Bosna-Hersek’te Osmanlı Türkçesinde yayımlanan beş gazete vardı. “Bosna” (“Bosnia”), “Gülşen-i Saray-Sarajevski cvjetnik” (“Saraybosna’nın Gül Bahçeleri”) ve “Neretva” gazeteleri Osmanlı döneminde Bosna-Hersek’te yayımlandı. Bosna vilayeti’nin resmî gazetesi olan “Bosna” (1866- 1878) ve Mehmed Şakir Kurtchayich’in özel gazetesi olan “Gülşen-i Sarây Sarajevski cvjetnik” (1868-1872) vilayetin Saraybosna Matbaasında basılmıştır. Hersek vilayeti’nin resmî gazetesi olan “Neretva” 1876 yılında Mostar’da Hersek vilayeti matbaası’nda basılmıştır. Bu üç gazete dört sayfa hâlinde iki dilde basılmıştır: ön ve arka sayfaları Boşnakça, iç sayfaları ise Osmanlıcadır. Avusturya-Macaristan’ın Bosna-Hersek egemenliği sırasında “Vatan” (1884 -1897) ve “Rehber” (“Kılavuz”) gazeteleri tamamen Osmanlı Türkçesiyle dört sayfa hâlinde neşredildi. Bu iki gazetenin yazı işleri müdürü Mehmed Hulûsi’dir. Bu gazetelerdeki yazılar hayatın birçok yönünü ele alır: Eğitim, okul, ekonomi, kültür, unvan tanıtımları, ordunun yapısı, yurt dışından haberler. Ayrıca Bosna şehirlerinden gelen okuyucuların mektupları da dikkate alınır. Bosna-Hersek gazetelerinde Osmanlı Türkçesi söz varlığı, sözdizimi, üslup vb. açılardan çok üst düzeydedir. Bu gazeteler, İstanbul’da yayımlanan gazetelerin yüksek dil ve üslup niteliklerine ayak uydurmuştur. Bu beş gazetenin yazı işleri müdürlerinin çoğunun Boşnak kökenli olması nedeniyle eğitimli ve Osmanlı Türkçesi bilen insanlar olduğu sonucuna varabiliriz. Dolayısıyla bu yayınlar 19. Yüzyılın ikinci yarısında Bosna-Hersek’teki kültürel düzeyi ortaya koymaktadır.
Bosna-Hersek’te Osmanlı Türkçesinde çıkan beş gazeteden “Bosna” gazetesi, “Gülşen-i Sarây-Sarajevski cvjetnik” gazetesi ve “Neretva” gazetesi Osmanlı döneminde, “Vatan” ve “Rehber” gazeteleri ise Avusturya-Macaristan İmparatorluğu döneminde çıkmıştır. “Bosna” gazetesi 1865 yılında ilan edilmiş olan Bosna vilayetinin resmî gazetesiydi. Topal Osman Paşa olarak tanınan Şerif Osman Paşa Bosna vilayetinin ilk valisiydi. Onun gayretiyle 1866 yılında Saraybosna’da ilk matbaa açılmıştır. Kurucusu İgnyat Sopron’dur ve içinde Bosna-Hersek’te ilk gazete olan “Bosanski vjestnik” adlı gazete bir süre Boşnakça olarak çıkmıştır. Daha sonra bu matbaanın adı “Saraybosna Vilayet Matbaası” olmuştur. “Bosna” gazetesinin ilk sayısı 12 Muharrem 1293-26 Mayıs 1866 tarihinde çıkmıştır. “Bosna” gazetesinin yazarları Rifet İmamoviç, Salih Biogradliya ve Ebüzziya Tevfik’tir. 1866 yılında bu matbaada “Gülşen-i Sarây” gazetesi özel gazete olarak çıkmaya başlamıştır. Bu gazetenin sahibi ve yazarı Mehmet Şakir Kurtçehayiç’tir. Biyelo Polye (Ak Ova) doğumlu ve Saraybosna devlet görevinde bulunmuş olan Mehmed Şakir Bosna’da eğitim görmüş ve geniş bilgisini kadı olan babasından da kazanmıştır. “Gülşen-i Sarây” gazetesinin son makalesinin altında “Mehmed Şakir” adı yazılmıştır. Bu gazete 1868- 1872 yılları arasında çıkmıştır. 