Tanzimat döneminin en önemli devlet adamlarından biri olan büyük şair Ziya Paşa ölümsüz Terkib-i Bend’inde insanoğlunun vefasızlığına şu sözlerle dikkat çeker:
“Her kim ki arar bûy-ı vefâ
tab’-ı beşerde,
Benzer ona kim devlet umar
zıll-ı hümâdan”
Erzurum’un ve Türk ilim tarihinin ölümsüz isimleri arasına adını altın harflerle yazdırmış olan Prof. Dr. Ziyaeddin Fahri Fındıkoğlu da hayatının son dönemlerinde hemşerisi Ziya Paşa’nın dikkat çektiği bu vefasızlık illetini bizzat yaşar. Öğrencisi Prof. Dr. Orhan Türkdoğan vefatından birkaç ay önce Dr. Özcan Bolcan ile yaptıkları ziyaret sırasında Fındıkoğlu’nun kendilerine çok yalnız olduğunu ve unutulduğunu hüzünlü ve keder dolu bakışlar altında söylediğini aktarır.2 O Fındıkoğlu ki, yine bir diğer öğrencisi Prof. Dr. Mustafa E. Erkal’ın ifadesiyle; Ziya Gökalp ve Mehmet İzzet döneminden sonra, sosyal ilim hayatımızda Hilmi Ziya Ülken’le beraber görülen büyük bir zirvedir.
Şüphesiz ki bir toplumun geleceğini sağlamlaştıran en önemli toplumsal duygulardan/hareketlerden birisi vefadır. Toplumun, kendi içinden çıkan ve toplumun geleceği için mücadele veren kıymetlerine vereceği değer, göstereceği vefa aynı zamanda o toplumun sosyal açıdan gelişmişlik düzeyinin de bir göstergesidir.
Erzurum’un yetiştirdiği müstesna isimlerden Prof. Dr. Ziyaeddin Fahri Fındıkoğlu’nu anmak, hatırlamak ve hatırlatmak adına yapılan bu girişimi Erzurum özelinde önemli bir vefa örneği olarak addediyor ve emeği geçenleri tebrik ediyorum.
Prof. Dr. Nevin Güngör Ergan’ın yıllar süren çok titiz bir çalışma sonucunda 2021 yılında yayımladığı, “Ziyaeddin Fahri Fındıkoğlu Bibliyografyası” isimli eserine göre Fındıkoğlu’nun hayatı boyunca muhtelif yerlerde yayımlanan yazılarının sayısı 3595’tir.
Bu yazıların tespit edebildiğimiz kadarıyla 250 kadarı Erzurum’la ilgilidir. Fındıkoğlu’nun Erzurum’la ilgili yazılarını toplamaya ilk olarak Prof. Dr. Amiran Kurtkan Bilgiseven’in 1960 yılında yayımladığı “Fındıkoğlu Bibliyografyası” isimli çalışmasını incelerken karar vermiştim. Yüksek Lisans eğitimim sırasında yaptığım süreli yayın taramalarında Erzurum’la ilgili bulduğum her türlü yazıyı fiziki olarak arşivlemiştim. (İnternet üzerinden birçok süreli yayın içeriğine kolaylıkla ulaşılabildiği günümüzde o günlerin zor ve azim gerektiren şartlarını tebessümle yad ediyorum.) Bu vesile ile Fındıkoğlu’nun Erzurum’la ilgili bazı yazıları zaten arşivimde bulunuyordu. Ayrıca Prof. Dr. Amiran Kurtkan Bilgiseven’in bibliyografyasına ek olarak Prof. Dr. Mustafa E. Erkal’ın 1975 yılında yayımladığı “Fındıkoğlu'nun Bibliyografyasına Ek” isimli makalesini ve Prof. Dr. Dilaver Düzgün’ün 1990 tarihli “Ziyaeddin Fahri Fındıkoğlu'nun Folklor ve Halk Edebiyatı İle İlgili Çalışmaları” isimli yüksek lisans tezini de detaylıca incelemiştim. Bu çalışmalara göre bulunması, okunması ve arşivlenmesi gereken çok sayıda Erzurum temalı yazı vardı.
