GelişimErzurumYazı

BAYRAKLA?AN KALEM: TÜRK’ÜN SUSTURULAMAZ SES? ALBAYRAK

Millî Mücadele y?llar?nda Anadolu’nun dört bir yan?nda halk? bilinçlendirmek, moral vermek ve i?gale kar?? duru? sergilemek amac?yla ç?kan gazeteler aras?nda Albayrak, yaln?zca Erzurum’un de?il, bütün bir milletin sesi olmay? ba?aran özel bir yay?n olarak öne ç?kar. Zor ko?ullar alt?nda iki ayr? dönemde yay?mlanan gazete, sadece haber vermekle kalmam??; ayn? zamanda millî ba??ms?zl?k idealini besleyen bir fikir platformu, halk? harekete geçiren bir direni? ça?r?s? olmu?tur. ?lk say?lar?nda vatan sevgisini bir yemin gibi dizelere döken Albayrak, ikinci yay?n döneminde ise tüm Anadolu’yu kucaklayan bir misyon üstlenmi?; matbaa eksikliklerine, kâ??t k?tl???na ve i?gal alt?ndaki ?ehir ?artlar?na ra?men millî vicdan?n sesi olarak varl???n? sürdürmü?tür.

Albayrak Gazetesi'nin hikâyesi, yay?n hayat?nda ya?ad??? zorunlu kesinti nedeniyle iki ayr? dönemde ele al?n?r. ?lk dönem, gazetenin 14 Mart 1913'te ba?layan ve 11 Nisan 1915'te sona eren yay?n sürecini kapsar. Bu süreçte toplam 93 say? yay?mlanm?? olsa da, günümüze 9 May?s 1914 ve 11 Nisan 1915 tarihli say?lar olmak üzere yaln?zca iki nüsha ula?abilmi?tir. Ula??lamayan say?lar?n yazarlar? hakk?nda kesin bilgi bulunmamaktad?r. Ancak her iki nüshada da yer alan "Albayra??nla ç?k, yürü a?ken zafer nüma / Bir gün ?ehit olunca da olsun kefen sana" ?eklindeki ba?l?k alt? yaz?s?, Albayrak'?n yay?n politikas?n? ve millî duru?unu yans?tan çarp?c? bir ipucu sunmaktad?r.

Bu dizeler, Albayrak’?n yaln?zca bir gazete de?il, ayn? zamanda bir direni? ça?r?s? ve vatan yemini oldu?unu göstermektedir. Sayfalar?nda yer alan her kelime, Türk milletinin ba??ms?zl?k arzusunu hayk?ran birer manifestoya dönü?mü?tür.

?kinci kez yay?n hayat?na ad?m atan Albayrak, art?k sadece Erzurum’un de?il, tüm Anadolu’nun sesi haline gelmi?tir. Bir vilayet gazetesinden öte, yurdun dört bir yan?ndaki ac?lara kulak veren, milletin ortak kalp at???n? sayfalar?na ta??yan bir direni? manifestosuna dönü?mü?tür. Her sat?r?yla halk? aya?a kald?rmay? ve umudu diri tutmay? hedefleyen Albayrak, dönemin zorlu ko?ullar?nda dahi siyasi ve toplumsal etkisiyle öne ç?kan nadir yay?nlardan biri olmu?tur. Onun için vatan yaln?zca bir co?rafya de?il, kutsal bir bütündür ve hiçbir kö?esi i?gal alt?nda kalmamal?d?r.

Albayrak Gazetesi, Millî Mücadele’nin en çetin günlerinde, 5 Mart 1919 ile 14 ?ubat 1921 tarihleri aras?nda tam 132 say? yay?mlanarak Anadolu bas?n? içinde özel bir yer edindi. Haftan?n bir ya da iki günü (genellikle Pazartesi ve Per?embe) ç?kan bu gazete, dönemin yokluklar?na ra?men ayakta durmay? ba?ard?. ?lk say?lar?n? Türk Bas?mevi’nde bast?ran gazete, k?sa süre sonra oldukça s?ra d??? bir ?ekilde yay?n hayat?na devam etti. ?ttihat ve Terakki taraf?ndan Ermeni komitac?lar?na kar?? bölgeye gönderilen Ebulhindili Cafer Bey, samanl???nda saklad??? eski bir Rus matbaa makinesini tamir ettirdi. Bu makine, Erzurum’un Ta?ma?azalar semtinde yer alan Albayrak ?lkokulu’nun çat? kat?na ta??nd? ve gazete burada bas?lmaya ba?lad?.

