GelişimErzurumYazı

GÖNLÜMÜZDEK? D?L?M?Z: ERZURUM TÜRKÜLER?NDEK? TÜRKÇE

“…?airim,
Zifiri karanl?kta gelse ?iirin has?,
Ayak seslerinden tan?r?m,
Ne zaman bir köy türküsü duysam,
?airli?imden utan?r?m…

?airim,
?iirin gerçe?ini köy türkülerimizde bulmu?um,
Türkülerle yunmu? y?kanm?? dilim,
Onlarla a?lam??, onlarla gülmü?üm…
Ah bu türküler, türkülerimiz
Ana sütü gibi candan,
Ana sütü gibi temiz…
Türkülerde tüter da? da?, yayla yayla
Köyümüz, köylümüz, memleketimiz.

Ah bu türküler, köy türküleri;
Dilimizin tuzu biberi,
Memleket ahvalini onlardan sor,
Kitaplarda de?il, türkülerde ara Yemen'i,
Öleni, kalan?, gidip gelmeyeni...
Ben türkülerden ald?m haberi.

B.R.Eyübo?lu ( Türküler Dolusu)

Dil ki?io?lunun zeka ve dü?üncesini ayn?, zamanda ölçüsünü de gösteren ürünüdür. ?çe, kendisine ve d??a, çevresine iyi bakan iki yüzü vard?r. Ki?inin içinde ya?ad??? somut ve soyut ortamdan kendisine do?ru olan uyaranlar?n zihin ve dünya yap?s?nda meydana ç?kard??? sonuçlar? ifade edebilmesinin en iyi yans?tma ve aktarma arac? dildir. Dil hem ki?isel hem de toplumsal geli?ime ba?l? olarak zenginle?ir, güçlenir. Her ki?inin kendisi, ailesi ve toplumu içinde zaman içerisinde durmaks?z?n ilerleyen dil somut kavramlar? anlat?m?ndan daha çok soyut olanlar? anlatt??? ölçüde zengin kabul edilmektedir. Dü?ünce ve duygu sisteminin ürünü olan dilin duygu ve dü?ünce birlikteli?i de olmal?d?r. Dilin yap?s?nda bu dü?ünce ve duygu kendisini aç?k biçimde gösterir.

Ki?inin kulland??? söz ve söylem onun dü?ünce ve duygular?n?n cisimle?mi? ?eklidir. Dilin zenginlik, erginlik ve etkilili?i oran?nda ki?isel dü?ünce ve duygu da geni?lik ve derinlik kazan?r. Ki?inin dü?ünce ve duygular?n?n zengin olmas? ancak anlat?l?nca, aktar?l?nca anlam kazanaca??ndan ve bunun en önemli ve kapsaml? arac?da dil oldu?undan bir dilin zenginlik ve mükemmelli?inin dil, duygu ve dü?ünce yap?s?yla önemli derecede ba?lant?l? oldu?u anla??l?r. ?ki yönlü biçimde ?unu söyleyebiliriz. Mükemmel, kapsaml?, doyurucu, dü?ünce ve duygu dünyas?n?n vücut bulmas? uzun bir zaman?n birikimi sonucunda kazan?l?r ve ancak kazan?lm?? böyle bir dil ile derin, engin duygu ve dü?ünceler ifade edilebilir. Aksi halde ki?inin dü?ündü?ü ve duyumsad??? “ birçok hal” kendinde kal?r. Ya da do?ru düzgün anlat?lamaz, uygun ve yeterli biçimde aktar?lamaz. Eskilerin “ Üslubu beyan ayn?yla insand?r” özlü deyi?i bu dü?ünceye boyut kazand?r?r.

Türkü kelimesinin asl?n?n Türki oldu?u ve Türklere özgü anlam?na geldi?i üzerinde fikir birli?i vard?r. Türkü, Türk halk ?iirinde kendine özgü bir ezgiyle söylenen, kavu?takl? naz?m biçimidir. Di?er milletlerin folklorunda da “ballad, folk song, folksong, vs.” denilen benzer biçimler vard?r. Ancak halk ?ark?lar?n?n millet ad?yla ifadesi yaln?zca TÜRKÜ’de bulunmaktad?r.