Bu çalışmaları kaynak alarak başladığım arşiv, gazete ve dergi taramaları ilerledikçe Fındıkoğlu’nun birçok yazısının Bibliyografyalarda yer almadığını gördüm. Çok çeşitli müstear isimlerle çok çeşitli dergi ve gazetelerde binlerce yazı kaleme almış bir yazarın yazılarını kayıt altına almanın zorluğu tabi ki izaha muhtaç değildir. Prof. Dr. Dilaver Düzgün yukarıda zikrettiğim Yüksek Lisans tezinde Fındıkoğlu’nun 46 farklı müstear isimle yazı kaleme aldığını tespit etmiştir.
Bibliyografyalarda yer almayan Erzurum temalı bazı yazıların karşıma çıkması ve bunun sonucunda elime aldığım her gazete ve dergi cildini “Acaba!” nazarıyla incelemem neticesinde “Prof. Dr. Ziyaeddin Fahri Fındıkoğlu’nun Erzurum Yazıları”nı aramak ve bulmak benim için adeta samanlıkta iğne aramak kabilinden tahammül edilmesi çok zor ve yorucu bir sürece evrildi: Ya burada da bir yazısı varsa!..
İnşaat mühendisi olmam hasebiyle sürdürdüğüm inşaat işlerimden kalan vakitlerimde soluğu ya Beyazıt Devlet Kütüphanesi’nde ya İsam Kütüphanesi’nde ya da Garanti Bankası Kütüphanesi’nde alıyordum. Tarama çalışmaları belirli aralıklarla dört yıl kadar sürdü. Meslek, Anadolu Mecmuası, İş ve Düşünce, Varlık, Ülkü, Hayat, Halk Bilgisi Mecmuası, Erzurum Halkevi Kültür Dergisi, Başak, Bilgi Mecmuası, Hareket, Türk Yurdu, Tarih Yolunda Erzurum, Türk Folklor Araştırmaları Dergisi, Yıllık, Karınca, Bütün ve daha nice dergiler; Cumhuriyet, Tasvir-i Efkâr, Doğu, Hürsöz, Milletin Sesi ve daha nice gazeteler cilt cilt bir zaman tünelinden geçer gibi Fındıkoğlu için tarandı. Bulunan her yeni yazı “Acaba!” dürtüsünün etkisini daha da artırdı.
Tarama faaliyetleri devam ederken bir yandan da ev/ofis çalışması olarak Fındıkoğlu’nun 1928 yılından önce Meslek, Hayat, Anadolu Mecmuası gibi dergilerde ve gazetelerde kaleme aldığı Erzurum’la ilgili yazılarını Osmanlı Türkçesi’nden Cumhuriyet Türkçesi’ne aktarma çalışmalarına devam ettim. Tabi bu da başlı başına zorluklar içeren bir çalışma süreci olarak karşımdaydı. Yaklaşık 30’a yakın yazıyı eski yazıdan yeni yazıya aktardım. Şüphesiz 1928 yılı ve öncesine ait yazıların hazırlanması bu süreçteki en zorlu aşamalardan biriydi.
Çalışmalar devam ederken merhum Fındıkoğlu’nun oğlu sayın Emin Fındıkoğlu’nun vesilesi ile doktora çalışmasının Fındıkoğlu üzerine yapan değerli bilim insanı Prof. Dr. Nevin Güngör Ergan hanımefendi ile tanıştım. Yaptığım çalışmayı anlattığımda kıymetli Nevin Hoca’nın ilk tepkisi “Alparslan Bey, siz ne kadar zor bir işe kalkıştığınızın farkında mısınız?” şeklinde olmuştu. “Ne yazık ki bunu çok acı şekilde tecrübe ettim hocam.” Şeklinde cevaplamıştım kendisini… Sonraki dönemlerde Fındıkoğlu üzerine yaptığımız istişarelerde oluşan ortak kanaatimiz olarak, bu bir görevdi ve bu görev bize verilmişti.
Bu süreçte “Bu işe nereden bulaştım? Nasıl bulaştım?” diyerek kendi kendimi sorguladığım, vazgeçmek dürtüsünün beni çokça zorladığı anlar da yaşadım. Fakat bütün bu anlarda bunun bana verilmiş bir görev olduğu düşüncesiyle motivasyonumu kontrol altın da tutmaya çalıştım. Hatta belki diyebiliriz ki şu an kaleme almaya çalıştığım bu yazı bile “Prof. Dr. Ziyaeddin Fahri Fındıkoğlu’nun Erzurum Yazıları” projesinin tamamlanması için bir motivasyon vesilesi olabilir. Ayrıca 26 Ocak 2022 tarihinde kaybettiğimiz Prof. Dr. Ali Kurt’un ve sayın Naci Elmalı’nın motive edici teşviklerini ve desteklerini zikretmeden geçemem.