Kâ??t k?tl??? nedeniyle ço?u zaman yaln?zca iki sayfa olarak yay?mlanan Albayrak, yine de büyük bir etki olu?turmay? ba?ard?. Üstelik bu yay?n faaliyeti, sadece kâ??t s?k?nt?s?yla de?il, bir de yak?n geçmi?te Rus i?galinden ç?km??, adeta harabeye dönmü? bir ?ehirde; Erzurum'da gerçekle?tiriliyordu. ??te bu ?artlar alt?nda do?an Albayrak, sadece bir gazete de?il, bir milletin varl?k mücadelesinin sesi oldu. Yaz? kadrosunda Süleyman Necati (Güneri), Cevat (Dursuno?lu), Mithat (Turanl?) ve Mü?tak S?tk? (Dursuno?lu) gibi o dönemin önemli isimleri yer al?yordu.

Gazetenin ba?l???nda 122. say?ya kadar yer alan “Türk Gazetesidir” ibaresi, 123. say?dan itibaren “Halkç? Türk Gazetesidir” ?eklini ald?. Bu de?i?im, gazetenin daha geni? kitleleri kucaklayan bir halk yay?n organ?na dönü?me arzusunun simgesiydi. Gazete, kendi varl?k gerekçesini 1914 tarihli 49. say?daki ?u sat?rlarla özetliyordu:

“Erzurum vilayeti gibi ehemmiyeti son zamanlarda iki kat artm?? olan bir Türk yurdunda Türklerin, bütün Müslümanlar?n yaralar?n? görecek, gösterecek ve millete vurulan darbelere kar?? ba??racak bir gazetenin varl??? hayat?n en mübrem ihtiyac?ndand?r. Albayrak her ne fedakârl??a mukabil olursa olsun ç?kacak, derece derece muhitte yay?lacak ve milletin pek ?efkatli bir arkada??, bir dü?ünücüsü oldu?unu gösterecektir.”

Albayrak Gazetesi, dili herkesin anlayabilece?i kadar sade tutarak geni? halk kitlelerine ula?may? hedeflemi?ti. Bu yönüyle yaln?zca haber veren bir gazete de?il, ayn? zamanda halkla do?rudan ileti?im kuran bir ayd?nlanma arac?na dönü?mü?tü. Albayrak’?n bu dil tercihi, dönemin etkili dü?ünürlerinden Ziya Gökalp’in savundu?u Türkçü fikirlerle de örtü?üyordu. Nitekim Gökalp’in etkisiyle Selanik’te yay?nlanan Genç Kalemler dergisi, nas?l halk?n anlayaca?? yal?n bir Türkçe için mücadele verdiyse, Albayrak da Do?u Anadolu’da benzer bir misyon üstlenmi?ti. O dönemde Albayrak’ta dizgici (mürettip) olarak çal??an Abdurrahman ?erif ve S?tk? Dursuno?lu gibi isimler, sadece teknik i?lerle u?ra?makla kalmam??, ayn? zamanda ?ehrin bas?n ve siyaset tarihinde iz b?rakan önemli figürler haline gelmi?lerdi. Daha sonraki y?llarda, Ermeniler taraf?ndan yürütülen yo?un anti-Türk propagandaya kar?? verdikleri tepkileri anlat?rken, çal??t?klar? gazetenin milli duru?unu ve siyasi çizgisini de gözler önüne sermi?lerdi. Albayrak, yaln?zca haber veren de?il, tav?r da koyan bir gazeteydi.

