ERZURUM’DA SALÂVÂT-I ?ER?FE ?LE B?RL?KTE OKUNAN EZAN-I MUHAMMEDÎ GELENE??
Naci Elmal?
Salâ Nedir, Ne Zaman ve Nerelerde Okunur?
Belli bir makamda minarelerden okunan güfteler için kullan?lan ve ‘Meydan okuma’ manas?na gelen ‘Salâ’ kelimesinin asl? ‘Es-Selât / Salât’tan gelir.
‘Salât’ kelimesi, as?l manas? olan ‘?efkat, dua ve teberrük’ün yan? s?ra ‘?sti?far / ma?firet isteme’ ve ‘Bereket / ihsan’ manalar?na da gelmektedir. ‘Salâ’n?n ço?ulu ise ‘Salâvât’t?r.
‘Salât ü selâm’ (en k?sa ?ekliyle ‘Allahümme salli âlâ seyyidinâ Muhammed’), Peygamber Efendimiz’e (sav) Allah’tan (cc) rahmet, merhamet, selâmet ve selâm temenni eden, O’na (sav) duyulan sevgi ve muhabbetin ifadesidir ve her Müslüman?n yerine getirmesi gereken görevlerden birisidir. Nitekim Cenab-? Hak (cc), Yüce Kitab?m?zdaki Ahzab (33.) suresinin 56. ayetinde ?öyle buyurmaktad?r: “Gerçekten Allah ve melekleri Peygambere salât ederler. Ey iman edenler, siz de ona teslim olun, ona salât ve selâm getirin!”
Erzurum’da ‘Salât ü Selâm’ Eklenerek Ezan Okunmas?
Erzurum’da ‘Selâ’ ?eklinde söylenilen ‘Salâ’, genellikle Cuma namaz?na ça??rmak ya da k?l?nacak vakit namaz?n? haber vermek; baz? yörelerde de cenaze haberinin duyurulmas? için minarelerden okunur ve ‘Salâ veriliyor’ denilir. Ezanlar?n pe?i s?ra okunana ‘Salâ veriliyor’ denmez, ‘salâvât okunuyor’, daha çok ‘Salât ü selâm getiriliyor’ denilir. Bir k?s?m insanlar?m?z ise Cumaak?amlar? verilen salâ (yani Per?embe günü Yats? namaz? öncesinde okunan) için ‘Temcid veriliyor’ ?eklinde bir ifade kullan?rlar.
Cuma gününe mahsus olmak üzere ö?le ezan? öncesinde salâ verilmesinin d???nda be? vaktin dördünde -ak?am ezan? hariç- Ezan-? Muhammedî’nin pe?i s?ra Erzurum’da minarelerden ‘Salât ü selâm’ / ‘Sâlâ(vât) getirilir. Ak?am namaz?n?n k?l?nma süresinin k?sa olmas? ve K?yametin ak?am vakti kopaca??n?n söylenmesi, namaz?n derhal k?l?nmas?n? gerektirdi?inden ak?am ezan?n?n pe?i s?ra ‘Salât ü selâm’ okunmaz.
Bunlardan Sabah ezan?n?n pe?i s?ra okunan salân?n Dilke?haveran makam?nda, Cenaze salâs?n?n Hüseynî makam?nda okundu?u; Cuma günü Ö?le namaz? öncesi okunan salân?n bestesinin de Bestekâr Hatip Zakirî Efendi’ye ait oldu?u bilinmektedir.
Cuma günleri ise biri normal ö?le ezan?, di?eri içerde okunan ezan olmak üzere çift ezan okundu?u için ö?le ezan?n?n pe?ine ‘Salâ / Salât ü selâm’ okunmaz.
Bunun d???nda Per?embe günü ve Kandil geceleri de yurdumuzun pek çok yerinde Yats? ezan? öncesinde salâ verildi?i bilinmektedir.
