Giri?
Osmanl? hâkimiyeti sonras? Yunanistan ?ehirlerindeki kentle?me sürecinin, sosyolojik de?i?imlere yol açt??? görülmektedir. Türkler taraf?ndan terk edilen tarihî kent merkezlerindeki mimarî eserler, yeni kullan?c?larla birlikte yeni kimlik ve aidiyetler olu?turmaya ba?lar. Bu yaz? kapsam?nda Yunanistan’?n tarihî kent merkezlerindeki kullan?c? de?i?imleri sonucu Osmanl? mimari eserlerinin kent haf?zas?ndan silinme ve gizlenmesinin toplumsal boyutlar?na etkisi, örnekler verilerek ortaya konulmaya çal???lacakt?r. ?zlenen bu politika sonras?; mimari eserlerdeki de?i?imin yap?sal ve süreçsel incelemesi ele al?nacakt?r.
Tarihî yap?lar?n eski ve yeni kullan?c?lar?n?n, eski ve yeni kimlik ile aidiyetlerinin koruma süreçlerinde gerçe?e uygun bir ?ekilde de?erlendirilmesi son derece önemlidir. Eserlerin kimlik ve aidiyetinin; mekân, kent ve koruma ile ili?kisi Yunanistan’?n ?ehir merkezlerindeki durumu, alanda uzun süredir yap?lan inceleme çal??malar? sonucu ortaya konulmaya çal???lm??t?r. Farkl? kentlerde yap?lan alan ve arazi çal??malar? sonucunda Yunanistan’da tarihî kent merkezlerinde farkl? toplumsal de?i?im süreçlerinin ya?and???n? ifade etmek mümkündür. Tarihî kent merkezlerinde yer alan Osmanl? mimarî eserleri ya ba?ka ülkelere ait oldu?u iddia edilerek kimlikleri gizlenmekte, ya da yapan mimar?na at?fta bulunularak sanki onun taraf?ndan yapt?r?ld??? bilgisi verilerek kas?tl? olarak yanl?? bir bilgilendirmeye neden olunmaktad?r.
Yer, Kültürel Kimlik ve Bellek
Yer, insanlar?n kendi istek ve iradeleri d???nda ba?l? olduklar? dü?ünülen bir co?rafyay? ve bu co?rafyan?n s?n?rlar? içerisindeki statik, de?i?ime pek de aç?k olmayan ya?am biçimlerini ifade eden bir kavramd?r. Her insan?n ve insan toplulu?unun bir yere ‘kök salma’ ihtiyac? oldu?u sav?na dayanan bu anlay?? en güçlü ifadesini ‘ev’ kavram?nda bulur. ‘Ev’ orijinle ilgilidir; katedilen yol, gidilen yön ya da var?lacak yeri de?il, gelinen yeri, co?rafî kökeni ifade eder. Edward Relph’in deyimiyle, sonsuz mekân içerisinde yola ç?kt???m?z bu nokta varl???m?z?n ve hayat?m?z?n de?i?mez merkezidir. Bu merkez kendi d???ndaki yerleri önemsiz k?ld??? gibi, ya?am? da tan?ml? s?n?rlara, bir “içerisi ve d??ar?s?” ayr?m?na ba?lar. Gerçek bir yer ve yere aidiyet duygusu da hep bu s?n?rlara göre tan?mlan?r. Yer anlay??? kimli?i anlama biçimlerimizde de bask?n olarak ortaya ç?kar. Bu anlay??a göre yer ile kimlik aras?nda izomorfik bir ili?ki vard?r. Co?rafî köken olarak tahayyül edilen yer, kimli?in de do?rudan belirleyicisidir.