Albayrak Gazetesi’nin yay?n motivasyonunu tam olarak kavrayabilmek için, yay?mland??? dönemin siyasi ve toplumsal çalkant?lar?na yak?ndan bakmak gerekir. 1918–1921 y?llar? aras?nda Anadolu, adeta bir yang?n yeriydi. Bu dönemin önemli olaylar? aras?nda, 12 Mart 1918’de Erzurum’un dü?man i?galinden kurtulu?u, 22 ?ubat 1919’da Kilis, Urfa, Antep ve Mara?’?n ?ngilizler taraf?ndan i?gali, 15 Aral?k 1919’da Frans?zlar?n Adana ve Mersin’i ele geçirmesi ve 14 May?s 1919’da Yunanl?lar?n ?zmir’i i?gali öne ç?kmaktad?r.

Tüm bu geli?melere kar??l?k, Anadolu halk?n?n kaderini tayin eden iki önemli kongre, 23 Temmuz 1919’da Erzurum ve 4 Eylül 1920’de Sivas’ta toplanm??t?r. Ancak as?l dönüm noktas?, 16 Mart 1920’de ?tilaf Devletleri’nin ?stanbul’u resmen i?gal ederek Meclis-i Mebusan’? da??tmas? ve milletvekillerini Malta’ya sürgüne göndermesi olmu?tur. Bu karanl?k tabloya kar??l?k, halk?n iradesiyle kurulan Türkiye Büyük Millet Meclisi, 23 Nisan 1920’de Ankara’da aç?lm?? ve yeni bir hükümet fiilen göreve ba?lam??t?r.

??te Albayrak, tam da bu zorlu dönemin tam ortas?nda, milletin sesi olmak için yeniden yay?na ba?lam??t?r. 1918 y?l?n?n sonlar?nda imzalanan Mondros Mütarekesi, Osmanl? Devleti’nin fiilen sona erdi?inin habercisiydi. Antla?man?n maddeleri, yaln?zca bir teslimiyetin de?il, ayn? zamanda Anadolu’nun ad?m ad?m i?galinin de alt yap?s?n? olu?turuyordu. Özellikle 24. madde dikkat çekiciydi: E?er 'Vilayât-? Sitte' olarak bilinen Erzurum, Van, Bitlis, Harput, Diyarbak?r ve Sivas’ta bir kar???kl?k ç?karsa, ?tilaf Devletleri bu bölgeleri i?gal etme hakk?na sahip olacakt?. Bu madde, y?llard?r Do?u Anadolu'da hak iddia eden Ermeni çetelerinin faaliyetlerini bir tehdit olmaktan ç?kar?p, adeta resmî bir i?gal gerekçesi haline getiriyordu. ??te tam da bu kritik dönemeçte, Erzurum’da yeniden yay?n hayat?na ba?layan Albayrak Gazetesi, bir bas?n organ?n?n ötesinde milletin ba??ms?zl?k refleksinin sesi olmay? üstlendi.

Gazetenin yazar kadrosu, Do?u vilayetlerinin Ermeni çeteleri eliyle Türkiye’den kopar?lmas?na kar?? uyar?larda bulunuyor, halk? bilinçlendirmeye çal???yordu. Çünkü bu tehlike, sadece yerel bir mesele de?il, tüm Anadolu’yu tehdit eden bir emperyalist plan?n parças?yd?. Albayrak, i?galci devletlerin gizli antla?malarla Anadolu’yu payla?ma planlar?na kar?? halk?n sesi olurken, kaleme ald??? yaz?larda zaman zaman öfkeyi, zaman zaman da derin bir umutsuzlu?u dile getiriyordu. Örne?in gazetenin 1919 tarihli 46. say?s?ndaki bir yaz?da dönemin karanl?k tablosunu ?u sözlerle resmediliyordu:

“Türk tarihi kapan?rken dünyan?n bir yang?n yeri haline gelmesini temenni etmekten, sak?nmaktan mana kal?r m??
Mademki insaniyet iflas etmi?, mademki hak ve adalet cihandan kovulmu? bulunuyor.
Mademki h?rs ve hodgaml?k hâkim-i mukadderat mevkiine girmi? oluyor…
Böyle cihan?n lay?k? yanmak, kül olmaktan ba?ka ne olabilir?”

