirin çal??ana dönerek;
- Bak bakal?m misafirlerimiz ne yer ne içerler. Dedi.

Masas?n?n üstünde duran Kuran? Kerim dikkatimi çekti. Büyüklü?ü ve kapa?? dedemin okudu?u Kuran? kerime çok benziyordu. Babam çay?n? içtikten sonra aya?a kalkarak, cebinden ç?kard??? mendili masan?n üstüne koyarken;
-Babam?n size hasseten selam?n? ve bu emaneti getirdim dedi.
O ara mendil aç?ld? ve içinde ki b?y?k tellerinden biri masan?n üzerine dü?tü. Babam tela?land?. Yüzü k?pk?rm?z? olmu?tu. K?l? ararken eli aya?? birbirine doland?, boncuk boncuk ter döktü.
Babam?n bu arama gayreti görülmeye de?erdi.
Hac? Nafiz amca, durumu izliyor ve memnun yüz ifadesiyle babama bak?yordu. Babam k?l? bulup mendilin içine koydu ve yerine oturdu.
Rahatlam??t?. Hac? amca mendili dikkatlice al?p burnuna götürüp üç defa içine çekti, koklad?.
-Bu kokuya dünyalar? de?i?mem dedi.
Bu hareketi hat?rl?yordum. Dedemde ayn?s?n? yapm??t?.
Babam, bu seramoni sonras?, Hac? amcaya dönerek;
-Babam Bu mendili Hac?ma ver ve ?ki yüz elli çift tosunu trene yükleyip göndersin dedi.
Hac? amca güldü ve ba??n? onaylar vaziyette sallad?.
Mendili babama uzatt? ve
- Bunu ahretlik garda??ma ver ve deki; bir k?l için kendinden geçen ve onu bulmak için ya? döken bir evlat yeti?tirdi?i için sonsuz te?ekkürler.

Ticaret erbab? insanlar?n olaylara bak???, yorumu farkl?d?r. ?nsanlar? bak???ndan, konu?mas?ndan onun nas?l birisi oldu?unu anlay??? tecrübeden gelir. Tecrübe ya?anm??l?kt?r ve çok önemlidir evlat. Bunu baban da çok iyi bilir. Onun sözlerini yabana atma, kendini geli?tir ama geçmi?ini asla unutma, Dedi.

Bir kaç yere telefon açt?. Geleli üç gün olmu?tu. Bizi en büyük ve lüks otelde misafir etmi? ?ehrin tarihi yerlerini gezdirmi?ti.
Kayseri'nin hayvanc?l?kla u?ra?an ne kadar i? yeri ve i? adam? varsa hepsini dola?t?rd?.
Sevkiyat haz?rd?. Hayvanlar say?l?p yük trenine bindirilmi?ti. Geriye dönü? yine trenle ve benim için yine zevkle geçecekti belliydi. Yaln?z kafam? kurcalayan bu mendil ve k?l i?ini anlamam??t?m.

Trende vaktimiz bol olacak babama sorar?m dü?üncesiyle rahatlad?m.

.../...
Erzurum'da bir sabah namaz?

Seher vakti arnavut kald?r?ml? sokaktan camiye do?ru yürümek uykulu gözlerle nefsime zor geliyordu. Ço?u zaman ayakta uyuya uyuya yürürdüm. Önde dedem arkas?nda babam ve ben onu takip ederdik. Sünneti k?l?p Kamil Hoca Efendinin tecvitli Kuran tilavetiyle kendime ancak gelirdim. Kamil Hoca ayn? zamanda Kuran kursu hocamd?. Namaz? k?l?p caminin yan?ndaki sabahç? kahvesinde çaylar?m?z? içtik. Tam zaman?yd?. Dedeme yar?m kalan hikâyeyi anlatmas?n? istedim. Hac? Nafiz Amca ile olan muhabbetin derinli?i nedir?

Babama cebinden ç?kard??? paray? uzatt? ve dedi ki;

Git f?r?ndan lava?, peynirciden de gövermi? peynir al. Torunumun merak?n? giderirken karn?m?z? da doyural?m.

Babam kahvalt?l?klar? getirdi. ?ki masay? birle?tirdik. Kahvehanedeki tan?d?k dostlarla beraber kahvalt?m?z? yaparken dedem anlatmaya ba?lad?.

-Bak?n dostlar, bizler Müslüman?z. Allah'?n bizlere emretti?i birinci kural ona sahih iman etmemiz. Sonra ahlâkl? olmam?z ve akabinde ibadetler gelmektedir. Mümin müminin karde?idir. Güven, ki?inin önce kendisine kar?? sayg?s?d?r. Yani ki?i önce Allah'a sonra kendisine güvenecektir. Sonras? kolay toplum olarak bizler birçok de?erlerimizi kaybettik.
Hani Hz. Ömer’in buyurdu?u gibi "?nand???n?z gibi ya?amazsan?z, ya?ad???n?z gibi inan?rs?n?z."

Maalesef bizler ?slamiyet'i eksik ve mahalli ya??yoruz. Müslüman?n sözü senettir. Bunu unutmamal?y?z. Biz Hac? Nafizle Medinei Münevvere'de o güzel peygamberin huzurunda dünya ahret karde? oldu?umuzu ilan ettik. Bir birimize de "Ahretlik" deriz. Orada o güzel kap?ya yüzümüzü sürdük. Onun için birbirimize i?imiz dü?tü?ü zaman mendil içine o yüzü temsilen dört adet k?l koyar?z. Dört rakam? Kabenin dört yönünü temsil eder. Onu üç defa koklamam?z;
Allaha güven, peygamberine itaat ve verdi?imiz söze itimat? temsil eder. Bunu gönlüne indirmi? birisi kar??s?nda bulunan ki?iye yanl?? yapabilir ki mi?

Dedem anlatt?kça her ?ey yerli yerine oturuyordu.

Aradan bir hafta geçmi?ti. Tosunlar? satm??t?k. Hac? Nafiz amcan?n paras?n? vermek üzere babam yola koyulmu?tu.
Erzurum ve dada?l???n özeti de budur.

Selim ADIM