‘Kültür’ için de ayn? ?eyi söylemek mümkündür. Kültür de, s?n?rlar? belli bir co?rafyaya ait olan, t?pk? flora ve fauna gibi o co?rafyan?n ‘kendine has’ özelliklerinden ortaya ç?kan, yere do?rudan ba?l? bir olgu olarak görülür. Bu ayn? zamanda yerin s?n?rlar?n? kültürün ve kimli?in de s?n?rlar? olarak tahayyül etmek, dolay?s?yla bir yerin s?n?rlar? içerisinde ancak tek bir kültürün, tek bir kimli?in ya?ayabilece?ine inanmak ve bunun da ötesinde hareketin, yani yerden ayr?lman?n kültürel kimli?in kayb?yla sonuçlanaca??n? dü?ünmek demektir. Bellek, bugün bildi?imiz hâliyle, zihinsel temsillerden olu?ur ve bu temsiller her hat?rlama sürecinde yeniden in?a edilirler. Her hat?rlama eyleminde önceki temsil yeni bilgi ile bütünle?ir ve böylece yeni bir bellek ortaya ç?kar. Bellek sadece zihinde de?il, yerde de ikâme eder. Yer belle?e köklenmesi için zemin sa?lar, fakat ayn? zamanda kendi kimli?i bu köklerle kabul görür ve hatta baz? durumlarda in?a olur. Bu ili?ki yerin kimli?ini belle?in sonsuz temsilleri ile iç içe geçirir. Bu kavramsal çerçeve içerisinde Selânik Be?ç?nar Bahçesi ya da Selânik Beyaz Kule Bahçesi, kentlilerin tekrar eden kolektif hat?rlama döngüleri ile ili?kili olarak ürettikleri kimlikler ile sonradan da yeni anlamlar kazan?r. Bu süreçte, Osmanl? döneminde, her zaman devletin politik erkinin kamusal mekân? olarak tezahür eden hükümet konaklar? ise, Osmanl? sonras?nda yeni kent kimli?ini temsil eden bir unsur olmu?tur. Nitekim Selânik Vilâyeti Hükümet Kona??’n?n Makedonya ve Trakya Bakanl???, Midilli Hükümet Kona??’n?n Ege ve Adalar Politikas? Bakanl???, Serez Hükümet Kona??’n?n Serres Valilik Binas?, Florina Hükümet Kona??’n?n ve Karaferye (Veria) Hükümet Kona?? ile Dedea?aç (Alexandroupoli) Hükümet Kona??’n?n Adliye Binas? olarak kullan?lmas? bu duruma ili?kin örneklerdendir. Rodos Hükümet Kona?? ise, 1912 sonras? ?talyan i?gali döneminde geçirdi?i mimari üslûp özelliklerinde de?i?iklikler yap?larak, bugün Rodos Postanesi olarak hizmet vermektedir. Yunanistan’da in?a edilen Osmanl? mimarî eserleri, Osmanl? toplulu?unun karakterine, kültürüne ve al??kanl?klar?na göre ?ekillenmi?lerdir. Çünkü, Osmanl? kentleri co?rafî olarak fiziksel bir toprak parças?ndan çok, sosyal etkile?imlerin ya?and??? çok kültürlü canl? mekânlard?r. ?nsanl???n en önemli eserlerinden biri olarak kent, zamanla içinde ya?ayan insana benzer, insan? yans?t?r ve insanl???n bir parças? olur. Osmanl? döneminde kentlerin fiziksel bir nesneden ziyade en önemli niteliklerinin ba??nda, kentin temsil etti?i toplulu?un kültürü, geçmi?i ve bugünü gelmektedir. Bu özellikler, Selanik, Yanya, ?skeçe, Kavala gibi kentlere anlamsal katman?n? kazand?r?r ve genellikle kentin Osmanl? kimli?i olarak adland?r?l?r. Bu özellikler kentin kimli?i, kentin karakteri, kentin imaj? ya da farkl? bir kavramla tan?mlansalar da vurgulanmak istenen nokta ayn?d?r; Yunanistan’daki Osmanl? dönemi kentleri di?er Rumeli ?ehirlerinde (Prizren, Üsküp, Saraybosna, Berat, Filibe, v,.d.) oldu?u