GelişimErzurumYazı

ERZURUM’DAN GİRİT’E UZANAN YARDIM ELİ -1867 GİRİT İSYANI VE ERZURUM

1645 yılında, Sultan İbrahim zamanında Hanya kalesinin fethi ile başlayan Girit savaşı, 25 yıl sürmüş, 1669 yılında ve 4.Mehmet zamanında Fazıl Ahmet Paşa’nın adanın çoğunu fethetmesiyle sonuçlanmıştır. 1715 yılında Damat Ali Paşa’nın adanın geri kalanını almasıyla beraber adanın fethi nihayetlenmiştir. Osmanlı Devleti tarafından fethedilen Girit Adası’nın halkının bir kısmının Rum olması ilerleyen zamanlarda bazı problemlere neden olmuştur. Fransız ihtilalinin yaydığı milliyetçi fikirlerden etkilenen Yunanlılar, Girit Adası’ndaki Rumları da isyana teşvik etmişlerdir. Megali İdea fikri doğrultusunda 1821 yılında çıkan Yunan isyanı, Girit Adasında yaşayan Rumları da etkilemiş, onların da isyan etmesine neden olmuştur. 1825 yılından, adanın elden çıktığı 1913 yılına kadar Girit’te çok sayıda isyan vuku bulmuştur. Bu isyanlardan bir tanesi de 1866-1869 yılları arasında yaşanmıştır.
Osmanlı hükümeti tarafından Girit Adası, doğrudan merkeze bağlanınca, bir müddet sonra çeşitli nedenlerle yerli Rumlar isyanlar çıkarmaya başladı. Bu isyanlar karşısında Osmanlı Devleti, bölgede aldığı bir takım tedbirlerle otoriteyi tesis etmeye çalıştı. Ancak, İngiltere’nin de ön ayak olması ile, 1864 yılında Yedi Ada’nın Yunanistan’a verilmesi üzerine, Rumlarla meskûn bulunan bütün adaları ele geçirmek isteyen Yunanistan, Girit adasına tahrikçi papaz ve öğretmenler göndermeye başladı. Adaya gelen papazların kışkırtmasıyla 1866 yılında İsfakıya’da patlak veren bu isyan, kısa sürede bütün adaya yayılarak çok daha geniş ölçüde bir ayaklanma hareketine dönüştü. Daha önce Yunanistan’a destek veren İngiltere, bu isyan sırasında Osmanlı Devleti’nin toprak bütünlüğünün korunmasından yana olduğunu açıklayarak Rumları hayal kırıklığına uğrattı. İsyanın başladığı tarihlerde, Girit adasına takviye güç sevk edecek olan Osmanlı donanmasının durumu ise pek içler açıcı değildi; genelde ahşap gemilerden oluşan donanma, çağın teknolojisi ile donatılamamıştı. 1866 yılında patlak veren Girit ihtilalinin reisi Hacı Mihal adlı bir Rum idi. Yıllarca çalışarak adayı bir kıvılcımla infilak edecek barut deposu haline getirmişti. Hacı Mihal, isyan sırasında Girit Rumlarına yönelik olarak yayımladığı beyannamede, adadaki bütün Rumları isyana davet etmiştir. Girit asileri, İsfakıya sancağına bağlı Apokoron kazasında 1866 yılı Haziran ayında isyan ettiler. Apokoron kalesi bilahare asilerin merkezi oldu. YunaNurullah NEHİR 26 GELİŞİM ERZURUM nistan’dan gelen 60 kadar çete reisi Apokoron’da ki asilerin başına geçti. Türklerin köyleri yakılıp yağmalandı.
İsyan ’da çok fazla Türk köyü zarar görmüş Müslüman ahali mağdur olmuştur. Yaşanan trajedi karşısında halkın mağduriyetinin giderilmesi amacıyla Osmanlı Devleti’nin bazı vilayetlerinde yardım kampanyaları düzenlenmiştir. Düzenlenen kampanyalara Tuna ve Erzurum vilayetleri katkıda bulunmuştur. Kendisinden yüzlerce kilometre uzak olmasına rağmen Erzurum vilayeti Girit Müslüman ahalisine zor zamanlarında destek çıkmıştır. Erzurum Valisi Mehmed Reşid Paşa öncülüğünde Erzurum vilayet meclis azaları, memurlar ve ahaliden bir kısım aralarında topladıkları 55 Mecidi altını Girit ahalisine göndermişlerdir. Başta Erzurum olmak üzere sair yerlerden gelen yardımların isyandan etkilenen ahaliye eşit bir şekilde dağıtılması için Sadrazam Mehmed Emin Âli Paşa komisyon kurulmasını istemiştir. Tarihte birçok kez işgale ve doğal afetlere uğrayan Erzurum vilayetinin bu hassas davranışı oldukça manidardır. Anadolu’nun kilidi görevini başarıyla ifa eden Erzurum’un Osmanlı İmparatorluğunun diğer bölgelerinde yaşanan sorunlara kayıtsız kalmaması, kendisine yüklenen tarihi misyonla örtüşmektedir. Kendi zor zamanlarında dahi ötekinin derdiyle dertlenen Erzurum ahalisinin diğerkâm tavrı ilerleyen zamanlarda da devam etmiştir.

Dr. Nurullah NEHİR