Sar?kam?? 1914
Osmanl? ?mparatorlu?u, Almanlar?n Göben ve Breslau sava? gemilerinin Karadeniz’deki Rus limanlar?n? bombalamas? ile 29-30 Ekim 1914’de I. Dünya Sava??’na girdi. Ruslar?n 31 Ekim’de Bayezid, 1 Kas?m 1914’de Erzurum s?n?r?n? geçmesiyle sava??n Kafkas Cephesi aç?ld?. Ruslar Kas?m ba??nda Basra ve Akabe’yi, Kas?m sonunda Karaköse ve Do?ubeyaz?t’? i?gal ettiler. Erzurum-Sar?kam?? ekseninde Osmanl? s?n?rlar? içinde 25 kilometre derinde tutundular.
Osmanl? Ordusu Genel Kurmay?n?n Ba??nda bulunan Enver Pa?a hem Ruslar? geri püskürtmek hem de 93 Harbi’nden beri (1877-1878) Rusya’n?n elinde olan Kars, Ardahan, Artvin ve Batum illerini geri almak istiyordu. Plan?, Ruslar? beklemedikleri Sar?kam??tan çevirme harekat? ile gafil avlamakt?. Halbuki bozgunla sonuçlanan Balkan Sava??’ndan henüz ç?km?? olan ordunun eksiklikleri say?lamayacak derecede çoktu. Ruslar ise k??a çok iyi haz?rlanm??lard?. Sar?kam?? co?rafyas? çok çetindi ve o y?l çok a??r bir k?? ya?an?yordu. Harekata taraftar olmayan 3’üncü Ordu subaylar? Enver Pa?a’y? vazgeçiremediler. Enver taarruzun bahara b?rak?lmas?n? öneren 3’üncü Ordu Komutan? Hasan ?zzet Pa?a’y? görevinden ald?. O s?rada ?stanbul Genelkurmay?’nda bulunan Kaz?m Karabekir de, Sar?kam?? harekat?na ?iddetle kar?? ç?kt?. Ancak Enver Pa?a onu da dinlemedi.
O arada, cephedeki askere k??l?k giysi, erzak ve mühimmat götürmek için, ihmal sonucu donanmadan korunma istenmeden, ?stanbul’dan Trabzon’a do?ru yola ç?kar?lan, içinde 3 bin de asker bulunan Bezm-i Alem, Bahr-i Ahmer ve Mithad Pa?a adl? üç sivil yük gemisini Ruslar 7 Kas?m’da Karadeniz’de bat?rm??t?. Enver Pa?a’n?n emriyle kay?tlara geçirilmeyen bu faciay? 93 y?l sonra Prof. Dr. Bingür Sönmez ortaya ç?kard?. ?kmalin gelememesi de Enver Pa?a’y? vazgeçirmedi.
Ads?z bir asker günlü?ünden: “Bu yaz, iki alay?m?zla Yemen’den buraya naklolunduk. Yola koyulmam?zdan dört ay sonra buraya ula?t?k ki, Arabistan’?n cehennemî s?ca?? Köprüköy’deki (Ele?kirt) ayaz yan?nda nimet-i ilâhi imi?. Burada çad?r?n perdesi buza kesmi? o?lak kula?? gibi k?r?lmakta ve kopmakta. Bölük kumandan?m, beni s?hhiyeye nakletmi? ise de, tabip ve ilaç yoklu?undan çaresiz kal?p tekrar tak?m?ma döndüm. Ak?am yakla??nca Köprüköy’e civar da?lardan tipi bo?an?r. Kumandan?m?z, gelecek cuma Ba?kumandan Enver Pa?a Hazretleri’nin tefti? ve hücum için gelece?ini müjdeledi. O gelinceye kadar da yün içlik, çorap ve paltolar?n verilece?ini ve Yemen yazl?klar?n? ataca??m?z? müjdeledi. Allah, devlete ve millete zeval vermesin. Ba?kumandan Pa?a Hazretleri’nin gelmesi ile, Moskof’un kahrolaca??ndan ve kâfirin, kar??m?zdaki tepelerde geceleri seyretti?imiz ocakl? ve mutfakl? karargâhlar?n? ele geçirece?imizden subaylar?m?z çok emin…“
3. Ordunun ba??na geçen Enver’in emriyle 9., 10. ve 11. Kolordular 3 bin metrelik Allahüekber da??nda yürüyü?e ba?lad?lar. Kar kal?nl??? kimi yerlerde bir metreyi geçiyordu. Zemheri denilen k???n en so?uk günleriydi, ?iddetli tipi f?rt?na vard?. S?f?r?n alt?nda 39 derece hissedilen so?uklar, dü?mandan daha tehlikeliydi. Gündüz ba?layan yürüyü?te yumu?ayan çar?klar gece donmaya, ayaklar? mengene gibi s?kmaya ba?l?yordu. Ad?m atmak neredeyse imkâns?zd?. Askerler donmamak için olduklar? yerde atl?yor, z?pl?yor, kendilerini yerden yere vuruyordu ama nafileydi. Ayak parmaklar?ndan ba?layan donma, yava? yava? tüm vücutlar?na yay?l?yordu. Kimi yere çömeldi, kimi oturdu, kimi yuvarland?, kimi bir a?aç gövdesine dayand?. Ortal?k kardan heykellerle doldu.
