Giri?
Mondros Mütarekesi, 30 Ekim 1918’de imzaland???nda Osmanl? Devleti için Birinci Dünya Harbi sona ermesine ra?men yürürlü?e giren ve i?gali ve ilhak? kolayla?t?ran a??r ?artlar?, toprak kayb? ile birlikte Türk Milletini varl?k sorunu ile kar?? kar??ya b?rakm??t?r. Bu durumu anlamakta zorlanan ?stanbul’daki hükûmetin, mütareke öncesi ta??d??? iyimser tutumunu hâlâ sürdürmesi ve devletin içerisinde bulundu?u durumun ciddiyetini kavrayamamas? üzerine milli bir mücadele ba?lam??t?r.
Mustafa Kemal Pa?a’n?n daha Birinci Dünya Harbi devam etti?i dönemde ilk kez 3 Temmuz 1917’de ve ikinci kez de 1 Eylül 1918’deki 7.Ordu Komutanl??? görevi s?ras?nda Osmanl? Harbiye Nezareti’ne göndermi? oldu?u iki ayr? rapordaki görü?leri, yap?lacak mücadelenin yap?s? hakk?nda fikir verir: 20 Eylül 1919 tarihli ilk raporda; art?k savunmaya geçilmesini ve bir tek erin son ana kadar muhafaza edilmesi gerekti?ini belirterek Alman ç?karlar?n? dü?ünen General Falkenhayn’?n bunu yapmayaca??ndan emir-komutan?n tek elden olmak üzere kendisine verilmesini teklif etmi?tir. 24 Eylül 1918 tarihli ikinci raporda ise Falkenhayn’?n cephe durumunu anlayamad??? ve Filistin’e taarruz etmekten daha önemli olan?n savunma oldu?unu belirterek komutan?n yine tek elden yap?lmas?n? ve kendisine verilmesini istemi?tir. Bu iki rapor, yak?n bir zamanda ba?layacak Milli Mücadele’nin, Harekât-? Milliye’sinde izlenecek yolun ba?lang?c?n? ifade etmesi bak?m?ndan önemlidir. Nitekim komutan?n tek elden ve bir Türk generali taraf?ndan yap?lmas?nda, ordunun taarruz gücünün olmad??? ancak savunma gücünün bulundu?u ve savunman?n da uzaktan yap?lmas? gerekti?i belirtilmi?tir. Mütareke imzaland???nda da ayn? görü?lerini muhafaza eden Mustafa Kemal Pa?a, Y?ld?r?m Ordular? Grup Komutan? olarak kendisine mütareke hükümleri tebli? edildi?inde, Harbiye Nezareti’ne, 3 ve 6 Kas?m 1918 tarihlerinde gönderdi?i telgraflarla, mütarekenin sorumluluk sahas? itibariyle nas?l uygulanaca??n? sormu? ve yeterli bir cevap alamamas? üzerine nas?l uygulanmas? gerekti?ine dair görü?lerini de ekleyerek yapt??? bir teklifle aç?klam??t?r. Özellikle Kilikya, Irak ve Suriye gibi s?n?rlar? belli olmayan ve Osmanl? mülki te?kilatlanmas?nda kar??l??? bulunmayan co?rafi yerlerin belirsizlik yaratt??? ve yeni i?gallere sebebiyet verece?ini belirtmi? ve oldubittilere f?rsat verilmemesi ile asker, silah ve teçhizat?n da teslim edilmemesi gerekti?ini ifade etmi?tir.
Mustafa Kemal Pa?a’n?n dü?üncesinde, iki temel husus bulunmaktad?r. Birincisi “millete dayal? bir mücadele ba?lat?lmas?” ikincisi ise bu mücadelenin silahl? gücü olarak “ordunun yeniden te?kili ve muhafazas?d?r.” Ancak “Ordunun muhafazas? ve ço?unlu?u Türk olan bölgelerin elde bulundurulmas?” d?r. Temel gaye olmak üzere Milli Mücadele boyunca askeri bir strateji olarak da uygulanacak olan bu ana dü?ünce tarz?n? kabul ettirememi?tir. Hâlbuki birinci dü?üncede Hâkimiyet-i Milliye, ikinci dü?üncede Harekât-? Milliye’nin anafikri vard?r. Bunun üzerine bir ordu komutan? olarak görevini tamamlad???n? dü?ünerek, haks?z ve hukuksuz mütareke hükümlerinin uygulanmas?n? önlemek ve bu maksatla Hükûmette bir görev almak niyeti ile ?stanbul’a gitmi?tir.