gibi t?pk? canl? varl?klar gibi ayn? karaktere sahiptiler. Bu karakter, içinde ya?ayan toplulu?un özellikleri ile peki?ince kentin kimli?i ortaya ç?kmaktad?r. Günümüzde Yunanistan s?n?rlar? içinde kalan kentlerde, Osmanl? dönemi ?ehir kimli?ini; onunla özde?le?mi? kültürel etkinliklerden, haf?za mekânlar?ndan (Selânik Kapan?), simge yap?lardan (Selânik Beyaz Kule, ?skeçe Saat Kulesi, Rodos Süleymaniye Cami ve Murad Reis Külliyesi, Yanya Saat Kulesi, Kavala ?maret), Türk Çar??lar?ndan/ Eski Çar??lardan ve geleneklerden okuyabiliriz. Yunanistan’daki Osmanl? dönemi kentlerini özel k?lan ve kent yapan belki de en önemli özellik, Türk/Yunan/Yahudi toplumlar ve kültürel de?erler aras?ndaki etkile?imlerin zaman içerisinde olu?turduklar? birikim ile üretilen haf?zad?r. Geçmi?i yans?tan, ondan beslenen ve geçmi? ile var olan Yunanistan’daki Osmanl? kentlerinin Müslüman/Türk kültürel de?erleri ve kimlikleri günümüzde hiç var olmam?? ve adeta hiç ya?anmam?? bir sosyal olgu gibi yeni haf?zalara kaydolunmaktad?r. Osmanl? mimari eserleri için “Post Bizans/Bizans Sonras?” tan?mland?rmas?yla, kentler, tamamen Osmanl?ya özgü kamusal alanlar ile çar??lar?n? göz ard? etmek suretiyle, kimliksiz bir duruma sokulmaktad?r. Yunanistan’daki Osmanl? dönemi kentlerinin bu ili?kiler a??n? geçmi?ten gelece?e nas?l ta??d???n?, topluluklar?n bunu nas?l hat?rlad?klar?n?, bu hat?rlama sürecinde kentin nas?l bir rol ald??? sorgulanmamakt?r. Haf?za ya da Bellek, genellikle geçmi?le ilintili an?lar?n hat?rlanmas? noktas?nda devreye giren mekanizmalar olarak bilinirler. Haf?za geçmi?te ya?ananlar?n ve edinilen bilgilerin i?lenerek depoland??? yerdir. Ancak bu süreçte önemli olan, bu bilgilerin geçmi?le ve ba?lam?yla ili?kisini göz önünde bulundurarak depolanmas?d?r. Peki, Yunanistan ?ehirlerindeki Osmanl? mimari eserleri kent haf?zas?nda do?ru bir ?ekilde mi depolanm??lard?r?
Haf?za Mekânlar? Osmanl? Mimarî Eserleri
Hat?rlama süreci hemen hemen her zaman tetikleyici bir unsura ihtiyaç duyar. Bu tetikleyiciler genellikle hat?rlamak istedi?imiz bilgilere referans olarak belirledi?imiz ya da e?le?tirdi?imiz nesneler, kokular, sesler vb. olabilir. ?nsanlar ve dolay?s?yla toplumlar bu referanslar üzerinden bilinçli ya da bilinçsiz bir ?ekilde an?lar?n? tazeler, geçmi?i hat?rlar ve haf?zas?n? günceller. Bunun en basit örne?i mezarl?klard?r. Mezarl?klar, dünyada art?k var olmayan birilerinin o co?rafyada ya?ad?klar?n?n delili ve hat?rlanma noktas? olarak o toplumu mekânsal anlamda temsil eder. Yunanistan’da yer alan Osmanl? mezarl?klar? da Yunanl?lar?n haf?zas?nda Türk hâkimiyetini hat?rlatt???ndan ilk yok edilmesi gereken 4 GEL???M ERZURUM yerler olarak görülmü?tür. Selânik Yedikule’deki ve bugün Selânik Fuar Alan?’ndaki büyük mezarl?k örne?inde oldu?u gibi, kentin Yunan hâkimiyetine geçi?i sonras?nda (1912) ilk yok edilen yerlerdendir. Di?er tüm kentlerdeki Osmanl? mezarl?klar? da ayn? sonu ya?am??t?r. Bugün Bat? Trakya ile Rodos ve ?stanköy haricinde ayakta kalan bir Osmanl? Mezarl??? bulunmamaktad?r. Yine ayn? ?ekilde camilerdeki minareler ile kitabeler de haf?zan?n canl? tutulmamas? ad?na yok edilmi?lerdir. Ayn? ak?beti türbeler de ya?am??; K?lk?? (Kilkis) Bayez?d Baba Türbesi ile Kozana Memi Baba Bekta?