Albayrak’ta yer alan bu cümleler bir milletin bo?az?na kadar gelen zulmü, ihaneti ve yok say?lm??l???n?n hayk?r???d?r. Albayrak, bu sesi duyurmak için de?il bir matbaada, gerekirse bir samanl?kta bile yay?n yapmay? göze alm??t?r. Çünkü bu topraklarda Türk’ün sustu?u her an, i?galcilerin biraz daha cesaretlendi?i bir ad?ma dönü?üyordu.

Albayrak Gazetesi, Millî Mücadele y?llar?nda halk? bilinçlendirmeye çal??an bir e?itim arac? olarak ta i?lev görmekteydi. Özellikle Do?u Anadolu’da, Ermeni meselesine dair topluma hem bilgi kazand?rmay? hem de uyar?c? bir rol üstlenmeyi amaçlad?. Osmanl? ?mparatorlu?u’nun çökü? sürecinde, ba?ta Erzurum olmak üzere birçok do?u vilayetinde Ermenilerin gerçekle?tirdi?i sald?r?lar ve i?galci devletlerle kurduklar? ili?kiler, Albayrak sayfalar?nda s?kça yer buldu. Bu ba?lamda gazete, Ermeniler taraf?ndan yürütülen kara propagandaya kar?? etkili bir kar?? anlat? geli?tirdi. Olaylar? belgelerle aktarmaya çal??t?; halk? yaln?zca olan bitenden haberdar etmekle kalmad?, ayn? zamanda bu tür tehlikeler kar??s?nda toplumsal dayan??man?n önemini vurgulad?.

Gazetenin yay?n politikas?, zamanla dar bölgesel çerçeveden ç?karak bütün bir ülkeyi kapsayacak ?ekilde geni?ledi. Millî Mücadele y?llar?nda yaln?zca Erzurum’un de?il, i?gal alt?ndaki tüm vatan topraklar?n?n sesi olmay? amaçlayan bir yay?n çizgisi benimsedi. Bu ulusal bilinç, gazetenin simgesel dilinde de aç?kça görülmektedir. Örne?in, gazetenin ba?l??? alt?nda uzun süre yer alan “Türk varl???ndan ayr?l?k kabul etmeyen vatan bucaklar?ndan: ?zmir, Adana, Mara?, Urfa, Ay?ntab” ifadesi, Anadolu’nun dört bir yan?ndaki direni? merkezlerini bir araya getirerek adeta bir millî birlik manifestosu sunuyordu. Bunu, gazetenin logosunda yap?lan de?i?ikliklerden de anlamak mümkündür. ?lk say?larda logonun alt?nda “Vilayât-? ?ark?yye Ermenistan olamaz” ifadesi yer al?rken, ilerleyen say?larda bu slogan?n yerini Süleyman Necati Bey’in kaleme ald??? ve Misak-? Milli ruhunu ta??yan ?u m?sralar ald?:

“Vatan yûbas?nda mukaddes bir dal / ?arkî Anadolu, ?slâm oca?? / Ellere verilmez canan kuca?? / Adana, Urfa’y? unutmak muhâl / Hat?rdan ç?kar m? Mara? illeri?”

Bu dizeler yaln?zca duygusal bir ça?r? de?il; ayn? zamanda dönemin siyasal ve toplumsal atmosferine, vatan?n bölünmez bütünlü?üne dair güçlü bir beyand?. Mara?’?n dü?man i?galinden kurtulu?undan sonra ise ?iirde geçen “Mara?” sözcü?ü “Ayd?n” ile de?i?tirilerek direni?in dinamik do?as?na ayak uydurulmu?tu. Albayrak, böylece Do?u’dan tüm ülkeye yay?lan bir direni? ça?r?s?na dönü?tü; kalemiyle, man?etiyle ve ?iiriyle Millî Mücadele’nin ruhunu besleyen güçlü bir halk kürsüsü haline geldi.