Bu iki dü?üncenin, 13 Kas?m 1918’de ?stanbul’a ula?t???nda da devam etti?i görülmektedir. Hükûmet çevresi ve hatta Padi?ah ile yapt??? görü?meler sonucunda Harbiye Nezareti’nde veya Hükûmet’te dü?ündü?ü gibi bir görev alamam??t?r. Mütareke hükümlerinin tatbikinde yap?lan haks?zl?klar? önlemenin tek yolu olarak art?k, güvendi?i silah arkada?lar? ile birlikte, milletin iradesine ve ordunun gücüne dayal? bir kurtulu? çaresi bulmakt?r. Bu çarenin ilk f?rsat?, ?ngiliz politikalar?na uygun olarak hareket eden Hükûmetin, Anadolu’da asayi?in temini için tedbirler almak ve ayn? zamanda mevcut kolordular? bu yönde kullanmak maksad?yla kurulan üç ordu müfetti?li?inden Meclis-i Vükela taraf?ndan yetki ve sorumluluklar? onaylanarak kendisine verilen 9.Ordu Müfetti?li?i görevine atamas?n?n yap?lmas? ile ortaya ç?km??t?r. Nitekim yap?lacak mücadelenin amac? ve yöntemi hakk?nda karar?n? içeren ifadesinde Milli Mücadele’nin amac?n?; “Millet egemenli?ine dayanan, tam ba??ms?z yeni bir Türk Devleti kurmak.” yöntemini ise; “Osmanl? Hükümetine, Osmanl? Padi?ah?na ve Müslümanlar?n Halifesine ba?kald?rmak ve bütün ulusu ve orduyu ayakland?rmak...” ?eklinde belirtmi?tir. Böylelikle millet ve ordu; Milli Mücadele’nin iki önemli gücü olarak ortaya ç?km??t?r. Milli Mücadelenin devam? süresince bu temel dü?üncenin iki önemli kavram alt?nda yürütülece?i görülecektir: Hâkimiyet-i Milliye ve Harekât-? Milliye
Erzurum Kongresi’nde Belirlenen Hâkimiyet-i Milliye ve Harekât-? Milliye
Mustafa Kemal Atatürk, Nutuk’ta Milli Mücadele’nin stratejisini “Türk ata yurduna ve Türkün istiklâline tecavüz edenler kimler olursa olsun bütün milletçe müsellehân mukabele ve onlarla mücadele eylemek icap ediyordu. Bu mühim karar?n bütün icabat ve zaruriyat?n? ilk gününde izhar ve ifade etmek elbette musip olamazd?. Tatbikat? bir tak?m safhalara ay?rmak ve vakay? ve hadisattan istifade ederek milletin hissiyat ve efkâr?n? izhar eylemek ve kademe kademe yürüyerek hedefe vas?l olma?a çal??mak laz?mgeliyordu. Nitekim öyle de olmu?tur.” ifadesi ile aç?klam??t?r. Bu stratejinin siyasi hedefi ba?lang?çta millette direni? bilinci olu?turmak, askeri hedefi ise ordunun deste?ini sa?lamak ve sonras?nda tüm faaliyetleri ordunun kontrolünde yürütmek olacakt?r. Bu maksad? ise “?lk i? olmak üzere bütün ordu ile temasa gelmek laz?md?.” sözü ile belirterek millette olu?turulacak bilincin harekete geçirilmesine gayret gösterilecektir. Samsun’a ç?kt?ktan bir gün sonra ?stanbul Hükûmeti’ne yapt??? bilgilendirmede ve ayn? zamanda Erzurum Valili?ine de gönderdi?i suretinde; millet ve ordunun bu i?galleri kabul edemeyece?ini, devlet, ordu ve milletin kurtulu?u için çal???lmas? gerekti?ini ve 15.Kolordu’ya ise i?gallerin k?nanmas? için protesto gösterileri yap?larak ?tilaf temsilcilerine muht?ralar halinde bu durumun iletilmesini bildirmi?tir.