Sözleri ?öyledir:
“es-Salâtü ve’s-selâmü Aleyke yâ sey(yi)denâ yâ Resûlallah
es-Salâtü ve’s-selâmü Aleyke yâ sey(yi)denâ yâ Habîballah
es-Salâtü ve’s-selâmü Aleyke yâ sey(yi)denâ hatem-el enbiya”
?eklinde okunur ve ?öyle bitirilir:
“Seyyide’l-evvelîne ve’l-âhirîn ve’l-hamdü lillâhi rabbi’l-âlemîn”
Ezan?n pe?i s?ra okunan salâya Erzurum’da daha çok ‘Salât ü selâm veriliyor’ ya da yaln?zca ‘Salâ veriliyor’ denilir.
Bu gelenek, Osmanl? döneminden beri devam eden en eski ?slâmî geleneklerimizden birisi olup Erzurum camilerinde halen devam ettirilmekte olan dillere destan bir gelenektir. Ezan okunurken ya da salâ verilirken i? görülmez, hu?u içerisinde dinlenir, sözler tekrar edilir; ekmek pi?irilecek olsa bereketi olmaz denilir; yolculu?a ç?k?lacak olsa i?lerin ters gidece?ine inan?l?r.
Kimilerinin ‘bidat’, kimilerinin ‘bidat-? hasene’ diye de?erlendirdikleri ‘Salâ’ gelene?inin ilk olarak 1300 / 1301 y?l?nda Memluk Sultan? Kalavun’un iradesiyle Cuma ezan?n?n ard?ndan verilmeye ba?land??? bilinmektedir. E?ref Zeynüddin II. Hâccî’nin döneminde de 1389 y?l?nda ak?am ezan? d???nda dört vakit ezan?n ard?ndan ‘Salâ Verme / Okuma’ usulünün ba?lat?ld??? birçok yaz?l? kaynakta mevcuttur.
Ayr?ca bir söylentiye göre Haçl?lar döneminde Suriye’de H?ristiyanlarla iç içe ya?ayan Müslümanlar?n onlar?n çan sesine kar??l?k ezan-? Muhammedî’nin daha uzun sürmesi için böyle bir ?eyin dü?ünüldü?ü; bir ba?ka söylentiye göre de Deprem ku?a??nda oldu?u bilinen beldemizde bu tür bela ve musibetlerin uzakla?t?r?lmas? için ezan sonras? verilen salân?n devam ettirildi?i söylenmektedir.
Resûlulah Efendimiz’in (sav) “?üphesiz insanlar?n bana en yak?n olan?, bana en çok salât getirenlerdir!” hadis-i ?erifinde söyledi?i gibi Erzurum’da birçok hocam?zdan i?itti?imiz “Benim üzerime kim (ya da hangi beldede) daha çok salavât / salât ü selâm getirirse (ya da getirilirse) benim ?efaatim de o ki?inin (ya da o beldenin) üzerine daha çok olacakt?r!” ?eklinde bir hadis-i ?erif vard?r. Ehl-i sünnet ve’l cemaatin kalesi bir beldede ya?ayan Erzurumlular bunun fark?nda olduklar? için her zaman bu bilinçle hareket etmi?lerdir. Eskiden beri Erzurum’da ‘Delâilü’l Hayrât’ adl? kitab?n ve tercümelerinin çokça ve yayg?n bir vaziyette okunmas? da bunun bir göstergesidir.
Öte yandan Erzurum’a ba?l? baz? yerle?im birimlerinde hemen hemen her cenaze salâ ile duyurulurken Erzurum merkezde günümüzde ?ehit cenazelerinin duyurulmas?n?n d???nda eskiden bir ?eyh ya da ulemân?n en k?demlisi vefât etti?inde yaln?zca salâ verildi?ini bilmekteyiz. Mesela çocuklu?umuzda Erzurum’un tan?nm?? müftü ve müderrislerinden Sak?p (Dan??man) Efendihoca’n?n (20 Temmuz 1968) vefât?nda salâ verildi?ini, tekbirler e?li?inde Asri Mezarl??a kadar omuzlarda götürüldü?ünü hat?rlamaktay?z.