Sabah Beyköy’le Kuruköy’e ula?may? sadece 3.200 ki?i ba?arm??t?. “Onlar? teslim alamad?m. Çünkü bizden çok evvel Allahlar?na teslim olmu?lard?” diye yazd? Rus Kurmay Ba?kan? Pietroroviç raporuna. Ama Enver Pa?a inad?ndan dönmedi. Ac?mas?z emrini verdi: “Geri ad?m atan? üstü vuracakt?r!” Ard?ndan örnek olmas? için 40-50 ki?i kur?una dizildi. Daha sonraki infazlar zaten az olan kur?unlar?n ziyan olmamas? için iple yap?lacakt?. A?açlarda donmu? insan cesetleri sallan?yordu.
Sonunda her?eyin bitti?ini anlayabilen Enver Pa?a cepheden ayr?ld?. Ordunun ba??nda kalan Haf?z Hakk? Pa?a 4 Ocak 1915’te geri çekilme emri verdi, böylece Sar?kam?? Maceras? sona erdi. Ba?ta 3. Ordu’nun mevcudu 120 bindi. Kimine göre 90 bin kimine göre 60 bin ?ehit verilmi?ti, tek kur?un atmadan. Genel Kurmay’?n 1933 aç?klamas?na göre zayiat 109 bine eri?iyordu, ancak say?n?n ayr?nt?lar? verilmemi?ti. Yani ordu bir daha Ruslarla sava?a giremeyecek hale gelmi?ti.
Binlerce Türk esir
Kafkas Cephesi’nde sava?lar devam ederken Ruslara esir dü?en Türklerin Tiflis ve Bakü gibi ?ehirlere getirilmesi, Çarl?k yönetimi aç?s?ndan ciddi bir rahats?zl?k yaratm??t?. Bunun sebebi de Kafkas halk?n?n önemli bir k?sm?n?n dini ve etnik aç?dan esir dü?en Türklerle ayn? kökten olmas? idi. Bu yüzden Çarl?k yönetimi, kötü durumdaki Türk esirlerin halk?n üzerinde b?rakaca?? tesiri de göz önünde tutarak, esir kamplar?n? özellikle halk?n dikkatlerinden uzak, herhangi bir irtibat riski olmayan yerlerde kurmaya karar verdi.
Esirlerin sevkiyat?
Sava?larda Ruslara esir dü?en Türkler, Omsk, Tomsk, ?rkutsk, Uralsk, Samara, Kazan, Nijniy Novgorod, Horkov, Bakü ve di?er baz? ?ehirlerde özel kamplara götürüldüler. Askeri esirlerden genellikle erler ve küçük rütbeli askerler Bakü’de b?rak?ld?lar, subaylar ise kaçmalar?n? önlemek maksad?yla daha ziyade Sibirya’da Çin hududuna yak?n ?rkutsk’a gönderildiler.
Sava? meydanlar?nda esir dü?en Türk askerlerinin ya?ad?klar? zorluklar ve s?k?nt?, daha Rusya’ya nakledilmeleri s?ras?nda ba?lad?. Yaral? askerler ile sa?lamlar bir arada tutuluyor, sonra genelde Kafkas Ermenilerinin idare ve kontrolü alt?nda bulunan esirler, cepheden elli?er elli?er vagonlara bindiriliyorlar ve yine ço?u Ermeni olan askerlerin kontrolünde aç-susuz bir halde gönderiliyorlard?. Vard?klar? yerlerde vagonlar aç?ld??? zaman, her vagonda 10-15 Türk askeri ölmü? oluyordu.
I. Dünya Sava??’nda te?men iken 9 Ocak 1915’de Sar?kam??’ta Ruslara esir dü?en, Sibirya’ya nakledilen, Krasnoyarsk esir kamp?ndan kaçan, yurda dönen, tekrar orduya kat?lan Hüsamettin Tu?aç anlat?yor: “1915 y?l?n?n ilk ay?n?n ikinci haftas?nda idik. ?imdi Kubi?ef ad?n? ta??yan Samara ?stasyonu’na gelmi?tik. Bir Rus doktoru yan?m?za geldi. Hasta olup olmad???m?z? sordu… ?ehirde tifüs hastal??? salg?n halinde imi?. Esir trenlerini karantina alt?na alm??lard?. Sonradan Rus gazetelerinden ö?rendik ki, o s?ralarda bu istasyonda müthi? bir dram oynanm??. Trenler dolusu Türk esiri karantina var diye bulunduklar? hayvan vagonlar?nda kilitli kap?lar ard?nda haftalarca aç ve susuz b?rak?lm??, hepsi açl?ktan, susuzluktan ve hastal?ktan ölmü? gitmi?lerdi…”
1916’da Ruslara esir dü?en bölük komutan? yedek subay Faik Tonguç ise nakledili?leri hakk?nda ?unlar? yazmaktad?r:
“150 ki?iyi a?an subay kafilesi bir Ermeni te?menin kumandas? ve 100 kadar askerin muhafazas? alt?nda Hamaml? köyünden ayr?larak Sar?kam?? ?stasyonu’nda bizim “k?rk ki?ilik”lere benzeyen vagonlara yerle?tik. Kor Nehri Vadisi’ni izleyerek ak?am vakti Tiflis ?stasyonu’na vard?k. Cehennem s?ca??nda vagon içinde, pencereler kapal? olarak üç gün ac? ve derin bir üzüntü içinde bekledik. Su bile dirhemle verildi?inden bay?lanlar, hastalananlar ço?al?yordu. Yemek içmek gibi zorluklardan ba?ka pencereden bakmak bile yasakt?. Bu durumdan kimsenin ?ikâyete hakk? yoktu. Çünkü esirdik, hem de memleketimizdeki deyi?le “Moskof elinde esir”dik.