î Tekkesi kiliseye ve Karaferye Namazgah? Azizi Paul Altar’?na dönü?türülmü?; Selânik Musa Baba Türbesi Selânik Futbol Tak?m?’n?n ofisi olarak kullan?lm??, Yenice Vardar Gazi Evrenos Bey Türbesi Resim Galerisi olmu?tur. Mübadele sonras?nda “Bekta?i Manast?r?” olarak kaydedildi?inden dolay? Yeni?ehir (Larissa) Durbalu Sultan Bekta?i Tekkesi ise, günümüze gelinceye kadar korunabilmi?tir. Hayat?n içinde yer alan hem fiziksel hem anlamsal ö?eler haf?za mekân? olarak tan?mlanabilir. Çünkü, haf?za baz? nesnelere ve geleneklere i?lenmi? vaziyettedir; onlarla özde?le?mi?tir. Haf?za mekânlar?, haf?zan?n biriktirildi?i ve gelece?e aktar?lmas?n? sa?layan ‘?eyler’dir. Her Selânikli’nin yan?ndan her gün geçti?i devasa an?t Selânik Beyaz Kule örne?inde oldu?u gibi, kitabesi ç?kart?larak ve etraf?ndaki d?? surlar? y?k?larak haf?zalardan, Osmanl? kimli?i silinmeye çal???lm??t?r. Buna ra?men halen ?ehrin en önemli simgesi durumundad?r. Ancak, Osmanl? mimarî eseri de?il de, Venediklerden kald??? ifade edilmektedir. Belle?in mekâna ihtiyac? vard?r. Bu mekânlar kimliklerin simgesi ve hat?ralar?n temsilcileri olarak i?lev görmektedir. Osmanl? döneminin kolektif haf?zas? oldu?u dü?ünülen, hat?rlama mekânlar? türbeler, tekkeler h?zl?ca bu nedenle ortadan kald?r?lm??, saat kuleleri, Rodos Fethi Pa?a Saat Kulesi örne?inde oldu?u üzere “Bizans Kulesi gibi adlarla an?lmaya ba?lanm??t?r. Mekân?n kolektif hat?rlama gücüne yine Rodos Murad Reis Türbesi ve haziresindeki türbeler ile Rodos Mercan Baba Türbesi örnek olarak verilebilir. Tüm bu yap?lar, kolektif Osmanl? dönemi hâkimiyeti günlerini yans?tan haf?zan?n önemli bir parças? olarak görüldü?ünden koruma alt?na al?nmad??? gibi, son derece bak?ms?z bir hâle dü?mü?lerdir. Haf?za mekânlar?n?n en önemli temsilcilerinden birisi de çe?melerdir. Kentlerle özde?le?mi?, bulunduklar? çevreleri ?ekillendirmi?, onlar?n simgesi hâline gelmi?lerdir. Selânik Hamidiye Çe?mesi temsil etti?i de?erlerle çevresini ?ekillendirmesine izin verilmeyip, Venizelos Çe?mesi ad?yla adland?r?l?r ve üzerindeki tüm ay-y?ld?z süslemeleri kaz?nm??t?r. Yine Yanya’da Osmanl? hâkimiyeti döneminde Güzel Çe?me, daha sonra Kanl? Çe?me ad?n? al?r. Rodos’ta kale içinde yer alan onlarca Osmanl? dönemi çe?menin bak?ms?zl??? ve bilgilendirici levhas?n?n bulunmamas? da haf?za ve an?tlar aras?nda kamusal haf?zan?n vücut bulmu? hâli olarak tan?mlanabilir. An?tlar y?k?lmad?kça anlamlar?n? kolay kolay yitirmezler ve sürekli ayn? de?erleri yans?tmaya devam ederler. Karaferye’de kimlikleri gizlenip günümüzde ev olarak kullan?lan camiler bu duruma iyi bir örnektir. Ancak, gerçek kimli?inin tespiti son derece zor bu camilerin bugün hala ayn? de?er gösterdiklerini söylemek mümkün de?ildir.