Gayrimüslimlerin de Dikkatini Çekmi? Olan Erzurum’da Okunan Ezan-? Muhammedî
1829 y?l?ndaki Rus i?gali sürecinde, 23 Haziran 1834 tarihinde Erzurum’a gelmi? olan Amerikal? misyoner Justin Perkins, ‘A Residence of Eight Years in Persia’ (New York, 1843, s. 112) adl? an?lar?n?n yer ald??? kitab?nda “Erzurum’da ö?lenden önce 10’la, ö?lenden sonra saat 4’te Müslümanlar?n minarelerden yap?lan de?i?ik bir ça?r?yla ibadete davet edildi?inden ve böyle bir uygulamaya ba?ka Müslüman ?ehirlerinde rastlamad???ndan” söz etmi?tir.
Justin Perkins’in cümleleri içerisinde yer alan saat 10 ve 4 ifadeleri hususunda onun Erzurum’da bulundu?u tarihte ezan?n o saatlerde okunmu? olabilece?ini ya da alaturka denen eski saatin (ezanî saatin) verildi?ini dü?ünmekteyiz. Perkins’in ba?ka hiçbir Müslüman beldesinde rastlamad???n? ifade etti?i, ö?le öncesi ve sonras?nda dikkatini çeken, yaln?zca iki vakit rastlad??? uygulaman?n da Erzurum’da dört vakit ezan?n pe?i s?ra, özellikle a??r a??r okunarak cemaatin namaza yeti?mesine zaman kazand?rmak amac?yla salâvât eklendi?i, belki de farkl? bir amaçla ihdas edildi?i san?lan ‘Salâlar’ olabilece?i kanaatindeyiz.
‘Erzurum’un Kandilleri’ adl? kitab?n yazar? Abdurrezak Türk, bu gelene?i çok daha eskiye götürür, hatta Pir Ali Baba’ya ba?lar. Rahmetli Türk, kitab?nda ?unlar? yazmaktad?r:
“Pir Ali Baba, Yavuz Sultan Selim ve Kanuni Sultan Süleyman döneminde hayat sürmü?tür. Yavuz, Çald?ran Seferi’ne giderken Erzurum Beyi Sevindik Bey, Osmanl?lara tabi oldu?unu bildirmi?; Yavuz Sultan Selim ?stanbul’a döndükten sonra da Safeviler taraf?na geçti?ini beyan etmi?. (M. 1514) Bu tutum kar??s?nda Pir Ali Baba ve Erzurum ulemâs? bir araya gelip bu ikili tutuma itiraz ederek ‘Buralar ?ia de?il, Ehl-i Sünnet beldesidir!’ diyerek, okunan ezanlar?n pe?ine Salât ü Selâm getirilmesine karar vermi?lerdir. O günden günümüze kadar okunan be? vakit Ezan-? ?erifin pe?ine Salât ü Selâm getirme gelene?i öylece devam etmektedir, rivayeti mevcuttur.
Ba?ka bir de?erlendirmede ise Eyyubiler döneminde kilise çanlar?n?n uzun süre çal?nmas?na kar??l?k ezanlar?n pe?ine ‘Salât ü Selâm’ okunmas?, yöneticiler ve ulemâ taraf?ndan eklenmi?tir.”
‘Sad?kan’ mahlas?yla ?iirler yazan, Üveysî Kadirî serzakirlerinden (halifelerinden) Kitapç? Nesimi (Kopgir) A?abeyinin müntesiplerinden Y?ld?r?m Sürbahan da ‘Salâ’ ile ilgili dü?üncelerini ‘Pir Ali Baba’ ba?l?kl? ?iirinde ?öyle ifade etmektedir:
“Hak Tealâ elbette her ?eye kadir,
Dostunu sevene Hakça söyletir,
Beldenin manevi ?iâr? nedir?
Salâlar der gibi Pir Ali Baba!”
Kâbe-i Muazzama ya da Ravza-i Mutahhara’dan canl? yay?n yapan Suudi Arabistan Tv kanallar? izlenecek olursa baz? namaz vakitlerinde okunan ezan-? Muhammedî’nin ?ehr-i Mübarek Erzurum’la hemen hemen ayn? zaman diliminde okundu?u ya da namaz k?l?nd??? görülür.