Dilde oldu?u kadar olmasa da dü?ünce ile duygu aras?nda bulunan s?k? ba??n yans?ma biçimlerinden bir di?eri musikidir. Dil kadar millete s?k? ba?? olmad??? dü?ünülse de musikinin dilden ayr?lmas? mümkün de?ildir. Musiki ki?inin duygular?n?n ve belki dü?ünce süzgecinden de geçirdi?i en küçük ses biriminden eserin bütününe kadar seslerin anlaml? biçimde örülmesi sonucunda ortaya ç?kar. Ve belki milletlere özgü kimi çalg? ve ezgilerin olmas? da bu yüzdendir. Bu dü?ünceyle türküler, ana kayna??n? dilin olu?turdu?u toplumsal/ulusal kültür kimli?i olarak görülebilir.
Türkülerimizde kullan?lan dil milletimizin duygu ve dü?ünce dünyas?ndan ?ekillenen en saf, berrak ve samimi sözlerden örülmü?tür. Türkülerin dili zaman?n?n her ya? ve kültür katman?nda anla??labildi?i gibi yüzy?llar sonra bile anla??l?rl???n? korumu?tur. Toplumsal, siyasal geli?meler ve büyük üzüntü ya da sevince yol açan olgular?n da takip edilebildi?i türkülerimiz bu büyük olaylar? taze biçimde aktara gelmektedir.

“M?z?ka çal?nd? dü?ün mü sand?n/ Al ye?il bayra?? gelin mi sand?n/ Yemene gideni gelir mi sand?n
Dön gel a?am dön gel dayanamiram/ Uyku gaflet basm?? uyanamiram/ A?am öldü?üne inanamiram”
“Göç göç oldu göçler yola düzüldü/ Uyku geldi ela gözler süzüldü/ O zamanda elim yardan üzüldü/ A?am nerden a?ar yolu yaylan?n/ Doldur doldur nargilemi tezele/Sarard? gül benzim döndü gazele/ Tut kolumdan indir beni mezere/ A?am nerden a?ar yolu yaylan?n”

Zaman zaman türkülerimizde yabanc? kelimelerin orijinal, ?ekilleriyle bazen de dile uygun söylenmi?, kimi zaman ise bozuk biçimde yer ald??? görülebiliyor. Erzurum türkülerinden e?itim düzeyi daha yüksek ki?ilerce yak?lanlarda Arapça ve Farsça kökenli kelimelere rastlan?l?r. Yaz? bu amaçla kaleme al?nmad???ndan ayr?nt?lar irdelenmedi.

“Aman azm-i gülzar ettim aman dil hayali yar ilen/ Yar seyre ç?kt?m kamet-i dildar? geldi hat?ra/ Haydi leylim leylim leylim bir danem gel.”

Genel olarak bak?ld???nda Erzurum Türküleri’nin F?rat gibi ar?, duru p?narlardan süzülmü? berrak bir Türkçe söz söylem ve örgüsüne sahip oldu?u görülür. Bu dil belki ço?umuzun bugün arzulad??? Türkçedir. Öyle bir Türkçedir ki hem binlerce y?l öncesine ba?lar insan?, hem bebesinden dedesine hepsinin gönlüne akar.

Türkülerde kullan?lan Türkçenin durulu?u, sa?lam örgüsü, Türk Dili ve kültürünün gelecek ku?aklara do?ru biçimde aktar?lmas?n? sa?layacak önemli ögelerdendir. Türküler ile Türkçe aras?ndaki ili?kinin ayn? zamanda türkünün “yak?ld???” dönemin toplumsal, tarihsel hatta dinsel yap? ve durum aras?nda oldu?u da görülmektedir. Türküler üzerinde bu pencereden yap?lan ara?t?rmalar Türk tarihine de katk? sa?layabilmektedir.
Her dilin kendi imbi?inden geçirilmi? söz dizimi ve ses yap?s?n?n do?urdu?u do?al, bir anlamda kendisini do?uran musikisi vard?r. Dilin kendine özgü yap? ve musikisi atadan o?ula geçi?lidir. Ki?io?lunu besleyen kültürel ana sütüdür. Buna uyuldu?u oranda yayg?n ve uzun ömürlü bir türkü ortaya ç?kar. Türküler sözlü olarak ?iir oldu?u kadar, sözsüz yaln?z melodi olarak dahi ?iirseldir. ?iirdeki denemeler bu ulusal gen ile uyu?arak geli?im gösterebilir, ona ra?men yap?lanlar “sadece deneme” hatta zorlama olarak kal?r.