?zmir’in 15 May?s 1919’da Yunan ordusu taraf?ndan i?gali, tüm yurtta büyük bir infial yaratm??t?. Ancak bu i?gale kar?? en gür ve sert tepkilerden biri, Erzurum’dan yani Albayrak’tan yükseldi. Bu durum, Albayrak’?n yaln?zca bölgesel bir yay?n organ? olmad???n?; Anadolu’nun dört bir yan?ndaki geli?meleri takip eden, yorumlayan ve yönlendiren ulusal çapta bir bas?n sesi oldu?unu aç?kça gösterdi. Albayrak, bir yandan Kars, Ardahan ve Batum gibi do?u illerinde ya?anan Ermeni katliamlar?n? gündeme ta??rken; di?er yandan ?zmir, Adana, Urfa, Mara?, Antep ve Ayd?n’?n i?galine kar?? sert bir duru? sergileyerek halk? birlik olmaya ça??rd?.

Gazetenin yay?n kimli?indeki bu dönü?üm, logoya da yans?m??t?r. ?lk 77 say?da gazetenin ç?k?? yeri olarak “Erzurum” ibaresi yer al?rken, 78. say?dan itibaren bu ifade “Yüce Yurt” olarak de?i?tirilmi?tir. Bu de?i?iklik, Albayrak’?n art?k yaln?zca bir ?ehir gazetesinden ibaret olmad???n?, tüm vatan? kapsayan bir fikir yay?n organ?na dönü?tü?ünü simgeler niteliktedir.

Haber aktarman?n d???nda bir dü?ünce ve bilinç in?as? yürüten Albayrak, isminden ba?layarak yay?n politikas?n?n her sat?r?nda, vatan?n bölünmez bütünlü?ü, i?gal alt?ndaki topraklar?n kurtulu?u ve millî ba??ms?zl?k idealini temel al?nm??t?r. Sadece Erzurum’un de?il, Anadolu’nun tamam?n?n derdiyle dertlenen bir gazete olarak Albayrak, ulusal bas?n?n yerelden ulusala yükseli?inde öncü bir rol üstlenmi?tir. Gazetenin dili, zaman zaman a??r bir Osmanl? Türkçesi ta??sa da, mesaj? son derece netti: "Bu vatan sahipsiz de?ildir."

Albayrak’?n sahibi ve ba?yazar? Necati Bey, gazeteci kimli?inin yan?nda Osmanl? Devleti’nin çökü? sürecinde halk? örgütleyerek vatan?n kurtulu?unu hedefleyen en önemli sivil yap?lanmalardan biri olan Müdafaa-i Hukuk-? Milliye Cemiyeti’nin aktif bir üyesiydi. Necati Bey’in yan? s?ra gazetenin yazarlar?ndan Necati Güneri ve Cevat Dursuno?lu da Millî Mücadele’nin temellerinin at?ld???, tarihi öneme sahip Erzurum Kongresi’ne delege olarak kat?lm??lard?. Bu durum, Albayrak’?n sadece haber veren bir gazete de?il; ayn? zamanda Millî Mücadele’nin fikir platformlar?ndan biri oldu?unun en aç?k göstergesidir.

Gazete, halk? bu büyük mücadeleye haz?rlamak ve bilinçlendirmek amac?yla s?k s?k Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti’nin amac?, görevi ve ilkelerini anlatan yaz?lara yer verdi. Bu yaz?lar, yaln?zca dönemin siyasi geli?melerini yans?tmakla kalmad?; ayn? zamanda bir moral ve yön bulma rehberi i?levi de gördü. Gazetede yer alan ve o dönemin ruhunu ortaya koyan, okuyucusunu bu mücadelenin bir parças? olmaya davet eden, her cümlesi, Anadolu’da yükselen millî uyan???n ve halk?n kendi kaderine sahip ç?kma kararl?l???n?n bir belgesi olan yaz?lara s?kça s?kça rastlamak mümkündür yer vermi?tir:

"Millî ve vatani buhranlar, her milletin yürüdü?ü yolda bir s?nav dönemi olarak kar??s?na ç?kar. Bu dar geçit, kimi zaman uçurumlarla doludur, kimi zaman da güne?li umutlarla. ??te böyle anlarda at?lacak yanl?? bir ad?m, bir milletin tarihe gömülmesine neden olabilirken; sa?lam ve bilinçli bir yürüyü?, onu ayd?nl?k bir gelece?e ta??yabilir. Bu bilinçle bir araya gelen yürekler, vatan sevgisiyle hareket ederek kurtulu?un ?????n? yakarlar."