Bilindi?i üzere iki boylam aras?nda dört dakika fark vard?r. 40. boylamda bulunan Mekke-i Mükerreme ve Medine-i Münevvere ile 41. boylamdaki Erzurum aras?nda boylamdan kaynaklanan fark dört dakikad?r! Bunu güzel bir tevafuk olarak kabul edenler az de?ildir. Bu görü?e kat?lan Abdurrezak Türk, kitab?nda ‘Bu durum Erzurum için Yüce Mevlâ’n?n bir lütfudur!’ diye söylemektedir. Hatta bunu Mekke-i Mükerreme, Medine-i Münevvere ve Kudus-i ?erif gibi ‘?ehr-i Mübarek Erzurum’un da yeryüzünde seçilmi? yerlerden biri oldu?una i?aret sayanlar; Erzurum insan?n?n ?slam’a olan ba?l?l???n?n, farz ve sünnetlere oldukça riayet etmesinin dahi buradan ileri geldi?ini söyleyenler olmu?tur.
Nitekim ‘Erzurum ve Çevre Köylerinde Dinî Hayat’ adl? ilginç ara?t?rmas?nda Prof. Dr. Ünver Günay, bu konuya da de?inmi?, ?unlar? söylemi?tir:
“Mekke’deki Harem-i ?erif ile Medine’deki Mescid-i Nebevi’yi birle?tiren çizginin uzant?s?n?n Erzurum’dan geçti?ini tespit eden Caval? (Endenozyal?) bir bilgin de bunun böyle oldu?unu do?rulam??t?r!”
Mekke-Medine ile Erzurum aras?ndaki boylamdan kaynaklanan 4 dakikal?k aç???n ortadan kald?r?lmas?na, ezan?n okunma süresinin uzat?lmas?na yarad??? için namaz vakitlerinin ard?ndan ‘Salât ü Selâmlar’?n okundu?u dü?ünülmektedir.
K?sacas? dört vakit ezandan sonra ‘Salât ü Selâm’ okunmas? bugün hiçbir yerde rastlanmayan, yaln?zca Erzurum’a has bir gelenek olmu?tur.
Ö?retmen ?airlerimizden Selim Ad?m, ba?r?nda gözünü açt???, kendine has törelere sahip bir memleket olan ilim irfan ?ehri Erzurum’un maddi ve manevi hususiyetlerini, ?ehrimizdeki farkl? uygulamalar?, baz? geleneklerimizi ‘Beyaz Erzurum’ adl? ?iirinde ?u ?ekilde dile getirmi?tir:
“Yaz?na hasretim, k??a müptelâ
Sekiz ay tenhada beyaz Erzurum!
Y?llarca korusun Rabbi Tealâ
Gönüller sevdada, ayaz Erzurum!
Evlerin damlar? dumanl?, boranl?
Yuvalar? ?enlik, zaman nur ânl?
Ramazan ay?nda binbir Kur’an’l?
Ezanlar salâl?, avaz Erzurum!
Tarihe bekçidir, zaman uyar
Hünerli elleri yirmi dört ayar
?lim irfan? her yöne yayar
Ak eller semâda, niyâz Erzurum!
So?u?u ü?ütmez, havas? temiz
Yaylad?r topra??, bo?as? semiz
Dada?l?k özümüz, hast?r töremiz
Geceler uzundur, her yaz Erzurum!
Selim’im söylerim içten sözümü
Do?mu?um ba?r?nda aç?p gözümü
Dada?l?k vâ’kar?m, say?p özümü
Bak diyirem sana, gül naz Erzurum!”
Atatürk Üniversitesi ?lahiyat Fakültesi’nden 1986 y?l?nda mezun olan; Hac? Halis Emek, Cafer Sad?k Do?ru gibi Erzurum’da son dönem yeti?mi? iki sa?lam ulemâdan ders alan, 2013-2015 y?llar? aras?nda Erzurum ?l Müftülü?ü yapan Hasan Ç?nar, Temmuz 2014’de görü?tü?ü AA muhabiri Ahmet Okatal?’ya o tarihte ?u aç?klamalarda bulunmu?tu:
“Kentte her vakit namaz?n?n ard?ndan okunan ‘Salâ’n?n, rivayete göre Abdullah bin Mes’ud'dan aktar?lan bir Hadis-i ?erif'e dayand???n? söyledi.