1876 yılında Hersek bölgesinde “Hersek İsyanı” olarak tanınan Hristiyan isyanı çıkmıştır. Babıali’nin kararına göre Hersek ayrı bir vilayet olarak ilan edilmiştir. Mostar şehri bu vilayetin merkeziydi. Mostar şehrinde Hersek vilayet Matbaası kurulmuş ve “Neretva” gazetesi Hersek vilayetinin resmî gazetesi olarak çıkmaya başlamıştır. Neretva, Hersek bölgesinden akan ve üzerinde güzel Mostar köprüsü bulunan nehrin adıdır. Hersek Vilayeti bir sene varlığını sürdürmüş, ardından kaldırılmıştır. Bundan dolayı “Neretva” gazetesi bir sene boyunca (1876) çıkmıştır. “Bosna” gazetesi 1878 yılına kadar çıkmıştır. “Bosna”, “Gülşen-i Sarây- Sarajevski cvjetnik” ve “Neretva” gazeteleri büyük boyuttaki dört sayfada iki dilde basılmıştır: Dış sayfaları Boşnakça olarak Kiril harfleriyle, iç sayfaları ise Osmanlı Türkçesinde basılmıştır. Gazetelerin başlığında hicri tarih, Batı takvimindeki tarih ve Rum takvimindeki tarih olmak üzere üç tarih yazılmıştır. Gazetelerde sürekli köşeler vardır: “Mevâdd-ı Husûsiyye” (Bosna vilayetine ait haberler), “Mevâdd-ı Umûmiyye” (Osmanlı Devleti’ne ait haberler), “Havâdis-i Hâriciyye” (yurt dışına ait haberler), “İ’lânât” (İlanlar). 1878 yılı, Bosna-Hersek tarihinde bir dönüm noktası olmuştur. Ayastefanos Antlaşması ve Berlin Kongresi’nin kararlarına göre Avusturya-Macaristan İmparatorluğu Bosna-Hersek’i işgal etmiştir.
Ancak Avusturya-Macaristan İmparatorluğu hükûmeti BosnaHersek’te Osmanlı Türkçesiyle yazılan gazetelerin yayımlanmasına izin vermiştir. 1884 yılında Saraybosna’da “Vatan” gazetesi Osmanlı Türkçesinde çıkmaya başlamıştır. Bu gazetenin dört sayfasının tümü Osmanlı Türkçesinde çıkmıştır. Gazetenin yazarı Mehmed Hulûsi’dir. Gazetenin son makalesinin altında “Mehmed Hulûsi” adı yazılmıştır. gazetenin başlığında üç tarih yazılmıştır: Hicri tarih, Batı takvimindeki tarih ve Rum takvimindeki tarih. “Vatan” gazetesi 1897 yılına kadar çıkmıştır. Bunun ardından “Rehber” gazetesi çıkmaya başlamıştır. “Vatan” gazetesi gibi o da dört sayfa Osmanlı Türkçesinde çıkmıştır. Bu gazetenin yazarı da Mehmed Hulûsi’dir ve gazetenin son makalesinin altında “Sâhib-i imtiyâz: Mehmed Hulûsi” yazılmıştır. Gazetede hicri tarih ve Batı takvimindeki tarih yazılmıştır. “Rehber” gazetesi 1902 yılına kadar çıkmıştır. Bundan sonra BosnaHersek’te Osmanlı Türkçesindeki gazeteler kesilmiştir.
“Vatan” ve “Rehber” gazetelerinde “Havâdis-i Dâhiliyye”, “Havâdis-i Hâriciyye”, “İ’lânât”, “Şettâ”, “Muharrerât” isimli devamlı köşeler vardır. Saraybosna doğumlu olan Mehmed Hulûsi, gazete makalelerinde görüldüğü gibi Vilayet Vakıflar Komisyonunda müfettiş görevinde bulunuyordu. Bunun yanı sıra Avusturya-Macaristan İmparatorluğu yönetimi sırasında Bosna-Hersek’te Osmanlı Türkçesinde gazeteleri yayımlamasıyla İslam kültürü için hizmetlerinden dolayı İran şahından İran’ın en büyük unvanı olan “şîr ü hurşîd” unvanını kazanmıştır. Bu gazetelerdeki makaleler çeşitli konularla ilgilenmektedir. Gazetelerde siyasi, askerî, hukuki, iktisadi konular, yerel olaylar, çeşitli atamalar, kültür olayları, yurt dışına ait haberler ve eğitimle ilgili haberler özellikle yer almıştır. Makaleler arasında okuyucu mektupları da bulunmaktadır. Bu mektuplar da Bosna-Hersek’in çeşitli şehirlerinden gelmiştir. Osmanlı döneminde Bosna Vilayeti yedi sancaktan oluşmaktaydı. Bunlar Saray Sancağı (Saraybosna Sancağı), Bana Luka Sancağı, Travnik Sancağı, Izvornik Sancağı (merkezi Tuzla şehridir), Bihke Sancağı, Hersek Sancağı (merkezi Mostar’dır) ve Yeni Pazar Sancağı’dır. Bütün sancaklar ve kazaları gazete makalelerinde geçiyor. Gazetelerin çıkması nedeniyle “Bosna” gazetesinin ilk sayısında ve “Rehber” gazetesinin ilk sayılarında düşürülmüş tarih şiirleri