?ki gün sonra heyetindeki kurmaylar?na ?ngiliz siyasi mümessilleri ile yapt?rd??? görü?meye ait dü?üncelerini aktard??? ?stanbul Hükûmeti’ne, “Türklü?ün yabanc? yönetimine tahammül edemeyece?i ve milletin, birlik içerisinde Hâkimiyet-i Milliye esas?n? Türklük duygusunu hedef alarak gerçekle?tirece?i” iletilmi?tir. Buradaki Türklük vurgusu ayn? zamanda millette olu?turulacak bilincin esas?n? te?kil etmektedir.
Bu aç?klamalarda Milli Mücadele’nin ba?lang?ç ilkeleri çok aç?k bir ?ekilde görülmektedir. Özellikle milletin iradesine ba?l? ve orduya dayal? bir yöntemin uygulanaca?? ve kendisinin de endi?eli olmakla birlikte bu duygular içerisinde millet ve memlekete olan borcunun bir gere?i olarak görevini bu ilkeler do?rultusunda TEMMUZ 2022 29 yerine getirece?ini bildirmesi, yürütece?i mücadelenin esaslar?n? ortaya koymaktad?r.
Samsun’dan Havza’ya geçtikten sonra 28 May?s 1919’da sorumluluk bölgesi itibariyle yapt??? de?erlendirmeleri 15.Kolordu Komutan? ile payla?m?? ve yapt??? bir görü?mede Trabzon’un önemli bir bölge oldu?unu belirterek bölgenin idaresi ile ilgili izlenecek yöntemin ba?ta Do?u bölgeleri olmak üzere yurdun genelinde nas?l olmas? gerekti?ini yaln?z 3., 15. ve 20.Kolordulara aç?klam?? ve bu konuda görü?lerini istemi?tir. Ayr?ca ikinci bir de?erlendirme ile güvenilir sivil ki?ilerle birlikte d??ar?dan anla??lamayacak ?ekilde örgütlenmelerin yap?lmas?n?, bunun sorumlulu?unun tamamen askerlerde olmas?n? ve yerli Rum halk?n isyan? ile birlikte Karadeniz’den muhtemel bir ?ngiliz ç?karmas?na kar?? halk?n “Harekât-? Sagire”1 olarak bilinen usuller gere?i; yabanc? denetiminden uzak kalm?? silah-teçhizat ve mühimmat?n içeriye ta??nmas?n?, her köyün kendini savunmas?n?, askeri birliklerin de buna destek olmas?n?, önemli yollardaki büyük yap?lar?n gerekirse tahrip edilmek üzere planlamas?n?n ?imdiden yap?lmas?n? ve tüm bu i?lerin gizlice yürütülerek kolordulardan bu konudaki görü?lerin gönderilmesini talep etmi?tir. 15.Kolordu Komutan? Kaz?m Karabekir Pa?a’n?n mücadelenin askeri birliklerin kontrolünde yap?lmas? yönündeki görü?ü ile birlikte uygun görülen bu de?erlendirme sonras?; 15., 20., 13.Kolordu ve Konya’daki 2.Ordu Müfetti?li?ine gönderilen ve 28-29 May?s 1919’da yay?mlanan Havza Genelgesi ile tüm yurtta gösteriler yap?larak hükûmete ve i?gal kuvvetleri temsilcilerine protesto telgraflar? çekilmesi istenmi?tir.