Erzurum'a özgü baz? geleneklerin oldu?unu ve bu geleneklerin aras?nda ‘Salâ’n?n da bulundu?unu hat?rlatan Ç?nar, ‘Salâ, 1300'lü y?llarda Memlüklüler zaman?nda ba?layan bir gelenektir. Türkiye'de ise bu gelene?i sürdüren tek ?ehir Erzurum'dur ve her be? vakit ezan?n ard?ndan salân?n okunmas? bu ?ehre ayr? bir haz kat?yor’ dedi.
Ç?nar, ‘Salâ’ gelene?inin günümüze kadar ta??nmas?n?n bir ba?ka nedenin ise ?ehrin manevi kimli?inden kaynakland???n? ifade etti. Günümüze kadar uzanan ‘Salâ’ya Hadis-i ?erif'lerde de yer verildi?ini belirten Ç?nar, ?öyle devam etti:
‘Bir rivayette, Yavuz Sultan Selim, M?s?r Fethi’nden sonra ezanlar?n ard?ndan sala verilmesini istemi? ve bu sadece Erzurum'da uygulamaya konulmu?. Ayr?ca salâ gelene?inin bir de dinî altyap?s? var. Abdullah bin Mes’ud'dan bizlere aktar?lan bir Hadis-i ?erif'te, Peygamber Efendimiz’in, 'Ezan okundu?u zaman, ezan?n kelimelerini, kelâm?n? tekrarlay?n. Ezan bittikten sonra da bana salât okuyun. Kim bana ezan bittikten sonra bir salâvât getirirse Allah-u Tealâ da ona 10 salâvât getirir' buyurduklar? için müezzinlerimiz bunu ezandan sonra ‘Salâ okumak’ diye de?erlendirdiler.’
Ç?nar, ‘Salâ’n?n ayr?ca bünyesinde ‘günahlar?n ba???lanmas?’ anlam? ta??d???na da de?inen Ç?nar, sözlerini ?öyle tamamlad?:
‘Böylece Erzurum'da be? vakit ezan?n pe?ine salâvâtlar?n okunmas? olarak de?erlendirilmi?tir. Tabii bu çok güzel bir âdetimizdir. Her be? vakit ezan?n pe?ine Resul-u Kibriya'ya da salâvâtlar getiriliyor. Böylesine güzel bir gelene?in Erzurum'da ya?at?lmas? ve bu ?ehre mahsus olmas? güzel bir keyfiyettir.”
?zmir / Tire’deki ‘Salât ü Selâm’ Uygulamas?n?n Hüsranla Neticelenmesi
Erzurum’daki ‘Salât ü Selâm’ gelene?ini ba?ka yerlere ta??mak isteyen hem?erilerimiz de olmu?tur. Diyanet ??leri eski ba?kanlar?m?zdan Mehmet Nuri Y?lmaz Hoca bir görü?memizde ?öyle ilginç bir olay anlatm??t?:
“1966-67 y?llar?nda ?zmir / Tire’de müftülük yapan Mehmet S?dd?k Karahan Hoca Erzurum’daki gibi ezan?n pe?i s?ra ‘Salât ü Selâm’ okunmas? uygulamas?n? oraya ta??mak istemi?ti. Naim Hoca’n?n kay?nbiraderi olan ve ‘Sedef Hoca’ diye de tan?nan S?dd?k Hoca’n?n ?ans?zl??? Süleyman Demirel Hükümeti’nin her bir ?eye sürekli zam yapt?klar? bir dönemde bu uygulamay? Tire’de ba?latm?? olmas?yd?.
O günlerin ulusal medyas?nda çokça öne ç?kar?lan haberlerden biri bu olayla ilgili yap?lan ‘Demirel gaza, benzine zam yapt?; Tire’ye tayin etti?i Müftü de ezana zam yapt?!’ haberiydi.”