Birçok rica ve ?ikâyetlerden sonra bir vagonda bir pencere aç?lmas?na izin verildi. Bu demir hapishanelerde, aç susuz kavrulman?n sonucunda bula??c? hastal?k ba? gösterdi. Hastaneye kald?r?lanlar s?kla?t?.”
Osmanl? Hilal-i Ahmer Cemiyeti taraf?ndan 1917 y?l? sonlar?nda Osmanl? esirleriyle ilgilenmek ve Türk esirlerinin miktar?n? tayin etmek üzere ?skandinavya’ya gönderilen Yusuf Akçura, Kuzey Kafkasya’da 20- 30 bin ve Rusya’n?n di?er yerlerinde de 30 bin olmak üzere toplam 60 bin Türk esir oldu?unu belirtmi?ti. Rusya’da bulunan Türk esirlerden bir bölümünü de; Kars, Ardahan, Batum ve daha sonra Erzurum, Erzincan ve Van gibi Anadolu’da Ruslar?n i?gal ettikleri yerlerden götürdükleri çok say?daki siviller olu?turmaktayd?. Bunlar genellikle Ruslarca ?üpheli telakki edilen ve daha çok da Ermenilerin k??k?rtma ve iftiralar? sonucu Rus askerleri taraf?ndan yakalanan, içlerinde seksen-doksan ya?lar?na varan ya?l? ki?iler, iki-on be? ya? aras? çocuklar ve kad?nlard?. Sonunda Ruslar ne olur ne olmaz sonra kar??m?za silahl? ç?karlar deyip çocuk-ya?l? bütün erkekleri toplad?lar. I. Dünya Sava?? s?ras?nda Rusya’da bulunan Türk esirlerinin say?s? 100 binden çok olarak tahmin edilmektedir.
Bakü
Kafkas cephesinde Ruslara esir dü?en Türk askerleri, sürekli kalacaklar? esir kamplar?na götürülmeden önce, istasyon/toplama kamplar?nda tutuldular. Bunlardan ikisinin Bakü’de olmas? dü?ünüldü. Rus K?z?lhaç Ba?kan? Prens Oldenburg bu konuda gerekli incelemeleri yapmak üzere Tiflis’ten Bakü’ye geldi. Beraberinde mühendisler de vard?. Bakü ?ehir Polisi Reisi Polkovnik ?. P. Martinov ve Bakû Gubernatörü V.V. Ali?evski ile birlikte Hazar Denizi’nde, Bakü’nün birkaç kilometre aç???ndaki k?raç ve susuz Nargin (Nergis) adas?nda yapt?klar? incelemeler sonucunda, aday? esirlerin tutulmas? aç?s?ndan amaçlar?na uygun bir yer olarak belirlediler. Bundan sonra ?ehir Polis Reisi Martinov gözetiminde esirlerin kalmas? için barakalar in?a edilmeye ba?land?.
Bakü’ye getirilen esirlerin, özellikle sivil esirlerin bir k?sm?, Hazar Denizi’nin k?y?s?nda bulunan ve bütün masraflar? Hac? Zeynelabidin Tagiyev taraf?ndan kar??lanan bir hapishanede kal?yorlard?. Bu hapishane di?er yerlerden çok farkl? olup, ya?am ?artlar? daha iyiydi.
Nargin adas?
Bakü’ye getirilen Türk esirlerinin ço?unlu?u ise (özellikle de askeri esirler) ?artlar? oldukça a??r olan Nargin Adas?’na götürüldüler. Hiçbir su kayna?? ve bitki örtüsü olmayan adaya “Y?lan Adas?” denmekteydi. Çileli ve mahrumiyet içindeki esaret günlerinde Türk esirlerin, Nargin’e takt?klar? isim ise “Cehennem Adas?”yd?.
Nargin Adas?, üzerinde bitkiden eser olmayan y?lanlar? ile me?hur bir yerdi. Havas? gayet bozuk olan adada su bulunmazd?. Ada daha önce Rus canilerinin sürgün yeri idi.
900 metre eninde 3100 metre uzunlu?unda, 3.5 km kare büyüklü?ünde olan adada 1915 y?l?n?n ilk bahar?nda 10.000 esir alacak ?ekilde iki?er katl? olarak 40 baraka yap?ld?. Barakalar 125 ki?ilik olarak planlanm??t?. Ancak dö?emesiz ve penceresiz barakalara 200, 250 ki?i t?k?ld?. Barakalar yap?l?rken Bakü’nün külek denilen me?hur f?rt?nalar? dü?ünülmemi?ti. Sinek ve tahtakurusundan uyumak mümkün de?ildi. Hiçbir zaman temizlik maddesi verilmedi. ?laçlama bahanesi ile esirlerin elinden al?nan elbiselerin yerine çok kötü elbiseler verildi. Esirlerin beslenmesi için ayr?lan tahsisat üzerinde yolsuzluk yap?ld?.
Avusturya, Alman, Macar ve Bulgar gibi ba?ka yabanc? esirler de adaya getirildiler. Zaman zaman say?lar? 10.000’i bulan esirlerin ço?u k?sa zamanda hastalan?yordu. Temizlenme imkân? olmayan esirler son derece pis ve zay?ft?. Cans?z bir ?ekilde yerde yatan hastalar?n üzerinde binlerce sinek dola??yordu. Bu hastalar?n ço?u abdest bozmak için yerinden kalkam?yordu. Esirlere verilen ot minderler çoktan parçalanm??, yerden hafifçe yüksek tahtalar üzerinde yat?yorlard?.