Türkülerdeki dil örgüsü kelime seçiminde özeni zorunlu olan ayn? zamanl? olarak duygu ve dü?ünce ekseninde gerekli k?lar. Böyle bir yap?ya sahip olmas? bünyesindeki kelimelerin yeni duygular ve yap?ya sahip olmas? bünyesindeki kelimelerin yeni duygular ve dü?ünceleri hem ça?r??t?r?r, hem de uyar?r. Bu nedenle türküler dillendirildikçe sadece söyleyenin dü?ünce ve duygular?n? aktarmakla kalmaz, söyleyen kadar dinleyeni de söz ve ezgi ile hem o an sarar sarmalar hem yüre?inde bulunan?na dokunur.

Türkülerin kültürel kal?t?msal payda?lar? aras?nda her f?rsatta do?up büyüyebilme yetene?i, Türkçenin do?al özelli?inden kaynaklanmaktad?r. Türkçenin zaman?n derinliklerinden, ilk dönemlerinden bu yana süzülerek, i?lenerek ve kültürel genlerine kodlanarak gelen yap?sal unsurlar? türkülerdeki katmanl?, geni?leyebilen, yeni anlam do?urucu ve uyar?c? niteli?ini kazand?r?r. Türkülerde kullan?lan sözcük ve söylemlerin bu nedenle birden fazla yüzü olabilmektedir. Bir sözcük ya da söylemin sözlük anlam?n?n yan?nda imgesel anlam da ta??yabilmesi dü?ünsel ve duygusal enginli?ini art?rmakta ve sonuçta türkülere edebi nitelik kazand?rmaktad?r.

“Dün gece yar hanesinde yast???m bir ta? idi/ Alt?m çamur üstüm ya?mur gine gönlüm ho? idi”
Da? ne kadar yüce olsa bir kenar? yol olur/ Buna bayram günü derler dostla dü?man bir olur.”

Türkülerimizde sözcüklerin genellikle kendi anlamlar? d???nda, as?l anlam? ile kazand?r?lan yeni anlam? aras?nda ça?r???m olacak ?ekilde kullan?lmas?na s?k rastlanmaktad?r. (deyim aktarma- metafor). Dilimizdeki bu deyim aktarmal? sözcükler s?kl?kla nesne ve varl?klar?n insanla?t?r?lmas?, insan?ms? özellikler kazand?r?lmas? yoluyla kullan?lmaktad?r. Türkülerimizde az say?da da olsa “mecaz-? Mürsel” ( ad aktarma-metonomi) görülür. Bu sanatlar arac?l???yla türkülerdeki anlat?m ve dü?ünce derinlik ve zenginlik kazan?r.

“ Bir sand???m vard?r s?rmadan telden/ Bir çift yavrum vard?r tomurcuk gülden
Nas?l ayr?lay?m gül yüzlü yârden/ ??te ?öyle böyle hal deli gönül/ ?ster a?la ister gül deli gönül”
“?afak söktü gene sunam uyanmaz/ Hasret çeken gönül derde dayanmaz
Ça??r?r?m sunam sesim duyulmaz/ Uyan sunam uyan derin uykudan”

Max Muller’in vurgusuyla söylersek, Türk dili insan zekas?n?n bir mucizesidir. Dil ile duygu aras?nda s?k? ba? vard?r. Milli bir duygunun olu?umu milli ve zengin bir dil ile mümkündür. Türk milletinin duygular?n?n en ince biçimde varl?k buldu?u türkülerimiz sadece Erzurum yöresinde de?il, Türkiye’nin her taraf?n?n türküleri ile ayn? dil, duygu, dü?ünce ve yap? zenginlik ve benzerli?ine sahiptir. Türkçe konu?ulan di?er yerler ile de ortak özellik ve ögeleri payla?malar? söz konusudur. Bütün bunlar bir millet olman?n kan?t? oldu?u kadar gere?ini de ortaya koymaktad?r.

Hakan Hadi Kad?o?lu