de yayımlanmıştır. Gazete makalelerinde özel adlar geçmektedir. Yer adları, kişi adları, kurum ve kuruluş adları, eser ve yayın adları pek çok yerde bulunmaktadır. Bunlar göz önüne alındığında gazetelerin Bosna-Hersek tarihi ve kültür tarihinin araştırılması için çok önemli kaynaklar oluşturduğu anlaşılmaktadır. Bu gazetelerin dilini çeşitli yönlerden inceleyebiliriz: Dili ses ve yazı açısından, yapı bilgisi, cümle bilgisi, söz varlığı ve üslup açısından incelenebilir. Osmanlı Türkçesinin sınıflandırılmasına göre bu gazetelerdeki dil XIX. yüzyılın ikinci yarısına ait olan Yeni Osmanlı Türkçesidir. Bundan dolayı makalelerin yeni harflere aktarılmasında günümüz Türkçesinin ses özelliklerini dikkate alıyoruz. Bu durum Arapça kelimeler, Türkçe kelimeler ve Türkçe eklerde açık görülmektedir. Kelimelerin yapısında Arapça ve Farsça ön ekler ve son ekler, Arapça izafetler kullanılmış ve bunun yanı sıra Farsça tamlamalar ve zincirleme tamlamaları sıkça geçmektedir. Gazetelerdeki söz varlığına gelince Arapça ve Farsça kelimeler büyük oranda kullanılmıştır. Batı kökenli kelimeler de bulunmaktadır (unvanlar, nişanlar, araçlar, para birimleri vb.). Hatta bazı yerlerde Boşnakça kelimeler kullanılmıştır: işlive- erik, kukuruz- mısır, osmak- bir ölçü birimi, ustruka- silahların takıldığı kuşak. Bazı kelimeler sözlüklere bile girmemiştir: “lâzımü’şşükrâniyye”, “kâriîn”, “müzehâne” vb. Bu gazete makalelerinde uzun cümleler kullanılmıştır. Bir cümle bir paragraftan oluşuyor. Bir makale bir paragraftan oluşuyorsa bir cümleden oluştuğu anlamına geliyor. Bu uzun cümlenin yüklemi kalıplaşmış ve sık sık “istimâ’ kılınmıştır”, “mesmû’dur”, “işitilmiştir” şeklinde ve ilanlarda “i’lân olunur” şeklinde geçmektedir. “Dık” sıfatfiili özne ya da zarf görevinde kullanılmış ve bu şekilde bir makalenin içindeki haberler birbirine bağlanmıştır. Bu gazetelerdeki makalelerin üslubu da ilginçtir. Birtakım yerde seci örnekleri kullanılmıştır. Pek çok seci örneğinde izafet-i maklûbe örnekleri bulunmaktadır: “Sarây mekteb-i feyz-mekteb-i Rüdsiyyesi” gibi. Birçok makalede gazetenin satırlarının güzel ve onur verici bir haberle süslenmiş olduğu ifade edilmiştir. Gazetelerde çeşitli unvanlar kullanılmıştır: Allah için, Hz. Peygamber için, padişah, vali, sadrazam ve şeyhülislam için “Cenâb-ı”, “Hazret-i” unvanları Farsça tamlama şeklinde, öteki yüksek makamlardaki kişiler için bu unvanlar isimden sonra “cenâbları”, “hazretleri” şeklinde kullanılmıştır. Pek çok unvanda bazı sıfatlar: “sâadetlü”, “mekremetlü”, “izzetlü” vb. isimden önce bulunmaktadır. Görüldüğü gibi bu gazetelerdeki makaleler çok zengin bir dille yazılmıştır. Gazetelerdeki orijinal makaleler Osmanlı Türkçesindedir. Bu gazete makalelerinin yazarlarının çoğu Boşnak’tır. Bu durum bunların eğitim görmüş kişiler olduğunu ve Osmanlı Türkçesini ne kadar iyi öğrenmiş olduklarını göstermektedir. Bunun yanı sıra okuyucu mektupları da çok zengin bir dille yazılmıştır. Bu mektuplar Boşnak okuyucular tarafından yazılmış olduğuna göre Bosna vilayetinde Osmanlı Türkçesinin bulunduğunu çıkarabiliriz. Bu gazetelerdeki dil İstanbul’daki gazetelerden geri kalmamıştır (Takvim-i Vakâyi’”, “Tasvîr-i Efkâr”, “Tercümân-ı Ahvâl”, “Basîret”, “Sabah”). Böylelikle bu gazeteler o dönemdeki Bosna’nın kültür seviyesini ortaya koymaktadır.