Dört yılın sonunda Erzurum temalı 250’ye yakın yazıya ulaştım. Araştırma sürecinde edindiğim tecrübeye istinat ederek diyebilirim ki, Fındıkoğlu’nun Erzurum temalı yazılarının sayısı bu kadardır şeklinde kesin bir ifade kullanamam. Göremediğim, ulaşamadığım veya fark edemediğim yazılarının da olma ihtimalini asla yok göremem. Hiç ummadığınız bir kaynakta, hiç ummadığınız bir müstear isimle bir Fındıkoğlu yazısı ansızın karşınıza çıkabilir. Bu düşüncelerden hareketle arama ve tarama çalışmalarını sonlandırarak yazıların dijital ortama aktarılması ve tashih edilmesi aşamasına geçtim.
Halihazırda Osmanlı Türkçesi’nden Cumhuriyet Türkçesi’ne aktardığım 30 yazıyla birlikte 190’a yakın yazının dijital ortama aktarımı ve düzenleme çalışmaları tamamlanmış durumda bulunmaktadır. Kalan yazıların da tamamlanması ile Prof. Dr. Ziyaeddin Fahri Fındıkoğlu’nun muhtelif mecralarda kaleme aldığı Erzurum temalı yazıları bir külliyat haline gelmiş olacaktır.
Cumhuriyetimizin 100. Yılı hatırasına yayımlamayı hedeflediğimiz “Prof. Dr. Ziyaeddin Fahri Fındıkoğlu’nun Erzurum Yazıları” bir külliyat halinde hem Erzurum tarihine, folklorüne ve kültürüne çok önemli bir katkı sunacak, hem de yakın dostu Prof. Dr. Orhan Tuna’nın ifadesi ile “Erzurum’a ve Erzurumlulara yardımları ve hizmetleri sayılamayacak kadar çok ve büyük”6 olan Fındıkoğlu için Erzurum şehri adına bir vefa vesilesi olacaktır.
“Bir akşam eve dönüşte kapıma iliştirilmiş bir kâğıt bulmuştum. Alt tarafında ayak üstü yazıldığı belli iki dost kelime: "Selamlar, Ziya!"
Üst tarafında ise bir manzumenin şu son mısraları:
"Adem odur ki adını alemde
andıra,
Alemde ad kalur ve adem
gelür gider!"
Evet, dürüstlük, vefa!
Bütün kişiliğini bu iki kelimede toplamak mümkündü! "
Prof. Dr. Sabri F. Ülgener böyle yazmıştı Fındıkoğlu'nun ardından...
Büyük Dadaş’ın ruhu şad olsun!
KAYNAKLAR
Dilaver DÜZGÜN; Ziyaeddin Fahri Fındıkoğlu’nun Folklor ve Halk Edebiyatı İle İlgili Çalışmaları; Yayımlanmamış Yüksek Lisan Tezi, Atatürk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Türk Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı, Erzurum; 1990, s. 48-49. Mustafa E. ERKAL; “Türk Sosyal İlim Hayatında Bir Zirve: Fındıkoğlu Ziyaeddin Fahri”; Türk Dünyası Araştırmaları, Sayı:35; Nisan 1985, İstanbul, 1985, s.82. Nevin Güngör ERGAN; Ziyaeddin Fahri Fındıkoğlu Bibliyografyası Hayat Hikayesi – Türk Düşünce Tarihindeki Yeri; Doğu Kitabevi, İstanbul, 2021, s. 232. Orhan TUNA; Aziz Dostum ve Meslekdaşım Fındıkoğlu, İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi’nin Fındıkoğlu Armağan’ınından Ayrıbasım, İstanbul, 1977, s. 36. Orhan TÜRKDOĞAN; “Prof. Dr. Ziyaeddin Fahri Fındıkoğlu Bir Sosyoloğun Profili”; Türk Dünyası Araştırmaları, Sayı:35; Nisan 1985, İstanbul, 1985, s.39.