Esirlerin en çok ihtiyaç duyduklar? su idi. Esirlere bazen 6 gün su verilmedi?i oluyordu. Adada kaynak sular? olmad??? için ?ehirden getirilen su, öncelikle muhaf?z Rus askerleri ihtiyac?na ayr?ld?ktan sonra kal?rsa esirlere veriliyordu. Susuz ve kanals?z helâlar k?sa zamanda doldu?u için esirlerce barakalar etraf?na b?rak?lan pislikler yüzünden etraf? çirkin bir koku kaplam??t?.
Temizlenme imkân? olmayan esirler aras?nda ç?kan kolerada bir çok Türk esiri ?ehit oldu. Esirler barakalarda beton zemin üzerinde yat?p kalkmaktayd?. Yast?k falan olmad???ndan ba?lar?n?n alt?na ta? koyuyorlard?. So?ukta ?s?nma imkân? yoktu. Esirlere günlük içinde ya? ve et bulunmayan bol s?cak su ile yap?lm?? bir çorba ile 100 gram siyah ve ek?i bir ekmek veriliyordu. Sonradan bu miktar yar?ya indirildi. Esirlerin hepsinin ayakkab?lar? al?nm??t?.
Bu ?artlarda esirlerin pek ço?u hastaland?. Hastalanan esirlerin tedavisine bak?lmad??? gibi istirahat etmelerine de imkan verilmiyor, çal??amayacak durumda olanlar muhaf?zlar taraf?ndan dövülüyordu. Hastane olarak ayr?lan 400 ki?inin kalabilece?i bir barakada 1200 hasta vard?. Bir k?sm? ölüm halinde bulunan hastalar su ve yemek isteriz diye inliyorlard?. Hastalar?n büyük k?sm? için yatak yoktu. Adada görevlendirilen 5 Rus doktoru t?bbi malzeme alamad?klar? gibi hastalarla da ilgilenmiyorlard?. Bütün olumsuz ?artlara ra?men esirler aras?nda bulunan Konsolos Doktor Ferbets Nidermayer küçük büyük 1800 ameliyat gerçekle?tirmi?ti. Yedek Subay esir Faik Tonguç an?lar?nda “Biri ya?l? öteki ya?l? iki doktor … sinirlenmeden, güler yüz ve tatl? dille, daima tekrarlanan ‘rica ederim’, ‘lütfen’ gibi sevecen sözlerle birer birer dikkatle muayene ediyorlard?” diye anlat?r. Üzerlerinde elbiseleri de bulunmayan hastalardan günde en az 30 ki?i vefat ediyordu. Cenazeler bir kenarda üst üste y???l?yor, hiçbir merasime tabi tutulmadan deniz kenar?nda aç?lan çukurlara üst üste gömülüyorlard?.
Kafkasya bölgesinde ya?ayan Ermeni, Gürcü ve Rus Muhacirleri Türklere kar?? çok ac?mas?z ve asabi davran?yorlard?. Rus co?rafyas?nda polis, jandarma ve gardiyan olarak çok Ermeni bulunmaktayd?. Bu yüzden Nargin adas?ndaki esirler çok a??r davran??lara maruz kald?lar. Bu fecaatler Rusya Menzil S?hhiye Müfetti?i General Prens Oldenburg’a ?ikâyet edildi?i halde herhangi bir iyile?tirme sa?lanmad?. Nargin Adas?’nda inceleme yapan Rusya Üsera ve Muhacirin Komiserli?i memurlar?n?n adaya esir sevkinin durdurulmas?n? isteyen raporlar? Tiflis’te al?konuluyordu. Esirlerin büyük k?sm? ölmesine ra?men sevk?yat?n devam etmesi yüzünden adadaki esir say?s? 6000’nin alt?na inmedi.
Nargin’de Türk asker esirlerinden Süleyman Nuri adaya nakledili?leri ve adadaki hayat? anlat?yor: “Bakü istasyonundan, etraf?m?z Rus askerleriyle ku?at?lm?? bir güruh halinde, bizleri sahile, Bakü’nün iptidai bir ?ekil arz eden, a?açtan iskelelerinden birine getirdiler ve bir çatanaya bindirerek 15-20 kilometre deniz aç???nda bulunan ve ad? Azericesi Y?lan Adas? olan Nargin Adas?’na getirdiler. Bakü, deniz aç?klar?ndan sahilden içerilere do?ru az yükselerek kalkan bir yamac?n üzerine sahilden “Züh” ve “Bay?l” denilen semtler kadar serpilmi?, baz? yerlerde seyrek ve baz? yerlerde s?k s?k üzin ve fabrika olduklar? aç?ktan seçilmesi zor olan binalardan müte?ekkildi.
Çatana bizi sonumuzun meçhul karanl?klar? “Nargin” adas?n?n topraklar? üzerine serpiverdi?i zaman, hemen orada ilk mü?ahede etti?imiz, muhaf?z Rus erleriyle, hangi millet ordusuna mensup olduklar? fark edilemeyen y?rt?k p?rt?k elbiseli esirleriyle, kad?nl? erkekli beyaz s?hhiye giysili sa?l?k memurlar?yla ve Bakülü olmalar? ve adada al?? veri?le me?gul olduklar? kolayca tahmin edilebilen sivilleriyle ada, üzerimizde hiç de ümit verici bir tesir b?rakmad?. 2-2,5 kilometre kare sath?nda, bir kilise ve birkaç idare binalar?ndan ba?ka, yer üstünde hemen hemen ba?ka bir bina görünmüyor, tek tük Alman, Avusturya ve Macar esirleri olmak üzere 50 bin Türk esiri, yar? yar?ya topra?a gömülü zeminliklerde ya??yorduk..