"Osmanl?’n?n ma?lup ç?kt??? büyük sava??n ard?ndan, ülkenin üzerine çöken karanl?k hava içinde do?an bu kurtulu? hareketi ‘Harekât-? Milliye’ yani Millî Hareket idi. Galip devletlerin, ilan ettikleri sözde adalet ilkelerini çi?neyerek, özellikle Do?u Anadolu’yu hayalî bir Ermenistan’a teslim etme giri?imleri bu hareketin fitilini ate?ledi. Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti ve onun temsilcileri, bu tehdit kar??s?nda y?lmadan mücadele edece?ini, kendi yolunda ne bir korku ne de bir rehavet duyaca??n? hayk?rd?." (4 Aral?k 1919, Say?: 49, s,2)

Albayrak Gazetesi, yay?nlar?nda özellikle Kafkasya ve Do?u Anadolu’da Ermeniler taraf?ndan gerçekle?tirilen katliamlar? detayl? biçimde ele alm??t?r. Belgeli olaylara dayanan haberlerinde yaln?zca bilgi vermekle kalmam??, Ermeni mezalimini görmezden gelen ya da çarp?tan yakla??mlar? da sert ve ço?u zaman ironik bir üslupla ele?tirmi?tir. Gazetenin bu dili, okuyucuda hem fark?ndal?k hem de tepki yaratmay? amaçlayan bilinçli bir stratejiydi.
Öte yandan Albayrak, o dönemde özellikle d?? kaynakl? baz? projelerle provoke edilmeye çal???lan Kürt ayr?l?kç?l???na kar?? da net bir duru? sergilemi?tir. Yay?nlar?nda s?kça Kürt ve Türk halklar? aras?ndaki tarihsel birlikteli?e, ortak mücadele geçmi?ine ve özellikle ?slam inanc?n?n birle?tirici gücüne vurgu yapm??t?r. Gazete, Kürtlerin “Kürdistan” ad?yla ayr? bir devlet kurma giri?imlerinin sadece bölgesel bar??? zedelemekle kalmayaca??n?, ayn? zamanda tarihsel karde?li?e ve ?slam ümmetine kar?? bir ihanet olarak de?erlendirilece?ini ifade etmi?tir.

Bu söylemler, yaln?zca bir ideolojik duru?un de?il, ayn? zamanda dönemin çok uluslu ve k?r?lgan yap?s?nda Anadolu’nun birli?ini koruma çabas?n?n da bir yans?mas?yd?. Mondros Mütarekesi’nin imzalanmas?n?n ard?ndan Anadolu’da ba?layan i?gal süreci, sadece topraklar?n de?il, halk?n vicdan?n?n da derin yaralar almas?na neden oldu. ?ngiliz, Frans?z ve Yunan i?gal kuvvetlerinin uygulad??? bask?lar, keyfi tutuklamalar, mallara el koymalar ve halk? y?ld?rmaya yönelik ?iddet olaylar?, Anadolu insan?n?n zihninde unutulmaz izler b?rakt?. ?zmir’in 15 May?s 1919’da Yunan ordusu taraf?ndan i?gali, ard?ndan Mara?, Urfa ve Antep’in ?ngilizlerin ard?ndan Frans?z denetimine geçmesi ve nihayet ?stanbul’un 16 Mart 1920’de fiilen i?gali, ülke genelinde büyük bir infial yarat?rken, bu geli?meler Albayrak Gazetesi’nde de derin yank? buldu.