Siyasilerden Salât ü Selâml? Bir Ezan Hât?ras?
Milli Görü? temsilcisi milletvekillerimizden Lütfü Esengün, ‘Muhalif’ adl? kitab?nda ?öyle bir hât?ras?n? payla??yor:
“1977 Milletvekili seçimi öncesi Demirel miting yapmak üzere Erzurum’a gelmi?, Hükümet Meydan?’nda oldukça büyük bir kalabal??a hitap etmeye ba?lam??t?. O s?rada Meydan’?n hemen yan?ndaki Lalapa?a Camii’nin minarelerinden ?kindi ezan? okunmaya ba?lad?. Ezan? okuyan o tarihte ?mam Hatip Lisesi ö?retmeni, sonradan milletvekilimiz olan Ömer Özy?lmaz idi. Güzel sesi ve sedas? ile uzun uzun, dura dura çok güzel bir ezan okudu. Demirel ezan bitinceye kadar susmak zorunda kald?. Ezan bitince tekrar söze ba?lad?. Fakat ezan?n pe?ine Erzurum’da âdet veçhile Salât ü selâmlar okunmaya ba?lad???nda tekrar sözünü kesti. Sâlat ü selâmlar da bitince konu?maya devam etti. Can?n?n s?k?ld??? belli idi. Biz ise hem konu?mas? kesildi?i için hem de bütün kalabal??a güzel bir ezan dinletti?imiz için memnun idik.”
Teknolojiye Yenik Dü?en Cenaze Salâs?
Hoparlör sisteminin olmad??? dönemlerde her yerde oldu?u gibi Erzurum’da da mahalle camilerinin minaresinden o mahalle sakinlerinden ölen ki?inin kim oldu?u, ne zaman kald?r?laca?? verilen bir salâ sonras?nda aç?klan?rm??.
Hali-vakti yerinde olanlar?n ölüm haberlerine gelince; onlar?nkini ise bu i?i kendisine meslek edinmi? olan, bir ücret mukabilinde ?ehri sokak sokak gezen, sesi gür ve tok insanlar taraf?ndan yap?l?rm??. Daha sonraki y?llar bu i? faytonla yap?lmaya ba?lanm??. Kiralanan fayton ?ehrin belli yerlerinde durur, faytonda yer alan ‘Salâc?’ da üç kez ‘Es-selâ ve rahimenâ’, sonras?nda ‘Rahime küllâh evliyâ!’ diye ba??r?r, halk?n ilgilendi?ini görünce de vefat eden ki?inin kim oldu?unu, cenazenin hangi vakitte, hangi camiden kald?r?laca??n? duyururmu?. Bu i?i yapanlar?n en bilinenin Alipa?a Camii’nin ya?l?, uzun boylu müezzini ?erafeddin Efendi’nin oldu?u söylenir.
1950 / 60’lara kadar sürdürülen bu gelene?i ya?atanlardan ismi haf?zalar?m?zda kalanlardan birisi de yerlere at?lan gazete kâ??tlar?n?, takvim yapraklar?n? –üzerlerinde ayet, hadis, dinî ibareler bulunabilir diye- sokak sokak gezerek bastonunun ucuyla bir torbada toplamas?yla hat?rlarda yer eden, günümüzün tabiriyle ‘Çevreci’ diyebilece?imiz; Hacca gitmenin s?n?rl? oldu?u y?llarda kaçak yollarla Hicaz’a gitmeyi ba?armas?ndan dolay? da ‘Kaçak Hac?!’ diye kendisiyle dalga geçilen, Çar?? pazarda “Çakmak!, Çakmakta??!, Benziiin!” diye ba??rarak benzinli çakmak malzemeleri satan, özellikle ‘Ölüm Var Ölüm!’ nidalar? unutulmayan Mezararkal? Hac? Halil Efendi ?hmal / Topçuo?lu Mahallesi sakinlerindendir. Mustafa Kemal Pa?a ile Il?ca yak?nlar?nda yapt??? tarihî konu?ma Erzurum’la ilgili yaz?lm?? hemen her kitapta yer alan Mevlüt A?a’n?n o?lu, ?ehrimizin yeti?tirdi?i k?ymetli e?itimcilerden Hakk? Mezararkal?’n?n da babas? olan Hac? Halil Efendi, Ta?ma?azalar’?n ba??ndan ba?lamak kayd?yla yürüye yürüye cenaze salâs?n? duyurarak gelirmi?!