An?tlar?n bar?nd?rd??? anlam?n de?eri ne kadar fazla ise, gelecek nesillere aktar?m? o kadar fazla olur. Selânik Atatürk Evi’nde oldu?u gibi, mesaj ta??mas? ve bilgi saklamas? gerekir; aksi takdirde i?levlerini yitirirler. Türk ve Müslüman toplumun kolektif haf?zas?nda yer edinen yap?lar; hem haf?zan?n parças? hem de simgeleyicisi rolünü üstlenirler. Ancak bunu yaparken de, t?pk? kolektif haf?za gibi, onlar? olu?turan gruplar?n kontrolündedirler ve onlara göre hareket ederler. Geçmi?ten neyin hat?rlanaca?? ve nas?l temsil edilece?i tamamen toplumlar?n kendi seçimidir. An?tlar bir yandan baz? ?eyleri hat?rlamam?z? sa?larken, di?erlerini de unutmam?z? sa?larlar ve bu bak?mdan seçicilik yaparak haf?zan?n olu?umuna katk? sa?larlar. Böylece, istenen ?eyler hat?rlan?rken, istenmeyen ?eyler silikle?tirilir ve toplumlar?n bak?? aç?s?na göre yeni bir haf?za olu?turulur. Selânik civar?ndan gelen Müslüman ve Türk mübadillerin gemiyle limandan ayr?lmalar?ndan itibaren haf?zalar?nda kalan ve en uzun süre görünen yap? Beyaz Kule’dir. Kimi yap?y? özlemle, kimi hasretle kimi de o ya?ad??? ac?lar?n hat?ras? olarak haf?zas?nda ölene kadar saklam??t?r. Günümüzde Selânik ?ehrinin de simgesi olan Osmanl? dönemine ait olan Beyaz Kule, Rodos Türkleri’nin halen dinî bayramlarda ve günlerde bulu?tuklar? Rodosî Haf?z Ahmed A?a Kütüphanesi, H?drellez kutlamalar?n?n yap?ld??? Dimetoka Seyyid Ali Sultan Dergâh? ile Seçek Yaylas? gibi haf?za mekânlar? ve an?tlar hem kolektif haf?zan?n olu?mas?nda önemli bir mekanizma görevi görür, hem de içinde bulunduklar? ?ehirlerin kendilerine özgü bir haf?za olu?turmas?n? sa?larlar. T?pk? bireylerin kolektif bir ?ekilde hat?rlamas? gibi, kentler de içlerinde yer alan an?tlar ve haf?za mekânlar? üzerinden kimlik kazan?r ve kendi haf?zalar?n? olu?tururlar.
Osmanl? Mekânlar?n? Koruman?n Türk Kimli?i ve Aidiyet ile ?li?kisi
Kimlik ve aidiyet kavramlar?, toplumlar?n fiziksel ifade arac? olarak mimarl?k tarihinde a??rl?kl? yer kaplamaktad?rlar. Aidiyeti, “insan?n kendisini belli bir kültüre ve co?rafyaya ait hissetmesinin insan varl??? üzerindeki yap?c? etkisi” olarak tan?mlayan ?engül Öymen Gür ise, kimli?in bir temsil oldu?unu, “mimarinin kimlik kayg?s?n? ciddi biçimde üstlenmesinin toplumun de?erlerini anlamak- yükseltmek, ulusal ve genel mimarl?k tarihinin ö?retilerinden ustaca yararlanmak, co?rafya ve kent verilerini tasar?m olanaklar? olarak de?erlendirmekten geçti?ini belirtir. Bu parametreler göz önüne al?nd???nda, bugün s?n?rlar? içerisindeki farkl? ?ehirlerde Osmanl? mimarî eserlerinin niteli?ini/de?erlerini kasten ve h?zla ortadan kald?ran Yunanistan’?n, bunu ?üphesiz, 19. yüzy?l ortalar?ndan itibaren kendi kimlik aray??? ve ba??ms?zl???yla de?erlendirmek gerekir. Ba?ta kamu yap?lar? olmak üzere, mimarî üslup de?i?ikli?ine gidilerek, yap?lar?n kimlikleri gizlenmi?tir: Selânik Hamidiye Hastanesi Frans?z Hastanesi’ne; Selanik Islahhanesi Selanik Sanayi Müzesi’ne; Selânik ?dadisi Selânik Aristoteles Üniversitesi Felsefe Fakültesi’ne; Rodos Abidin Pa?a Kö?kü Rodos Yazarlar ve ?airler Birli?i’ne; Yanya Hamidiye K?z Rü?tiyesi Yanya Postanesi’ne; Selânik Hamidiye Ziraat Mektebi Amerikan Anadolu Koleji’ne; Serez Hükümet Kona?? Serez Valili?i’ne; T?rhala Hükümet Kona?? Adliye Binas?’na çevrilmek suretiyle bu kimlik gizlili?i h??m?na u?ram??t?r. Mekân ve mekânsal ö?eler, üretildikleri co?rafyan?n ve üretici toplumun özelliklerini ta??rlar. Bir mimarî yap? ve/ veya bir kentsel doku o yöre6 GEL???M ERZURUM deki toplumsal üretim ve birikim süreçleri do?rultusunda biçimlenir. Do?al ko?ullar?n de?i?mesi veya insan?n do?al ko?ullar? kontrol edebilmesi, ihtiyaçlar?n de?i?mesi, bilgi birikiminin artmas?, teknolojik geli?meler gibi birçok etmen zaman içinde mekânlar? da de?i?tirmektedir. Mekân ise, içinde bar?nd?rd??? insan?, dü?ünsel ve sosyal boyutta yönlendirerek bireyin ve toplumun tasar?m?na katk?da bulunur. Bugün Yunanistan’?n farkl? bölge ve ?ehirlerinde kalm?? Türk Evleri, mahalleler ve sokaklar Osmanl? kimli?inin sosyo-kültürel halinin en önemli görünür halidir. Mahalle ya da apartman aralar?nda tek tük kalm?? evden ba?layarak, dini (cami, türbe) ve sosyal mekânlar (hamam, çe?me,köprü) içten içe Türk kimliksel mekân? gözler önüne sermeye devam etmektedir.