Bir iki gün devam eden acemili?imiz devrinde, adan?n hemen hemen bütün sahillerini döndük dola?t?k, bat? ve Bakü’ye yani kuzeye taraf olan sahillerin müthi? kayal?k ve bu kayalar üzerinde oltalar?yla bütün gün bal?k tutamayan bal?k avc?lar?na ve her ad?mda dünya kadar tesadüf etti?imiz su y?lanlar?na rastlad?k. Bakülülerin buras?n? “y?lan adas?” olarak tesmiye etmelerinin (adland?rmalar?n?n) sebebi bu imi? me?er! Bir günde bizim de belki ebedi mekân?m?z olmas? pek de ihtimalden uzak olmayan ve adan?n di?er k?sm?na nazaran daha hakim mevkii olan kuzey taraf? ucuna, ölen esirleri gömdüklerini i?itti?imiz yeri görmek ve bu vesileyle onlar? ziyaret etmi? olmak için, bir gezinti yapmaya gittik. Orada yegâne aç?k bulunan bir çukura yakla?t?k, çukur henüz yar? yar?ya doluydu, çukurun içine at?lm?? ölülerin, üzerlerine kal?n bir tabaka kireç serpildi?i için ölüleri saymak mümkün de?ildi. Bu çukurun hayalen toprakla örtüldü?ünü farz ederek, buna benzer çukurlar olmalar? muhtemel, fakat ?imdi, toprak üzerinde birer iz olarak kalm?? yerleri çokluklar?ndan saymak da mümkün de?ildi. Saymak istememizin sebebi, adan?n üsera kamp? oldu?undan beri, bugüne kadar ölenlerin say?s?n?, mümkün mertebe s?hhate yak?n bir tarzda tahmin ederek merak?m?z? tatmin etmekti. Buradan ko?u?a gelince, bizden k?demli olan erlerden çukurlar?n elli?er ki?ilik olarak kaz?ld?klar?n?, her gün ölenleri s?rayla bal?k istifi koya koya 50 ki?i tam oldu?u tekmil haberi verilince, çukur kapat?larak di?er bir çukurun hemen orada ve yahut da yak?n civar?nda kaz?ld???n? söylediler. Cephe ba?ka buras? da bamba?ka bir alem, art?k biz de ölümle hayat aras?nda fark görmek hissinden mahrum olanlara döndük…
..Sabahlar? s?rayla ko?u?lar?m?zdan tayin etti?imiz arkada?lar?m?z ekmeklerimizi, karavana kaplar?yla getirilen bulan?k su halinde, çay oldu?una binbir ?ahit laz?m olan çaylar?m?z?, kendi kaplar?m?zda içiyor ve ak?amlar? da bulgur tanesi gibi ot tohumu taneleriyle, mutfakta kendi arkada?lar?m?z?n sözde soyduklar? ve fakat haddi zat?nda soyulmam?? bütün bütün patateslerin kat???k ve bunlar?n topunun da y?kanmad?klar? için, toprakl? ta?l? çorba m? desem lâpa m? desem, karavanalar?m?z? getiriyorlar ve bunlara be? on ki?i bir arada kepçe gibi ka??klarla giri?iyorduk.”
Bakü’deki Türklerin yard?mlar?
Türk esirlerinin ac?nacak durumlar?n?n Azerbaycan Halk?na duyurulmas? konusunda Azerbaycan Türk bas?n?n?n önemli seslerinden Aç?k Söz, Basiret, ?kdam, Son Haber, Sada-y? Kafkas gibi gazeteler önemli rol oynarken, esirlere yard?m faaliyetlerinin organize edilmesi ve yard?mlar?n yerine ula?t?r?lmas? konusunda Bakü Müslüman Cemiyet-i Hayriyesi ve Muhtaçlara Kömek (yard?m) Cemiyeti ön plana ç?kt?lar. Cemiyet, ilk olarak Nargin Adas?’nda giyecek ve yiyecek s?k?nt?s? çeken Türk esirlerin yarar?na olmak üzere halktan yard?m toplamaya ba?lad?. Bu amaçla çe?itli çaylar, toplant?lar tertip edildi, tiyatro günleri düzenlendi. Ayr?ca Cemiyet, esirlerin resmi korumac?l???n? üzerine ald???ndan, haftada bir Pazar günleri Nargin’deki Türk esirlerinin Bakü’ye ç?kar?larak gezdirilebilmesi için de izin alabilmi?ti. Böylece Türk esirlerin haftada bir gün de olsa o çok kötü ?artlardan kurtulup rahat etmeleri, dinlenmeleri sa?lan?yordu.
Gerek nakledili?leri s?ras?nda ve gerekse kamp?n son derece olumsuz ko?ullar?nda insanl?k d??? uygulamaya maruz kalan Türk esirleri, kendileriyle ayn? kökten olan Azerbaycan Türklerinin yard?mlar? sayesinde bir nebze rahat nefes almaya ba?lad?lar.