Bat? Anadolu’daki geli?meleri de yak?ndan takip eden Mustafa Kemal Pa?a, bölgedeki kuvvetlerin durumunu ve nas?l faydalan?laca??n? ö?renmek istemi? ald??? bilgileri 15., 3. ve 13.Kolordulara da göndererek hem do?udaki birliklerin bat? ile olan ba?lant?s?n? sa?lam?? hem de kolordular üzerindeki yetkisini kullanmaya devam etmi?tir. ??gallere kar?? millette olu?an bilinçlenme ile birlikte özellikle Bat? Anadolu’da silahl? bir direni?e dönü?erek Kuva-y? Milliye halinde mücadeleye ba?lan?lmas?, Anadolu’nun do?usunda ba?lat?lan Milli Mücadele’nin te?kilatlanmas?na önemli ölçüde katk? sa?lam??t?r. Hatta 9 Haziran 1919’da Kuva-y? Milliye’nin verdi?i mücadelenin desteklenmesi, d?? meseleler dâhil bütün milletin birlik halinde olmas? ve Kuva-y? Milliye’ye kar?? yap?lan faaliyetlerin önlenmesi için Hükûmetin de tedbir almas? gerekti?i yönünde bir beyanname yay?mlanmas? istenmi?tir.
Havza’dan ayr?ld??? 12 Haziran 1919’a kadar bir bak?ma müfetti?lik yetkileri d???na ç?karak ikinci bir Erkan-? Harbiye-yi Umumiye Reisi hatta Harbiye Naz?r? gibi faaliyet göstermi? ve Milli Mücadele’de bütünlü?ü sa?lamak için çaba sarfetmi?tir. Bu dönem içerisinde her nekadar müfetti?lik yetkisi ve bölgenin ?artlar? gere?i kolordu komutanl?klar? aras?nda 3., 15., 13. ve 20.Kolordular ve 2.Ordu Müfetti?li?i ile do?rudan irtibata geçse de vatan?n içerisinde bulundu?u durum izah edilerek al?nmas? gereken tedbirleri, ula?abildi?i bütün komutanl?klara göndermesi uygulanacak yöntemin olu?turulmaya çal???lmas? bak?m?ndan önemlidir. Kuvâ-y? Milliye’nin, Anadolu’da oldu?u gibi Trakya’da da te?kilatlanmas?n? isteyen Mustafa Kemal Pa?a, 1.Kolorduya 18 Haziran 1919 tarihli bir yönerge göndererek Trakya’n?n da direnme gücünü art?rmak üzere Anadolu’da bölünmez bir bütünlü?ün olu?turuldu?u ve kararlar?n bütün komutanlar ve yan?ndakiler ile birlikte bir bütün halinde al?nd???n? bildirmi?tir. Böylece Anadolu’da ba?layan mücadeleye, Trakya’y? da dâhil etmi? ve Milli Mücadele bütünlü?ü içerisine alm??t?r.
Bu dönem içerisinde yap?lan faaliyetlerde, kolordularla irtibata geçilerek deste?i sa?lanm?? ve millette te?kilatlanma ve kar?? koyma bilinci yarat?lm??t?r. Nitekim 8 Haziran 1919’da ?stanbul’a ça?r?lmas? üzerine; art?k milli bir mücadelede için çabalar?n ki?isel olmaktan ç?karak bütün ulusun birlik ve dayan??mas?n? sa?layacak tarzda bir kurul vas?tas?yla yap?lmas?n?n gerekli oldu?u dü?üncesindedir. Mustafa Kemal Pa?a, bu konudaki dü?üncesini ?öyle ifade eder: “Anadolu’ya geleli bir ay olmu?tu. Bu süre içerisinde bütün ordular?n birlikleri ile ili?ki ve ba?lant? sa?lanm?? ve ulus elden geldi?ince ayd?nlat?larak uyar?lm??, ulusal örgütle?me dü?üncesi yay?lmaya ba?lam??t?. Durumu art?k bir
kumandan kimli?i ile yürütüp yönetmeye olanak kalmam??t?. Yap?lan ça?r?ya uymamak ve gitmemekle birlikte, milli örgütleri ve eylemi yönetmeyi sürdürdü?üme göre, ba?kald?r?r duruma girdi?im ku?ku götürmezdi. Bundan ba?ka ve özellikle uygulamaya karar verdi?im giri?im ve te?ebbüslerimin bir an önce ki?isel olmak niteli?inden ç?kar?lmas? ve bütün milletin birlik ve dayan??mas?n? sa?layacak ve temsil edecek bir kurul ad?na yap?lmas? çok gerekli idi. Bu nedenle 18 Haziran 1919 günü Trakya’ya verdi?im talimatta i?aret etti?im bir noktan?n uygulanmas? zaman? gelmi? bulunuyordu. Hat?r?n?zdad?r ki o nokta, Anadolu ve Rumeli Milli örgütlerini birle?tirecek, bunlar? bir merkezden yönetmek ve adlar?na i? görmek üzere, Sivas’ta genel bir milli kongre toplamakt?. Bu amaçla emir subay?m Cevat Abbas Bey’e 21-22 Haziran 1919 gecesi Amasya’da söyleyip yazd?rd???m genelgenin ba?l?ca noktalar? ?unlard?. ...”