Albayrak yazarlar? bu dönemde sadece d??ar?daki i?gal güçlerini de?il, ayn? zamanda içeride onlarla i? birli?i yapanlar? da hedef ald?. Gazetenin kö?e yazarlar?, emperyalizmi askerî ve siyasi bir tehdit olmas?n?n yan?nda kültürel ve ahlaki bir sald?r? biçimi olarak da de?erlendiriyor, Bat?’n?n insan haklar? ve özgürlük gibi kavramlar üzerinden yürüttü?ü çifte standard? s?k s?k dile getiriyordu.

Özellikle Birinci Dünya Sava??’n?n ard?ndan bar?? ortam?n? tesis edece?i umuduyla 8 Ocak 1918’de Amerikan Ba?kan? Woodrow Wilson taraf?ndan aç?klanan ve 14 maddeden olu?an Wilson Prensipleri, Albayrak yazarlar? taraf?ndan büyük bir hayal k?r?kl??? olarak de?erlendirildi. Bu prensiplerin adalet ve özgürlük vadetmesine kar??n, Anadolu topraklar?nda i?gali me?rula?t?rmak için kullan?ld???n? dü?ünen gazete, bu politikay? "emperyalizmin yeni ve daha yald?zl? yüzü" olarak tan?ml?yordu.

Albayrak yazarlar?ndan Mü?tak S?tk? Bey, gazetenin 77. say?s?nda yay?mlanan “Son Hadise” ba?l?kl? yaz?s?nda bu çeli?kili durumu güçlü bir üslupla ?öyle dile getiriyordu:

“Bir gün Adana’n?n ba?r?na bir y?lan, di?er gün ?zmir’in koynuna bir ç?yan sald?r?yor; Türk’ün kutsal de?erleri en alçakça yöntemlerle çi?neniyor, kesiliyor, yak?l?yor, yok ediliyor. Galip devletlerin gözleri kör, kulaklar? sa??r: Sadece Ermeni ve Rum çetecilerinin zafer naralar? duyuluyor. Oysa onlar?n ötesine geçen binlerce mazlumun feryad?, Bat? medeniyetinin sahte duvarlar?nda yank?lan?p sönüyor. Çünkü ba??ran Türk’tür. Çünkü binlerce y?ll?k bir milletin hakk?, dünkü kölelere bugünün efendileri taraf?ndan payla?t?r?lmak isteniyor.”

S?tk? Bey yaz?s?nda, Wilson Prensipleri'nin arkas?na gizlenen emperyal niyetlere de aç?kça meydan okumu?tur:

“E?er niyetiniz buyduysa, yani tüm silah gücünüzle hain planlar?n?z? uygulamakt?ysa, neden o ikiyüzlü vaatlerle, o 14 maddelik aldatmacayla kar??m?za ç?kt?n?z? Ruhumuzu uyu?turup kolayca teslim almak m? istediniz? Bilin ki Türk’ün en uyu?mu? ruhu bile, en azg?n f?rt?nalara kar?? direnç gösterecek kadar güçlüdür. Mara?’?n destan?, ?zmir’in direni?i bunun ebedî ispat?d?r.”

Bu sat?rlar, Albayrak’?n halk?n duygular?n? tesirli bir ?ekilde dile getiren ve i?gale kar?? toplumsal bilinç olu?turan bir direni? organ? oldu?unu gözler önüne seriyor. Mücadele yaln?zca cephede de?il, kelimelerle, cümlelerle, fikirlerle de veriliyordu. Albayrak, bu mücadelenin kalemiyle sava?an öncülerinden biri olarak tarihe geçmi?tir.

Albayrak Gazetesi'nin 21. say?s?nda yay?mlanan "Ne Olaca??z?" ba?l?kl? ba?yaz?, Mondros Mütarekesi'nin Anadolu üzerindeki y?k?c? etkilerini çarp?c? bir üslupla gözler önüne sermi?tir. Yaz?, ate?kesin imzalanmas?n?n ard?ndan Anadolu’nun dört bir yan?nda olu?an karamsar tabloyu bölge bölge analiz ederken, ?stanbul’daki gayrimüslim az?nl?klar?n sergiledi?i tav?rlara da sert ele?tiriler yöneltmi?tir.