O tarihlerde Bakü’de bulunan Kars Birinci Dönem milletvekillerinden Fahrettin Erdo?an anlat?yor:“...Erzurum’un dü?mesinden sonra Rus cephesi Erzincan’a kadar ilerlemi?, burada esir edilen subay ve erleri Sibirya’ya de?il, Bakû’nün kar??s?nda Hazar Denizi’nin ortas?ndaki Nargin adas?nda esirler kamp?nda topluyorlard?. Her Pazar bu kampta bulunan esir subaylar muhaf?zlarla ?ehri ziyarete geliyorlard?. Biz de onlar? görmek için iskeleye gittik. Halk y???lm??, otomobiller s?ralanm??, içinde genç k?zlar yolcular?n gelmesini bekliyorlard?. Bu otomobildekilerin kimler oldu?unu sordum. Bakû milyonerlerinin k?zlar? olduklar?n? ö?rendim. Mesela Topçuba?? Ali Merdan Bey’in, Nagiyov, Tagiyov ve Kuluyovlar?n hususi taksilerindeki k?zlar? en ba?ta duruyordu. Motörler yana?t?. Esir Türk subaylar? k?y?ya ç?kt?lar. Taksiden ç?kan k?zlar birer iki?er mevcuduna göre subaylar? kollar?ndan tutup taksilere oturttular. ?ehrin her taraf?n? gezdirdikleri gibi subaylar?n ve kamptaki arkada?lar?n?n ihtiyaçlar?n? ma?azalardan al?yorlar ve paralar? Cemiyet-i Hayriye taraf?ndan ödeniyordu. Bunlar? evlerine götürerek ö?le yemeklerini aileleri aras?nda yedirttikten sonra tekrar taksilerle ald?klar? k?y?ya getirip teslim ediyorlard?...”
Nargin Adas?’ndaki esir Türk subaylar?ndan Ahmet Göze anlat?yor: “...Ay?e Han?m zengin bir kad?n, çok büyük bir vatanperver, milli hisleri kuvvetli ve çok cömert bir han?mefendidir. Nargin Adas?’nda yüzlerce Türk esirinin bulundu?unu bilmekte ve her f?rsatta kendilerini ziyarete gelmektedir. “Asker evlatlar?m, ziyarete geldim” diyerek hallerini hat?rlar?n? sormaktad?r.
Her haliyle bütün servetini onlara feda etmeye haz?r oldu?unu belli etmektedir. Bu hamiyetli ya?l? han?m bütün kamp?n anas? olmu?tur adeta. Bilhassa bayramlarda sabah sabah kampa ko?makta ve “asker evlatlar?n?n” bayramlar?n? tebrik etmektedir. Amma nas?l tebrik. Kâhyas? arkas?ndan bütün esirlere maa?lar? kadar maa? yani albaya albay, yüzba??ya yüzba?? maa?? bayram harçl??? ve herkese birer kat çama??r, ayakkab? vesaireyi muhtevi bohçalar vermektedir.
“Onun kar??lan??? da bir âlemdir. Bütün esirler onu merasimle tabur halinde kar??lay?p selamlamakta kendisi de esir olan bu kad?na en büyük sayg?y?, o da onlara en büyük sevgiyi göstermektedir.” Azerbaycan Türklerinden yard?msever Ay?e Han?m Bol?eviklerin Bakü’ye giri?i s?ras?nda öldürülmü?tür.
Azerbaycan Türkleri, Nargin’deki Türk esirlerin durumlar?n? iyile?tirmek, ihtiyaçlar?n? kar??lama gibi faaliyetlerin d???nda, onlar?n adadan kaçmalar?na yard?mc? olmak ve Türkiye’ye ula?malar?n? sa?lamak içinde gizli çal??malar yürüttüler. 1915 y?l? Temmuz ve A?ustos aylar?nda “Türk Bayram? Günü” sekiz Türk esir subay ?ehre b?rak?ld? ve bir daha geri dönmemediler. Büyük ihtimalle bu esirlere Cemiyet üyeleri taraf?ndan yard?m edilerek, ?ran’a kaçmalar? sa?lanm??t?r ki; bu olaydan sonra Cemiyet-i Hayriye temsilcilerinin adaya gidip gelmesi k?s?tlanm??t?r. Azerbaycan milli burjuvazisinin önde gelenlerinden birisi olan Murtaza Muhtarov’un adadan Türk esirlerinin kaç?r?lmas?nda önemli rol oynad???na dair bilgiler de mevcuttur.
Kafkasya Müslüman Talebeleri Komitesi üyelerinden Seyit Mir Aziz anlat?yor: “Gece yar?s?, ada aç?klar?nda pusuda duran te?kilat?m?z?n kay?klar?, lamba i?aretleri üzerine adaya yana?arak sessizce birkaç esiri kaç?rd?. Bir gün 16 zabit kaç?r?ld?. Zig Burnu’nda ba?lanan kay??? çevrilmi? buluyorlar. Bunun üzerine ayn? gün Rus gazeteleri sevinçli bir haber veriyorlard?: “ Bu gece Nargin Adas?’ndan 16 Türkiye zabiti kaçmak te?ebbüsünde bulunmu? ise de f?rt?nan?n ?iddetinden kay?klar? çevrilmi? ve kendileri de bo?ulmu?lard?r. Kay?k Nargin aç?klar?nda bulunmu?tur.” Halbuki firari zabitler, Cemiyet-i Hayriye’nin “?smailiye” binas?nda istirahat etmekte idiler. Demek ki kaç?r?lanlar?n izini Hazar Denizi yutmu?tu.”
Nargin’den kaç?r?lan Türk esirler, genellikle Bakü’den ?ran’a geçiriliyor, Tebriz yolu ile Anadolu’ya gönderiliyorlard?. Bunun için ?ehirli, köylü her Azerbaycan Türk’ü üzerine dü?en hiçbir fedakârl?ktan kaç?nm?yorlard?. Mesela kaç?r?larak Karaba?’a getirilen Türk esirlere, burada en güzel ve güçlü atlar hediye edilmi?, böylece daha rahat kaçmalar? sa?lanm??t?r.