Amasya’da 22 Haziran 1919’da yay?mlanan bir genelge ile vatan?n bütünlü?ü ve milletin istiklâlinin tehlikede oldu?u belirtilerek milletin azim ve karar?n?n kurtulu?u sa?layaca?? ve bu maksatla Sivas’ta milli bir kongrenin toplanmas? gerekti?i belirtilmi?tir. Ancak Anadolu’daki Milli Mücadele’den ve Mustafa Kemal Pa?a’n?n yürüttü?ü faaliyetlerden ?ngiliz bask?s? ile rahats?z olan ?stanbul Hükûmeti, Harbiye Nezareti vas?tas?yla gönderdi?i yaz?s?nda; Padi?ah’?n da ?stanbul’a gelmesini istedi?ini ve isterse iki ay istirahat alabilece?ini belirtmesi üzerine talebi reddederek gerekirse milletin bir ferdi olarak çal??maya devam edece?ini bildirmi?tir.
Erzurum’da kongre için yürütülen faaliyetler ile birlikte Harekât-? Milliye’nin yürütülmesi bak?m?ndan 7 Temmuz 1919’da Erzurum’dan tüm kolordulara gönderilen talimat önemlidir: Talimatta, “milli kuvvetlere müdahale ve sald?r?da bulunulamayaca??, görevinden al?nan komutanlar?n yerine gelecek olanlar?n milli mücadeleye destek olacaksa komutan?n devredilebilece?i aksi takdirde komutan?n b?rak?lamayaca??, askeri birliklerin TEMMUZ 2022 31 da??t?lmas? veya yer de?i?tirilmesi emri verilirse uygulanmayaca??, vatan?n herhangi bir yerine sald?r?ld???nda kar??l?kl? i?birli?i halinde savunma yap?laca??” belirtilmi?tir.
Kongre ald??? kararlar ile Milli Mücadele’nin Hâkimiyet-i Milliye’sine ait esaslar? da belirlemi?tir. Özellikle te?kil edilen Heyet-i Temsiliye’nin bu esaslar?n yerine getirilmesinde bir yürütme organ? olarak görev yapaca?? görülmektedir. Ayn? zamanda Vilâyat-? ?arkiye Müdâfâa-i Hukuk-i Milliye Cemiyeti’nin maksat ve i?leyi?ine dair bir beyanname yay?mlanarak mücadelenin milletle beraber yap?laca?? ve milli müfrezelerin mücadele için as?l kuvvet oldu?u ifade edilmi?tir. Mustafa Kemal Pa?a’n?n ?ahs?nda ?ekillenen Milli Mücadele art?k Heyet-i Temsiliye’nin te?kil edilmesi ile fikir bütünlü?üne ula?m?? ve al?nacak kararlar ve uygulamalar?n tüm yurtta yayg?nla?mas? daha etkin olmu?tur. Sivas Kongresi ile Kuva-y? Milliye’nin Milli Mücadele’de önemli bir güç oldu?u kabul edilmi? ve ayr?ca düzenli birlik harekât? ile de i?gallere kar?? konulmas? karar? al?nm??t?r. 20.Kolordu’nun bünyesinde Bat? Anadolu Umum Kuva-y? Milliye Komutanl???n?n kurulmas?, ayn? zamanda Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti’nin nizamnamesi ile birlikte Kuva-y? Milliye ve düzenli birliklerin harekât esaslar?n? aç?klayan Kuva-y? Milliye’ye yönelik bir talimatname haz?rlanmas?, Harekât-? Milliye’nin daha merkezi ve planl? yap?lmaya ba?land???n? göstermektedir. Özellikle Kuva-y? Milliye’nin çete olmad???, çete faaliyetlerine izin verilmeyece?i, ancak milletin kendisini korumak için Kuva-y? Milliye’yi olu?turulabilece?i belirtilmi?tir. Heyet-i Temsiliye bütün sorumlulu?u üzerine alarak Kuvâ-y? Milliye ve ona destek olan orduya, hareket tarzlar? ve genel hatlar? ile Milli Mücadele’nin askeri yönüne ait ilk plânlama bilgilerini içeren bu yönergeyi, Anadolu ve Rumeli Müdâfâa-? Hukuk Cemiyeti’nin Nizâmnâmesine ek olarak kabul etmi?, “özel ve gizlidir” i?aretli yaln?z ilgililere olmak üzere 28 Ekim 1919’da gönderilen bu talimatname ile özellikle dü?manla temasta bulunulan mahallerde sabit ve seyyar silahl? kuvvetlerin nas?l te?kil edilece?i ve nas?l idare edilece?i, nas?l ia?e edilece?i ve nas?l silahland?r?laca?? belirtilmi?tir.