Yaz?ya göre, Mondros’un imzaland??? gün, Osmanl? Devleti’nin ba?kentinde adeta bayram havas? esmi?tir—ancak bu sevinç, imparatorlu?un asli unsurlar?ndan de?il, y?llarca ayn? sokaklar?, ayn? pazarlar? payla?t?klar? Müslüman halkla kom?uluk yapan gayrimüslim topluluklardan gelmi?tir. Bu az?nl?klar?n ta?k?n sevincinin ve küstah davran??lar?n?n, Müslüman ahali üzerinde b?rakt??? derin hayal k?r?kl???, yaz?n?n sat?r aralar?nda aç?kça hissedilir.
Ba?l???n sorusu olan “Ne Olaca??z?” asl?nda o günlerin ruh halini yans?tan sars?c? bir ifadedir. Ancak yaz?n?n son bölümü, karanl?k günlerin ard?ndan do?acak ayd?nl??a olan inanc? vurgular: Bu millet, yeniden kendi kaderinin sahibi olacak; i?galin gölgesinde ezilen vatan, gerçek sahibine, Türk milletine dönecektir.

Ayn? say?da yay?mlanan, yazar ad? verilmemi? "Aç?k Hesap" ba?l?kl? yaz? ise Damat Ferit Pa?a Hükümeti’ni hedef al?r. Yaz?da, hükümetin i?birlikçi politikalar? nedeniyle Osmanl? Devleti'nin içine sürüklendi?i karga?a, sert bir dille ele?tirilirken; özellikle Do?u Anadolu’da faaliyet gösteren Ermeni çetelerinin sivillere yönelik gerçekle?tirdi?i katliamlar, gazetenin de?i?meyen insani ve millî hassasiyetleriyle kay?t alt?na al?nm??t?r. Bu yaz?lar, Albayrak’?n yaln?zca bir haber kayna?? olmad???n?, ayn? zamanda dönemin toplumsal ruh halini, öfkesini, umudunu ve mücadele azmini yans?tan bir fikir platformu oldu?unu bir kez daha ortaya koyar.

Sonuç olarak Albayrak Gazetesi’ni, bir yay?n organ? olman?n çok ötesinde, Millî Mücadele’nin ruhunu ?ekillendiren, halk?n güçlü sesi ve dönemin vicdan?n? sayfalar?na ta??yan bir direni? kürsüsü ve belle?i olarak tan?mlamak yanl?? olmayacakt?r. Erzurum’dan tüm Anadolu’ya yay?lan etkisiyle i?gal kar??t? direni?in sesi haline gelen Albayrak, yokluklar içinde yay?mlanmas?na ra?men, içerdi?i millî, ahlaki ve entelektüel söylemlerle hem dönemin bas?n tarihine hem de Türkiye’nin ba??ms?zl?k mücadelesine damga vurmu?tur. Sade dili, güçlü duru?u, kararl? yazar kadrosu ve misyon odakl? yay?n çizgisiyle Albayrak, Anadolu’nun kalbinden yükselen bir özgürlük ça?r?s? olarak Türk bas?n tarihinde e?siz bir yer edinmi?tir.

Yararlan?lan Kaynaklar:
Akbulut, Dursun Ali (1991). Albayrak Olay?, Erzurum.
Aslan Yavuz vd., (2012). Yüce Yurttan Yükselen Ses Albayrak, Atatürk Üniversitesi Yay?nlar?, (Editör Yavuz Aslan), No: 1001, ?kinci Bask?, Erzurum: Kariyer Tan?t?m.
Baydar, M. Ç (2010), Albayrak Matbaa ve Gazetesi 1913-1921, Türkiye Yazarlar Birli?i, http://www.tyb.org.tr/albayrak-matbaa-ve-gazetes-1913-1921-1052yy.htm (Eri?im Tarihi: 02.02.2018)
Y?ld?r?m, Besim (2022). Millî Mücadele’nin Gür Sesi Albayrak Gazetesi’nin Kö?e Yaz?lar?n?n ?ncelenmesi. Ankara Üniversitesi ?lef Dergisi, 9(2), 372-407. https://doi.org/10.24955/ilef.993100

Prof. Dr. Besim YILDIRIM