Eskinin mugallitlikten ho?lanan (?aka yapan, yap?lan ?akay? kald?ran) insanlar? içerisinde bazen bu i?i muziplik olsun diye yapt?ranlar da olurmu?… 1940’l?, 50’li y?llarda Gürcükap?’da esnafl?k yapan me?hur Bakkal Hac? Naim diye biri varm??… O?lu Özcan Pamukçuo?lu’nun anlatt???na göre babas? ölümden, ölümle ilgili haberlerden oldukça çok korkarm??… Onun bu zaaf?n? bilen esnaf arkada?lar? da babas?n?n gitti?i yerleri takip eder, birilerini pe?ine takar, sürekli ?aka yapar, can?yla oynarlarm??. Birileri bazen cenaze haberini ?ehir halk?na duyuran faytoncuyu bulur, ücretini öder, yan?na da Alipa?a Camii’nin müezzinini bindirir, Gürcükap? semtine gönderirlermi?… Durak yerlerinden biri günümüzdeki ?? Bankas?’n?n kar??s?nda yer alan dükkânlar?n ba??ym??. Fakat fayton o gün kas?tl? olarak tam Bakkal Hac? Naim’in dükkân?n?n önünde durur, Müezzin Efendi de olanca sesiyle salas?n? verir, kald?r?lacak camiyi ve vakti duyurur, ölen ki?inin o an kap?s?n?n önünde durduklar? Bakkal Hac? Naim oldu?unu söyler söylemez, faytonu harekete geçirirmi?… Hac? Naim kendi ad?n? duyunca k?zar delirir, küplere biner, söver sayar, eline ne geçerse onlar?n arkalar?ndan atarm??! Tabi ad?n? duyurduklar? an fayton hareket etti?i için hiçbir zaman faytona, faytondakilere bir zarar veremezmi?…
Kandil Geceleri Verilen Salâlar ve Minarelerden Okunan Naat-? ?erifler
Erzurum’da Kandil geceleri de Ramazan’dan farks?z kutlan?r… Büyük bir ço?unluk o günü tek olmas?n diye bir gün öncesi, bir sonras? ile birlikte ya da genellikle üç gün oruç tutar; bu arada çorba-k?yma-kaday?f da yine eksik olmaz.
70’li y?llara kadar Kandillerin kutlanaca?? gün Yats? ezan?ndan evvel, sesi güzel ve gür olan insanlar taraf?ndan minarelerden salâlar verilirdi.
Diyanet ??leri eski ba?kanlar?ndan Mehmet Nuri Y?lmaz Hoca’n?n söyledi?ine göre tarihin tozlu sayfalar?nda unutulup kalan bu salân?n ard?ndan yan?k sesli insanlar; bir zaman Erzurum’da memur olarak bulunmu?, aruz ölçüsünü son derece ba?ar?l? kullanm?? bir ?air olan Bayburtlu Zihni’ye (1797-1859) ait “Eyâ ?âhen?eh-i taht-? risâlet / Der-i eltâf?na gelmi? gedâlar” diye ba?layan na’t?n bir bölümünü okurlarm??.