Bu kararlar ile Heyet-i Temsiliye, Milli Mücadele’de yeni bir dönemi ba?latm??t?r. Art?k mücadelede Heyet-i Temsiliye her yönü ile milletin kaderine hâkim ve kolordular?n tek yönetim yeridir ve ?stanbul’daki Hükûmetlerin de bir etkinli?i kalmam??t?r. Nitekim mülki ve askeri te?kilatlara gönderilen bir talimatla herhangi bir faaliyette bulunurken veya bir karar al?n?rken valinin veya en yüksek askeri komutan?n birlikte hareket etmesi gerekti?i belirtilerek Heyet-i Temsiliye üyelerinden veya di?er ileri gelenlerden birinin tek ba??na hareket etmemesi istenmi?tir.
Vatan?n bütünlü?ü ve milletin ba??ms?zl??? için gerekli kararlar?n al?nmas?n?n zorunlu oldu?u belirtilerek Meclis-i Mebusan’?n toplanmas? sa?lanm?? ve bu yönde Misak-? Milli kararlar? ald?r?lm??t?r. Ancak ?stanbul’un i?gal edilmesi ile sonuçlanan bu durum, kararlar?n uygulanmas? için zaten bir meclis gibi çal??an Heyet-i Temsiliye’nin toplanma yeri ve milli te?kilat?n nas?l olmas? gerekti?i yönünde kolordu komutanlar?nda istenen görü? sonras? Ankara’da, Büyük Millet Meclisi’ni açarak mücadelenin yeni bir safhaya geçmesini h?zland?rm??t?r. Harekât-? Milliye’nin inisiyatifi art?k Heyet-i Temsiliye’de oldu?undan merkezi bir konumdan sevk ve idare önem ta??maktad?r. Heyet-i Temsiliye vatan?n kurtar?lmas? gayesinde tüm i?leri üzerine alm??t?r. Bu maksatla 24 Kas?m 1919’da yay?mlad??? emir ile meydana getirilecek olan te?kilatlar?n bütün mahalle ve köylere yay?lmas? için çal??malar yap?lmas? gerekti?i ve bu nedenle bütün kolordular ve ba?l? birlikleri ile ahz-? asker ?ubelerinin bu yönde çal??malar?n? art?rmas? ve Milli Mücadeleye verdi?i destekten dolay? da Fevzi Pa?a’n?n da Anadolu’ya gelmesi istenmi?tir. Heyet-i Temsiliye ile birlikte millet bilinçlendirilerek i?gallere kar?? Kuva-y? Milliye ile ba?layan silahl? mücadelenin, düzenli birliklerle mü?terek çal??mas? sa?lanm?? ve kolordulardaki komuta yap?s?n?n mücadeleden yana tutumu için çaba sarfedilerek merkezi hükûmetin kontrolüne f?rsat verilmemi?tir.