Bu kaç?r?lma olaylar?, Rus makamlar? rahats?z etti. Cemiyetlerin çal??malar? k?s?tlan?rken, zaten mahkeme karar?yla adaya girip ç?kabilen ve ?ahsi olarak yard?m faaliyetlerinde bulunan ki?iler de engellendi, hatta bunlardan baz?lar? öldürüldü. Ayr?ca özellikle Türk subaylar?n?n bir k?sm?, bu kaç?r?lma olaylar?ndan sonra Nargin Adas?’ndan al?narak daha uzak bölgelerdeki kamplara nakledildiler.
Vecihi Hürku?
Türk pilot Vecihi Hürku? (ba?? sar?l?) Nargin Adas?nda
Türk havac?l?k tarihinin en önemli isimlerinden biri, Türkiye’nin ilk uçak tasar?mc?s? ve üreticisi Vecihi Hürku?, 1917 sonbahar?nda Kafkas cephesine, 7. Tayyare Bölü?ü’ne atand?. Orada bir uçak dü?ürerek Kafkas Cephesinde uçak dü?üren ilk Türk tayyarecisi oldu. Bir hava sava??nda yaralanarak dü?ünce uça??n? yakarak Rus’lara esir dü?tü. Hazar Denizi’ndeki Nargin adas?na gönderildi. Azerbaycan Türklerinin yard?m? ile bir arkada?? ile birlikte adadan yüzerek kaçt?. Önce ?ran’a oradan da Erzurum’a geldiler.
Bol?evik ihtilali
Rusya’da 1917 Bol?evik ihtilali ile olu?an kar???k durum sonucu adadaki esirler iyice bak?ms?z kald?lar. Bu durum üzerine, Bakü “Amele ve Saldat (asker) Vekilleri ?ûras? Hususi Komitesi” Nargin’ deki durumu incelemek üzere bir heyeti adaya gönderdi. Bu heyetin incelemeleri sonunda, adada esirlerden günde 30 ki?inin öldü?ü, bunlardan ço?unun ishal ve “k?zd?rmadan” (ate?ten) dolay? hayat?n? kaybetti?i, adada 1300 hasta ve yaral? bulundu?u, fakat Nargin’deki hastanenin 400 ki?ilik olmas?ndan dolay? hastalar?n ço?unun barakalarda yatmak zorunda kald?klar?n?, yiyecek ve içeceklerinin bulunmad??? bildirildi.
Amele ve Saldat Vekilleri ?ûras? Hususi Komitesi bunun üzerine bundan böyle adaya esir gönderilmemesini ve hastalar?n Bakü hastanelerine ta??nmas?n?, esirler için odun, mazot, su ve benzeri ihtiyaç maddelerinin gönderilmesini kararla?t?rd?.
1917’de Bakü ?ehir Dumas?ndan (Meclisinden) bir heyet Nargin Adas?na geldi. Gördükleri kar??s?nda deh?ete kap?lan heyet üyeleri Türk esirleri kar??s?nda a?lamaktan kendilerini alamad?lar. Heyet üyesi ve Hümmet Partisi ba?kan? Dr. Neriman Nerimanov gördüklerini ?öyle ifade etti: “Buras? bir cezire (ada) de?il, makberdir (mezard?r). Öyle bir makberdir ki bin kadar adem kenar?nda oturup, növbesini (s?ras?n?) bekliyor. Bu y?lanlar yuvas?nda ya?ama?a de?il, ölmeye mahkûm olan zavall?lar susuzluktan gö?ermi?, kurumu? dillerini a??zlar?ndan ç?kar?p dudaklar?n? kemiriyor, “su, su” diye ah vah ediyorlar.”
Nargin Adas?’ndaki 10 bine yak?n Osmanl? esiri susuzluk, zehirli y?lanlar ve a??r ya?am ko?ullar? yüzünden daha ilk y?llarda ölmü?tü. Sa? kalabilenler buradan merkezî Rusya’daki Varnavino, Sibirya’daki Krasnoyarsk, Priamur, Novanikolaievsk, Novosibirsk, Omsk kamplar?na götürülüyorlard?. Bu kamplardakiler Nargin’e göre daha ?ansl?yd?lar ama sa? kalmay? ba?aranlar ancak y?llar sonra ülkelerine dönebildiler. Nargin adas?nda hastalanan 700 askerin Tambuk’a nakilleri esnas?nda da 176 asker vefat etti.
Son dönemde Nargin esir kamp?nda kalan 9 bin esirden yakla??k 4 bini Türktü. Bakü Türklerinin bütün çabalar?na ra?men adadaki esirlerin, özellikle de Türk esirlerin yiyecek ve ?s?nma hususundaki büyük s?k?nt?lar? azalmad?, hepsinden önemlisi adadaki Rus idarecilerin kas?tl? ve insafs?z hareketlerine maruz kalmaya devam ettiler.
Bakü’nün kurtulu?u
Türk Ordusu’nun 1918 Eylül’ünde Bakü’ye kurtarmas?ndan sonra esaret hayat?ndan kurtulan kamp sakinleri sa?lanan yard?mlarla Türkiye’ye gönderildiler. Ancak bu bir miktar zaman ald?.
Sovyet dönemi
Osmanl? Devleti’nin Mondros Mütarekesini imzalamas?, Türk Birliklerinin Bakü’den çekilmesi ve Azerbaycan’?n Bol?evikle?tirilmesinden sonra Nargin, özellikle 1920-1924 y?llar? aras?nda, bu sefer de Gence’de K?z?lordu i?galine direnenlerin, Azerbaycan’?n ba??ms?zl??? için mücadele etmi? ayd?nlar?n, Azerbaycan’da kalm?? ve Bol?evikler taraf?ndan tutuklanm?? Türk subaylar?n?n hapsedildi?i ve öldürüldü?ü bir yer oldu. 28 Nisan 1920’den A?ustos 1921 y?l?na dek Azerbaycan’da 48 bin ki?i Bol?evik terörünün kurban? oldu. 1924 y?l?na kadar Nargin adas? Sovyet rejimine muhalif Azerbaycan Türklerinin hapishanesi olmaya devam etti. 1930’lu y?llarda, Stalin döneminde de yap?lan ayd?n k?y?m?n?n bir k?sm? Nargin’de gerçekle?tirildi.