Yunanistan’?n Tarihî Kent Merkezlerinde De?i?en Kimlik ve Aidiyet
Korumac?l???, içinde ya?anan çevrenin nesneleri üzerinden tarihle olan bir ili?ki kurma biçimi olarak tan?mlamak gerekebilir. Yap?l? çevrenin kimli?i ile toplumun sosyal ve kültürel kimli?i kar??l?kl? olarak birbirini etkiler. Bu nedenle, bir kentte tüm ya?am? organize eden fiziksel çevrenin kimli?ini olu?turan de?erler, büyük önem ta??r. 1912 sonras?nda Yunanistan’?n kentlerinde Osmanl? mimarî eserleri ile kültürel ve do?al de?erlerin kent kimli?ini ?ekillendirdi?i bir hakikattir. Kentlerinin geçmi?inden gelen bu mesajlar?n gelece?e aktar?lmamas? ve haf?zalardan silinmesi politikas? kararl?l?kla izlenir. Kentlerin Osmanl? hâkimiyetine tan?kl?k etmi? ve bu döneme ait yap?lar /yap? gruplar?, kentlerin yeni sahiplerinin ya?ant?s?na dâhil olarak sözü edilen de?erler içerisinde öncelikli konumda yer almamalar? sa?lanm??t?r.
Sonuç
Sonuç olarak Yunanistan ?ehirlerindeki Osmanl? kültürel ve mimarî miras?, geçmi?i, Türklü?ü, Osmanl? kimli?ini ve O’nun hâkimiyetindeki dönemle birlikte, Yunanistan’?n Anadolu’yu terk etmesini ve yenilgisini an?msatt???ndan, bu miras?n ortadan kald?r?lmas?, Yunan kimli?inin olu?mas? için bir zaruret olarak görülmü?tür. Yunanistan’daki Osmanl? kültürel ve mimarî miras? üzerindeki bu kimlik de?i?imi, eski kentlerin modernize edilmesi ad?na gerçekle?tirilen tahribat?ndan çok farkl? bir nitelik ta??r. Zira bilinçsizce yap?lan bu modernize etmek ad?na gerçekle?tirilen tahribat, tarihî geçmi?i ve onunla ba?lant?l? kültürel miras? ortadan kald?rma ve geçmi?i unutturma ad?na yok etmedir. Ancak Yunanistan’daki kent kimli?i ortadan kald?rmak veya yeni bir kimlik olu?turmak ad?na yap?lan tahribat, kent kimli?ini olu?turan kültürel miras?n, ona yeni bir kimlik vermek veya tamamen ortadan kald?rmak suretiyle unutturma ad?na, bilinçli olarak geçmi?le ba?lant?s?n? koparmak için yap?lan bir i?lemdir. Her ne ?ekilde olursa olsun bu tahribatlar, belli oranda kent kültürü üzerinde o kentte ya?ayanlar üzerinde ciddi bir de?i?ime neden olsa bile, gerçekte bu de?i?imi gerçekle?tirenler için, hep bilinçaltlar?nda eski kent kültürünün o de?erli ögelerini göz ard? edemeyeceklerdir. Kent kültürünü olu?turan bir yap?, bir mezarl?k, bir türbe vs. de?i?tirilen kimli?ine ra?men, gerçekteki aidiyeti ile hep haf?zalarda eski kimli?iyle ya?ayacakt?r.