Doç. Dr. Nazire Erbay’?n haz?rlad??? ‘Bayburtlu Zihni Divan?’ adl? kitapta yer alan 7 na’ttan biri olan; 39, 40 ve 41. sayfalar?ndaki tamam? 16 beyit olmas?na ra?men minarelerden bir k?sm? dörtlükler halinde okunan ‘Der-Na’t-? Resûl’Aleyhisselâm’ ba?l?kl? Na’t?n sözleri ?öyle:
“Eyâ ?âhen?eh-i taht-? risâlet
Der-i eltâf?na gelmi? gedâlar
Sipehsâlâr-? iklîm-i inâyet
?efâ’at nakdin ister bî-nevâlar
------------
Kimi âlûde-i cürm ü hatâd?r
Kimi müstagrak-? bahr-? belâd?r
Kimi ser-ke?te-i ?ehr-i fenâd?r
Dilerler bâb-? lütfundan atâ’lar
---------------
Kimisi subha dek a?k?n nedîmi
Kimi pervâne-ve? ?em’in harîmi
Vezân olsun diyü lütfun nesîmi
Umar gül-zârdan ne?v ü nemâlar
-------------
Gider ravzandaki ihsân vücûda
Rükû’a gökler ü da?lar sücûda
Günehler yaykanur diyü bu cüdâ
Diyâr diyâr akub gelür hatâlar
--------------
Çü sensin afitâb-? âlem-ârâ
Kamer ruhsâr-? devrinden hüveydâ
Cemâlin pertevinden ey dilârâ
Eder nûr istifad arz u semâlar
------------
Risâlet burcunun ey mihr ü mâh?
Ne mümkün eylemek vasf?n kemâh?
Ki sensin ?ehr-i levlâk pâdi?âh
Rikâb?nda yürür hep enbiyâlar
------------
Yar?n mah?er günü meydân senindir
O gün top sendedir çevgân senindir
Livâü’l-hamd senin, fermân senindir
Eder dergâh?na halk ilticâlar
----------------
Edenler ravza-i pâkin ziyaret
Umarlar bâb-? lütfundan ?efâ’at
Sürüb dergâha ruhsâr-? darâet
Kulun Zihni gibi çok mübtelâlar.”
Mehmet Nuri Y?lmaz Hoca, “Bu na’t? en güzel okuyanlar?n ba??nda Ne?et Haf?z diye birinin geldi?ini; bir zaman Kavak ve Esatpa?a camilerinde müezzinlik yapt???n?, düzensiz hayat? nedeniyle i?ine son verildi?ini; bir zaman kuyumcuda, çay ocaklar?nda, son olarak Kâz?m Karabekir Caddesi’ndeki Vatan Lokantas?’nda çal??t???n?, daha sonralar? Ankara’ya yerle?ti?ini, orada birkaç kez görü?tü?ünü; ayr?ca Haf?z Yusuf Esengün’ün de Mevlid-i ?erif okurken bu na’ttan belli bölümleri okudu?unu bugün gibi hat?rlad???n?” söylemektedir.
Hulki Tizgili de: “Kas?mpa?a Camii imam-hatiplerinden Hac? / Haf?z Kara Hocam, babam H. ?hsan Tizgili’nin Mübarek gecelerde salâ ve temcîd vermesi için ‘Hac?m bugün Ba?dat’? bir ?enlet!’ diyerek babas?n?n minareye ç?kmas?n? ister, o da bu iste?i k?rmaz, salâ ve temcîdin ard?ndan bir de Bayburtlu Zihni’nin ‘Eyâ ?âhen?eh-i taht-? risâlet’ diye ba?layan me?hur na’t?n? okurdu.” diye söylemektedir.
Cuma Günleri ?ç Ezan Öncesi Müezzinlerin Okudu?u Methiye
Erzurum camilerinde Cuma günleri iç ezan öncesinde, Hoca minbere ç?k?ncaya kadar ki sürede müezzinlerin okudu?u ?u methiyeye de ülkemizin di?er ?ehirlerinde pek rastlanmaz:
“Resul-i ekrem ve Nebiyy-i muhterem sallallahu aleyhi vesellem Efendimiz’in aziz, lâtif, münevver, mübarek ruh-i ?erifleri içün; ve çâr-i yâr-i güzîn r?dvanullâhi aleyhim ecmâin hazretlerinin ruhi içün, kâf ve ehl-i imân ve ehl-i ?slâm ervâhi içün; pîrimiz Bilâl-i Habe?î’nin ervâhi içün ‘El-Fatiha!”