Yap?lan tüm bu çal??malarda Erzurum Kongresi bir ba?lang?ç te?kil etmesi bak?m?ndan Milli Mücadele içerisinde önemi çok büyüktür. Nitekim Milli Mücadele’nin iki önemli esas üzerinden yürütülmesinin temelinin at?ld??? yer olmu?tur Erzurum. Hâkimiyet-i Milliye ve Harekât-? Milliye.
Erzurum Kongre kararlar? özet olarak incelendi?inde bu iki esas? çok aç?k bir ?ekilde ortaya koydu?u görülmektedir.
Milli s?n?rlar içinde vatan bölünmez bir bütündür, parçalanamaz.
Her türlü yabanc? i?gal ve müdahalesine kar?? millet topyekûn kendisini savunacak ve direnecektir.
Vatan? korumay? ve istiklali elde etmeyi ?stanbul Hükümeti sa?layamad??? takdirde, bu gayeyi gerçekle?tirmek için geçici bir hükümet kurulacakt?r. Bu hükümet üyeleri milli kongrece seçilecektir.
Kongre toplanmam??sa bu seçimi Heyet-i Temsiliye yapacakt?r.
Kuva-y? Milliye’yi amil ve irade-yi milliyeyi hâkim k?lmak esast?r.
Hristiyan az?nl?klara siyasi hâkimiyet ve sosyal ahengi bozacak ayr?cal?klar verilemez.
Manda ve himaye kabul edilemez.
Milli Meclisin derhal toplanmas?n? ve hükümet i?lerinin Meclis taraf?ndan kontrol edilmesini sa?lamak için gerekli çal??malar ba?lat?lmal?d?r.
Sonuç
Hâkimiyet-i Milliye bak?m?ndan; ?lk önce vatan?n bütünlü?ü ve parçalanamayaca?? ifade edilerek Milli ?rade’nin güçlü yap?s? ortaya konulmu?tur. Heyet-i Temsiliye ad?nda 9 ki?ilik bir te?kilatlanma yap?larak Milli Mücadele’nin öncelikle me?ruiyeti sa?lanm?? ve bir nevi icra vekilleri tarz?nda yürütme yap?s? olu?turulmu?tur. Bu ayn? zamanda milli bir meclise do?ru gidi?in ilk basama??d?r. Sonra az?nl?klar konusu ele al?narak hiçbir ayr?mc? niteli?i olamayaca?? belirtilmi? ve Türk milli bütünlü?ü içerisinde yer alacaklar? ifade edilmi?tir. Bu hususlar?n tamam? Türk Milletinin iradesine dayal? esaslar?n ba?lang?ç ilkeleri olup Hâkimiyet-i Milliyenin tarifidir. Harekât-? Milliye bak?m?ndan; Kongre kararlar?n?n milli bir harekât? ba?lataca??na dair en etkili maddesi, milli kuvvetlere dayanan bir mücadeleyi ba?latan ve Kuva-y? Milliye’nin milletin iradesinin bir tecellisi oldu?unu gösteren maddesidir. Ayn? zamanda manda ve himayenin reddedilmesi ile her türlü yabanc? i?gal ve müdahalesine kar?? topyekûn kar?? konulaca??n?n aç?klanmas? milli kuvvetlere dayanan bir ordunun gelecekte Milli Mücadele’nin ana gövdesini olu?turaca?? ifade edilmi?tir. Görülece?i üzere Erzurum Kongresi Mustafa Kemal Pa?a’n?n liderli?inde hem millet iradesinin ifade edildi?i hem de mücadelenin silahl? yönünün nas?l yap?laca??n?n ilk aç?kland??? yerdir. Erzurum Kongresi bir bak?ma yeni do?acak Türk Devleti’nin as?rlard?r vazgeçilmez iki de?erinin yeniden ortaya ç?kt??? yerdir. Türk Milleti ve onun ayr?lmaz parças? Türk Ordusu. Mustafa Kemal Pa?a, bu iki de?eri bir araya getirmi? ve yeni bir Türk Devleti ile taçland?rm??t?r. Bu kutsal sürecin temellerinin at?ld??? Erzurum, me?ruiyeti ve hakl?l???n?n ifade edildi?i Erzurum Kongresi ve ona ba?r?n? açan Dada?lara selam olsun, kutlu olsun…