Prof. Bingür Sönmez anlat?yor
Hazar Denizinde, Bakü’nün 6-7 mil aç???nda olan dedelerimin de kalm?? oldu?u Nargin Adas?’n?n benim ula?t???m an?larda dramatik bir yeri vard?. Mutlaka ziyaret etmek istiyordum. Ada ?ss?z, adeta çöl gibi bir askeri ada oldu?u için ziyarete aç?k de?ildi. ?lk kez 2007 y?l?nda Bakü’de bulunan üst düzey yönetici dostlar?m arac?l??? ile al?nan izinler ve sa?lanan bir sivil gemi ile adaya ç?kt?k. Adada o zamandan kalan toplu mezarlar? bulduk, hala toprak üzerinde bulunan ?ehit kemiklerini toplay?p defnedilmelerini sa?lad?k. Adaya ayak basan ilk ara?t?rmac? olman?n heyecan? ile bütün günümüzü adada geçirip foto?raflar çektik. Azerbaycanl?lara bir konferans vererek onlar?n da Nargin Adas? hakk?nda bilgi sahibi olmas?n? sa?lad?m ve Bakülü Gazeteci Akif A??rl? ile birlikte “Nargin” isimli eseri haz?rlad?k. Bab?ali Kültür Yay?nlar?’ndan ç?kan kitap 3. bask? yapt?. Moskova Merkez Televizyonunun ar?ivlerinden bu adada çekilmi? olan filmler buldum. Bu filmlerin Amerikan, ?sveç ve Danimarka gibi tarafs?z ülkelerin K?z?lhaçlar?na “Biz bu esirlere çok iyi bak?yoruz” mesaj?n? vermek için çekilmi? propaganda filmleri oldu?unu ö?rendik. Filmler aras?nda denizde e?lenen çocuklar, bar oynayarak-güre? tutarak e?lenen sivillerin bulunmas? bu filmlerin propaganda için çekildi?ini ispat etmeye yeter.
?kinci ziyaretimizi 2015 y?l?nda TRT ?zmir ekibi olarak yapt?k, belgesel için Bakü’de 15 gün kald?k. Tekrar özel izinle deniz kuvvetlerinin bir gemisi ile adaya ç?kt?k.
Unutuldu
Nargin’de ölen Türk esirlerle ilgili ne Bakü’de, ne de adada b?rak?n an?t?, plaket bile bulunmamaktad?r. Bakü’ye gelen, Bakü’de ya?ayan Türkiye Türklerinin tamam?na yak?n? sahilde dola??rken, koyda gemiyle gezerken gördükleri bu adan?n hazin hikayesinden haberdar de?iller. Azerbaycan yetkilileri Nargin Adas?n? tan?tmal?, ziyarete açmal?lar.
Kaynaklar:
I. Dünya Sava?? esnas?nda Nargin Adas?’nda Türk Esirler. Dr. Betül ASLAN. A. Ü. Türkiyat Ara?t?rmalar? Enstitüsü Dergisi [TAED] 42 , ERZURUM 2010, 283-305
Sar?kam??’ta asl?nda ne oldu. Ay?e Hür. Taraf gazetesi. 12 Ocak 2011http://arsiv.taraf.com.tr/yazilar/ayse-hur/sarikamis-ta-aslinda-ne-oldu/14546/
Esaret Günlü?ü Belgeseli. Yönetmen Cem Fakir. 9. Bölüm. Nargin Adas?.NTV. https://www.youtube.com/watch?v=2HQB3i88FvE
Tarihin Sar?kam?? Duru?mas?. Dr. Ramazan Balc?. Tarih Dü?ünce Kitaplar?. ?stanbul. 2005. s. 261-268.
Rusya’da Üç Esaret Y?l?. Ahmet Göze. ?stanbul, Bo?aziçi Yay?nlar?. 1991, s.71.
Türk Ellerinde Hat?ralar?m. Fahrettin Erdo?an. Mevsimsiz Yay?nevi. 2007. s.129.
Bir Neslin Dram?. Hüsamettin Tu?aç. Ça?da? yay?nlar?. 1975.
Hüsamettin Tu?aç’la Sar?kam??’tan Sibirya’ya. Bizim Ah?ska. 24 Ekim 2012.http://www.ahiska.org.tr/wp-content/uploads/DERG?-27-SON_7.pdf
Bir Yedek Subay?n An?lar?/Birinci Dünya Sava??’nda. Faik Tonguç. Türkiye ?? Bankas? Kültür Yay?nlar?. 2015. http://mimoza.marmara.edu.tr/~avni/esaret/yazilar/faik.htm
Türk’ün ölüm adas?: Nargin. ?ttifak Gazetesi 08.11.2019 https://www.ittifakgazetesi.com/turk-un-olum-adasi-nargin-y12479.html
En ac? ziyaret… Binlerce Türk askerinin esir tutuldu?u Nargin Adas?…Hürriyet 28 May?s 2017 https://www.hurriyet.com.tr/galeri-nargin-adasina-ilk-kez-resmi-ziyaret-40472497/1
https://bpakman.wordpress.com/turk-dunyasi/turk-esirlerin-yurek-burkan-drami/bakude-turk-esirleri/